öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Його довелося переховувати - натовп хотів його смерти, а згодом і матері, і дружини.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Трябвало е да го скрият, защото хората са искали да го убият, и след това майка му и жена му.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.היה צורך להסתירו, כי אנשים רצו להרגו, וגם את אימו ואת אשתו.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.لقد كان يتعين عليهم إخفاؤه، لأن الناس أرادوا قتله، ومن ثم قتل أمه وزوجته.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.彼の母親 妻に危害を加える恐れがありました 3年間 彼らは隠れていました
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Ho ucciso quei tipi perché volevo ucciderli, nulla più.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Jag dödade dem bara för att jag ville döda dem.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Jeg dræbte dem kun, fordi jeg havde lyst til det.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Maté a esos tipos porque quería, así de simple.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Matei aqueles tipos porque quis matá-los, nada mais.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Tapoin heidät, koska halusin. Siinä kaikki.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Zabiłem ich, bo chciałem - nic więcej.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Τους σκότωσα γιατί ήθελα να τους σκοτώσω, τίποτα παραπάνω.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Я убил этих людей лишь потому, что хотел их убить.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Ale powinienem zabić cię wiele pielęgnowania.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Cu toate acestea, eu ar trebui să te omor cu mult cultivarea.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Doch ich sollte dich mit viel Wertschätzung zu töten.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Eppure io ti ucciderò con molto coltivare.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.그러나 나는별로 cherishing로 그대를 죽이려한다. 안녕히 주무세요, 안녕히 주무세요! 이별은 달콤한 슬픔이다
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.עם זאת, אני צריך להרוג אותך עם הרבה ומפנקת. לילה טוב, לילה טוב! פרידה היא עצב מתוק כזה
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.بعد أن أقتل اليك مع الاعتزاز بكثير. جيدة الليلة ، ليلة جيدة! فراق وحزن مثل الحلو
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir. İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.それは明日になるまで私は良い夜を言ってはならないこと。 [終了。]
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Mégis azt kell megölni téged sokkal ápolása.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Men jag ska döda dig med mycket värna.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Men jeg vil dræbe dig med meget værdsatte.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Namun, saya harus membunuh engkau dengan banyak menghargai.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Napriek tomu som mal zabiť ťa moc ochraňovať.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.No entanto, eu deveria matar-te com muito apreço.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Pourtant, je devrais te tuer avec beaucoup préoccupation.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Přesto jsem měl zabít tě moc ochraňovat.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Silti minun pitäisi tappaa sinut paljon vaalimista.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Sin embargo, debo matarte con mucho aprecio.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Toch zou ik u doden met veel koesteren.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Tuy nhiên, tôi nên giết ngươi với nhiều thương yêu.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Vendar bi jaz tebe ubiti z veliko negovanjem.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.Ωστόσο, θα σου σκοτώσει με πολύ λατρεύοντας.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.И все же я должен убить тебя много лелеять.
Oysa ben seni çok neşelendirmeye öldürmek gerekir.И все пак аз трябва да те убие с много тачим.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Aconteció en el camino, en una posada, que Jehovah le salió al encuentro y procuró matarlo
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.A stalo sa na ceste, v nocľažišti, že sa s ním stretol Hospodin a hľadal ho zabiť.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Di suatu tempat berkemah dalam perjalanan itu, TUHAN datang kepada Musa dan mau membunuhnya
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.És lõn az úton, egy szálláson, eleibe álla az Úr és meg akarja vala õt ölni.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.In zgodi se na potu, v prenočišču, da mu pride GOSPOD naproti, in hotel ga je usmrtiti.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.I stalo se, když byl Mojžíš na cestě v hospodě, že se obořil na něj Hospodin, a hledal ho usmrtiti.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.I stało się w drodze, w gospodzie, że zabieżał Pan Mojżeszowi, i chciał go zabić.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Ja matkan varrella yöpaikassa tapahtui, että Herra kävi hänen kimppuunsa ja tahtoi surmata hänet.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.여호와께서 길의 숙소에서 모세를 만나사 그를 죽이려 하시는지라
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Mentre si trovava in viaggio, nel luogo dove pernottava, il Signore gli venne contro e cercò di farlo morire
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Men undervejs, i Natteherberget, kom HERREN imod ham og vilde dræbe ham.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Och under resan hände sig att HERREN på ett viloställe kom emot honom och ville döda honom.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Ora, sucedeu no caminho, numa estalagem, que o Senhor o encontrou, e quis matá-lo.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Pendant le voyage, en un lieu où Moïse passa la nuit, l`Éternel l`attaqua et voulut le faire mourir.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Und als er unterwegs in der Herberge war, kam ihm der HERR entgegen und wollte ihn töten.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Underveis, på et hvilested, hendte det at Herren kom imot ham og søkte å ta hans liv.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Vả , đang khi đi đường , Ðức_Giê - hô-va hiện ra trước mặt Môi-se nơi nhà quán , và kiếm thế giết người đi .
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Vả, đang khi đi đường, Ðức Giê-hô-va hiện ra trước mặt Môi-se nơi nhà quán, và kiếm thế giết người đi.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Ενω δε ο Μωυσης ητο εν τη οδω, εν τω καταλυματι, συνηντησεν αυτον ο Κυριος και εζητει να θανατωση αυτον.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.А по пътя, в гостилницата, Господ посрещна Моисея и искаше да го убие.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.Дорогою на ночлеге случилось, что встретил его Господь и хотел умертвить его.
RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.ויהי בדרך במלון ויפגשהו יהוה ויבקש המיתו׃