öldürmek ile cümle

öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Se on villi "idea kaikkialla. Se on luonnollinen vaisto.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?To je myšlienka divochov " všade. Je to prirodzený inštinkt.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?To pomysł dzikusów " wszędzie. Jest to naturalny instynkt.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Wat is de vrouw ... zelfs zo'n vrouw als deze ... totdat het bloed is levend door de doden?
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Αυτή είναι η ιδέα της άγριοι " παντού. Είναι το φυσικό ένστικτο.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Какво е жена ... дори такава жена, тъй като това ... , докато кръвта се съживи от разбийте го "?
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Це ідея дикунів " скрізь. Це природний інстинкт.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?Это идея дикарей " везде. Это естественный инстинкт.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?هذا هو فكرة المتوحشين " في كل مكان. هو غريزة طبيعية.
Kadın nedir ki... -böylesi bir kadın bile-... ...öldürmek insanın kanını kaynatmadıkça?それは自然な本能です。 女性とは何ですか... このようにもこのような女性...
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Dân chúng trả lời rằng: Ngươi bị quỉ ám, nào ai là người tìm thế giết ngươi?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Dân_chúng trả_lời rằng : Ngươi bị quỉ ám , nào ai là người tìm thế giết ngươi ?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Das Volk antwortete und sprach: Du hast den Teufel; wer versucht dich zu töten?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››"Doden?" riepen de mensen uit. "Wie probeert U te doden? U bent niet goed wijs!"
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Felele a sokaság és monda: Ördög van benned. Ki akar téged megölni?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Folket svarade: »Du är besatt av en ond ande. Vem står efter att döda dig?»
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Folket svarte: Du er besatt; hvem står dig efter livet?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Kansa vastasi: "Sinussa on riivaaja; kuka sinua tavoittelee tappaaksensa?"
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››무리가 대답하되 당신은 귀신이 들렸도다 누가 당신을 죽이려 하나이까
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››La foule répondit: Tu as un démon. Qui est-ce qui cherche à te faire mourir?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››La multitud respondió: --Demonio tienes. ¿Quién busca matarte
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Ljudstvo odgovori: Hudiča imaš! Kdo gleda, da bi te umoril?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Mængden svarede: "Du er besat; hvem søger at slå dig ihjel?"
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Norodul I -a răspuns: ,,Ai drac. Cine caută să Te omoare?``
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Odpověděl zástup a řekl: Ďábelství máš. Kdo tě hledá zamordovati?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Odpowiedział lud i rzekł: Dyjabelstwo masz; któż cię szuka zabić?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Orang banyak itu menjawab, "Engkau gila! Siapa mau membunuh Engkau?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Respondeu a multidão: Tens demônio; quem procura matar-te?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Rispose la folla: «Tu hai un demonio! Chi cerca di ucciderti?»
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Zástup odpovedal: Démona máš. Kto ťa hľadá zabiť?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Απεκριθη ο οχλος και ειπε Δαιμονιον εχεις τις ζητει να σε θανατωση;
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Народ сказал в ответ: не бес ли в Тебе? кто ищет убить Тебя?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Но понеже ви казах това, скръб изпълни сърцата ви.
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››Озвавсь народ і каже: Біса маєш; хто шукає вбити Тебе?
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››ויען העם ויאמר שד בקרבך מי מבקש להרגך׃
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››اجاب الجمع وقالوا بك شيطان. من يطلب ان يقتلك.
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››眾 人 回 答 說 你 是 被 鬼 附 著 了 . 誰 想 要 殺 你
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››眾人 回答 說 你 是 被 鬼 附著 了 . 誰 想要 殺你
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.A uvideli ho zďaleka, a prv ako sa k ním priblížil, úkladili proti nemu, aby ho zabili.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Các anh thấy chàng đi ở đàng xa, chưa đến gần, thì đã lập mưu để giết chàng.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Các anh thấy chàng đi_ở đàng xa , chưa đến gần , thì đã lập_mưu để giết chàng .
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Cuando ellos lo vieron desde lejos, antes de que se acercase, actuaron engañosamente contra él para matarle
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Dari jauh mereka telah melihat Yusuf, dan sebelum ia sampai kepada mereka, mereka sepakat untuk membunuh dia
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.De så ham langt borte, og før han kom nær til dem, la de op råd om å drepe ham.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Ei l-au zărit de departe, şi pînă să se apropie de ei, s'au sfătuit să -l omoare.``
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Eles o viram de longe e, antes que chegasse aonde estavam, conspiraram contra ele, para o matarem,
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Essi lo videro da lontano e, prima che giungesse vicino a loro, complottarono di farlo morire
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Ils le virent de loin; et, avant qu`il fût près d`eux, ils complotèrent de le faire mourir.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.I ujrzeli go z daleka, a pierwej niż do nich przyszedł, radzili o nim, aby go zabili.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.요셉이 그들에게 가까이 오기 전에 그들이 요셉을 멀리서 보고 죽이기를 꾀하여
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Kteřížto, jakž ho uzřeli zdaleka, prvé než k nim došel, ukládali o něm, aby jej zahubili.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Kun he kaukaa näkivät hänet ja ennenkuin hän saapui heidän luokseen, pitivät he neuvoa tappaaksensa hänet.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Maar toen zij hem zagen aankomen, besloten zij hem te doden!
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Men da de så ham langt borte, før han endnu var kommet hen til dem, lagde de Råd op om at dræbe ham
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Mikor távolról megláták, minekelõtte közel ért volna hozzájok, összebeszélének, hogy megölik.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.När de nu på avstånd fingo se honom, innan han ännu hade hunnit fram till dem, lade de råd om att döda honom.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Oni pa ga zagledajo oddaleč, in ko ni bil še prišel do njih, so skovali zvijačo zoper njega, da ga usmrte.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.Οι δε ιδοντες αυτον μακροθεν, πριν πλησιαση εις αυτους, συνεβουλευθησαν κατ' αυτου να φονευσωσιν αυτον.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.А те, като го видяха от далеч, доде още не беше се приближил при тях, сговориха се против него да го убият.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.И увидели они его издали, и прежде нежели он приблизился к ним, стали умышлять против него, чтобы убить его.
İlgili Sayfalar