öldürmeni ile cümle
öldürmeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Eigentlich ist es nur ein Euphemismus für erlegen, richtig?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Es justamente un eufemismo de matar ¿cierto?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?E' solo un eufemismo per dire uccidere, giusto?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Este un eufemism pentru a ucide, nu-i aşa?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Het is een eufemisme voor doodmaken, toch?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?죽인다는 말을 부드럽게 한것이죠.
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Memanen hanya eufimisme untuk kata membunuh, benar kan?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Просто ефемизъм за убийство, нали?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?Это всего лишь эвфемизм для убийства, не так ли?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?זו רק לשון נקייה להריגה, נכון?
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?انه عملية قتل .. اليس كذلك ؟
Öldürmenin edebikelâmıdır, değil mi?それが収穫です 私たちは豚を収穫する と言いますよね
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.å drepe har sin tid og å læge har sin tid; å rive ned har sin tid og å bygge op har sin tid;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Aika on surmata ja aika parantaa. Aika on purkaa ja aika rakentaa.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Čas mordování a čas hojení, čas boření a čas stavení;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.čas zabíjaniu a čas hojeniu, čas boreniu a čas staväniu,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Có kỳ giết , và có kỳ chữa lành ; có kỳ phá dỡ , và có kỳ xây_cất ;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Có kỳ giết, và có kỳ chữa lành; có kỳ phá dỡ, và có kỳ xây cất;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Czas zabijania, i czas leczenia; czas rozwalania, i czas budowania;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Dräpa har sin tid, och läka har sin tid. Bryta ned har sin tid, och bygga upp har sin tid.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.een tijd om te doden en een tijd om te genezen; een tijd om te verwoesten en een tijd om te herbouwen;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.eje [van] a megölésnek és ideje a meggyógyításnak; ideje a rontásnak és ideje az építésnek.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.je čas morjenja in čas ozdravljanja, čas podiranja in čas zidanja,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.죽일 때가 있고 치료시킬 때가 있으며 헐 때가 있고 세울 때가 있으며
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.tempo de matar, e tempo de curar; tempo de derribar, e tempo de edificar;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Tid til at dræbe og Tid til at læge, Tid til at nedrive og Tid til at opbygge,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.tiempo de matar y tiempo de sanar; tiempo de destruir y tiempo de construir
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Un tempo per uccidere e un tempo per guarire, un tempo per demolire e un tempo per costruire
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.un temps pour tuer, et un temps pour guérir; un temps pour abattre, et un temps pour bâtir;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.waktu untuk membunuh dan waktu untuk menyembuhkan, waktu untuk merombak dan waktu untuk membangun
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.würgen und heilen, brechen und bauen,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.καιρος του αποκτεινειν και καιρος του ιατρευειν καιρος του καταστρεφειν και καιρος του οικοδομειν
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Време за убиване, и време за изцеляване; Време за събаряне, и време за градене;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.время убивать, и время врачевать; время разрушать, и время строить;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.עת להרוג ועת לרפוא עת לפרוץ ועת לבנות׃
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.للقتل وقت وللشفاء وقت. للهدم وقت وللبناء وقت.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.殺 戮 有 時 、 醫 治 有 時 . 拆 毀 有 時 、 建 造 有 時
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.殺戮 有時 、 醫治 有 時 . 拆毀有時 、 建造 有 時
Onları öldürmeniz gerekmez!De må ikke dø!
Onları öldürmeniz gerekmez!De måste inte dö!
Onları öldürmeniz gerekmez!Não tens de os matar!
Onları öldürmeniz gerekmez!Nie musicie ich zabijać.
Onları öldürmeniz gerekmez!Non devi ucciderli!
Onları öldürmeniz gerekmez!¡No tienes que matarlos!
Onları öldürmeniz gerekmez!Είναι ανάγκη να τους σκοτώσετε;
Onları öldürmeniz gerekmez!Не надо их убивать!
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Chẳng là gì cả nếu chỉ giết vài con muỗi lẻ ở đây đó.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Der er ikke nogen ide i bare at dræbe den tilfældige myg her og der.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Es macht keinen Sinn, nur hier und da wahllos eine Mücke zu töten.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Het heeft geen zin hier en daar een paar muggen te doden.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.여기저기서 이상한 모기만 없애는 것은 아무 소용이 없습니다.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Na nic zda się zabicie kilku tu i ówdzie.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Não faz sentido matar um mosquito aqui e outro ali.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Nemá přece smysl zabíjet tu a tam jednotlivé komáry.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Nincs értelme néhány szúnyogot megölni itt-ott.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Non ha senso uccidere un po' di zanzare qua e là.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.No tiene caso solo matar al mosquito ocasional, aquí y allá.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Nu are rost să omorâm câte un ţânţar pe ici pe colo.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Se contenter de tuer un moustique ici et là ne sert à rien.
Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok.Безглуздо вбивати комарів то тут, то там.