öldürmeye ile cümle

öldürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, Central güçleri beni öldürmeye kalktı.Да, войска Централа пытались меня убить.
Haklısın. Sizi öldürmeyeceğiz.Έχεις δίκιο, δεν θα σας σκοτώσουμε.
İşin aslı, kodlanan ilk proteinler, DNA ve RNAyı öldürmeye başlıyor.간혹 처음 생산된 바이러스의 단백질은
İşin aslı, kodlanan ilk proteinler, DNA ve RNAyı öldürmeye başlıyor.من الواضح انه لن يقوم بترجمة نفس بروتينات الخلية
İşin aslı, kodlanan ilk proteinler, DNA ve RNAyı öldürmeye başlıyor.それ以外の場合があります RNA そして DNA の殺害を開始します。
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.내전에서 자주 쓰이는 비치명적인 무기가 있다면 고문, 강간, 그리고 인종 청소가 매우 효과적이 될 것입니다.
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.העינויים, האונס והטיהור האתני נעשו יעילים ביותר - אף שלרוב אינם קטלניים - ככלי-נשק במלחמות אזרחים.
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.التعذيب .. الاغتصاب .. و التطهير العرقي أصبحت أكثر فعالية وهي اسلحة غير مميتة... تستخدم في الحروب الأهلية
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.死に至らしめないにせよ 内戦下で大きな打撃を与える武器です 言ってみれば
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-min a essayé de se suicider.
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-min đã định tự sát
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-Min mencoba membunuh dirinya sendiri
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-min öngyilkos akart lenni.
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-min trató de suicidarse.
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Jung-min trató de suicidarse.
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.جونغ مين حاولت قتل نفسها
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?Ai vrut să mă omori că m-am uitat?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?A pillantásomért akartál megölni? <i>Nem akarok erről többet beszélni, rendben?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?¿Querías matarme por mirar?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?Quiseste matar-me só por olhar?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?- Tu m'aurais tué pour ça?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?Wilde je me vermoorden, omdat ik keek?
Kadına baktım diye mi beni öldürmeye kalkıştın?تريدين أن تقتليني للنظر؟
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Eksplozje w głowie i ludzie próbujący zabijać.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'Esplosioni di testa e persone che cercano di uccidere.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Explosiones de cabezas y personas intentando matar.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'Explosões de cabeça e pessoas a tentar matar.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Explozii în cap și oameni care ucid.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'Fejrobbanások és emberek, akik próbálnak megölni.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Hoofdexplosies en mensen die proberen te doden.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'Huvudexplosioner och människor försöker döda.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'머리가 폭발하고 사람들은 죽이려고해요'
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'Những vụ nổ trong đầu và người ta đang cố gắng giết chúng.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Výbuchy v hlavě a lidé, kteří chtějí zabíjet.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Εκρήξεις στο κεφάλι και άνθρωποι που προσπαθούν να σκοτώσουν.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Взрывы в голове, и люди пытаются убить.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar."Експлозии в главата и хора, които се опитват да убият.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'פיצוצים בראש ואנשים מנסים להרוג.
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.'انفجارات في رأسي و بعض الناس يحاول القتل
"Kafa patlamaları ve öldürmeye çalışan insanlar.オフィスをめちゃくちゃに壊しても大丈夫ですか?』
Kayıtlarını okudum. Seni öldürmeye çalıştığını biliyorum."Я читав протоколи, я знаю, що вона намагалась тебе вбити.
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor. Bu sadece bir avuç çocuk değil.Ale to není jen pár dětí.
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor. Bu sadece bir avuç çocuk değil.E li costringe ad uccidere i loro stessi genitori
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor. Bu sadece bir avuç çocuk değil.Nem csak néhány gyerekről van szó, hanem több mint 30000-ről.
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.E ele os obriga a matar os próprios pais
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.Puedo decirte el nombre del chico malo
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.И ги принуждава да обият и собствените си родители.
Kendi ailelerini öldürmeye zorluyor.これは、ほんの少しの子供たちに起きている事じゃない。
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Apa kau ingin bunuh diri?
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Megunta az életét?
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Muốn chết đến phát điên rồi à?
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Vous voulez mourir ?
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Vuoi morire, per caso?!
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.A dokonce i ti, kteří nespáchali doslovnou sebevraždu se zdají být skutečně zničení svým darem.
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.A zdá sa, že aj tí, ktorí nespáchali samovraždu, sa kvôli svojmu daru cítili akoby týraní.
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.Bahkan mereka yang tidak bunuh diri secara harfiah seakan tidak pernah puas dengan bakat mereka.
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.E anche quelli che non si sono suicidati sembrano essere realmente disfatti dai loro doni.
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.E até aqueles que não se suicidaram, parecem ter sido arruinados pelos seus dons.
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.E incluso los que no se suicidaron parecen destruidos por sus dones, ¿saben?
Kendini öldürmeyenler bile, aslında kendi yetenekleri yüzünden ecellerine ulaşmışlar.En zelfs degenen die geen zelfmoord pleegden, lijken onder hun gaven te zijn bezweken.

İlgili Sayfalar