öldürmek ile cümle

öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Porque no podría ser correcto matar a 5 personas cuando puedes matar sólo a una sola .
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Pretože zabiť päť ľudí, ak miesto nich môžete zabiť len jedného, predsa nemôže byť správne.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Protože nemůže být správné zabít pět lidí, když namísto toho můžete zabít pouze jednoho.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Weil es nicht richtig sein kann, fünf Menschen zu töten, wenn man stattdessen nur eine Person töten muss.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Защото не е редно да убиете пет души, когато можете да само убиете само един човек.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Я думаю, что неправильно убивать пять человек, когда есть возможность убить только одного.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.משום שלא יתכן שהדבר הנכון לעשות הוא להרוג חמישה, כשאתה יכול להרוג רק אחד במקום זאת.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.لانه ليس من الصواب قتل خمسة أشخاص مقابل قتل شخص واحد
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.Alhoewel je niet alle bacteriën wil doden, want... ..ze zijn ook wel handig.
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.Aunque no quieres matar todas las bacterias, porque algunos de los del bueno.
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.Nie chcemy jednak zabić wszystkich bakterii, bo niektóre z nich są dobre.
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.Obwohl Du natürlich nicht alle Bakterien zu töten willst, denn einige sind hilfreich
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.Звичайно, ви не хочете знищити всі бактерії, тому що деякі добрі.
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.למרות שאנחנו לא רוצים לחסל את כל החיידקים חלקם חיידקים טובים
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.ايضا لا تريد قتلها كلها لان بعضها لديها تاثيرات جيدة
Çünkü, tüm bakterileri öldürmek için rağmen bazı iyi.ㅇ ㅇ
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?A jak pan, odsiadujący wyrok za zabicie oficerów, znalazł się na wolności?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Como é que, preso pelo assassinato dos agentes pôde ser libertado?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?¿Cómo es posible que te dejen en libertad después de encerrarte por matar a esos oficiales?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Eri in prigione per avere ucciso dei tuoi superiori. Come hai fatto ad essere scarcerato?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Hur kunde du, som dödade befälen, ens slippa ut ur fängelset?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Hvordan kunne du, der dræbte officererne, slippe ud af fængslet?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Tapoitte upseereita. Miksi teidät vapautettiin vankilasta?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Σε φυλάκισαν επειδή σκότωσες τους αξιωματικούς. Γιατί σε έβγαλαν;
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Почему вас, осуждённого за убийство тех офицеров, вообще выпустили из тюрьмы?
Daha sonra da karar verirsiniz; Bu öldürmek istediğim bir böcek mi, yada öldürmeyeceğim bir böcek mi?En dan zou je kunnen besluiten: is dit een insect dat ik wil doden of een insect dat ik niet wil doden?
Daha sonra da karar verirsiniz; Bu öldürmek istediğim bir böcek mi, yada öldürmeyeceğim bir böcek mi?Na podstawie tego możesz zdecydować, czy jest to owad, którego chcesz ubić, czy owad, któremu darujesz?
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.A Dávid videl, že Saul vyšiel hľadať jeho dušu. A Dávid bol na púšti Zífe, v lese.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Daavid huomasi, että Saul oli lähtenyt väijymään hänen henkeänsä, ja Daavid oli Hooreksessa, Siifin erämaassa.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Davide sapeva che Saul era uscito a cercare la sua vita. Intanto Davide stava nel deserto di Zif, a Corsa
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.David, văzînd că Saul a pornit să -i ia viaţa, a stătut în pustia Zif, în pădure.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.David, voyant Saül en marche pour attenter à sa vie, se tint au désert de Ziph, dans la forêt.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Ða - vít thấy Sau-lơ đã kéo ra đặng hại mạng sống mình , thì ở lại trong rừng của đồng vắng Xíp .
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Ða-vít thấy Sau-lơ đã kéo ra đặng hại mạng sống mình, thì ở lại trong rừng của đồng vắng Xíp.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.다윗이 사울의 자기 생명을 찾으려고 나온 것을 보았으므로 그가 십 황무지 수풀에 있었더니
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Ko pa David zve, da je šel Savel streč mu po življenju, je bil David v Zifski puščavi v logu.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Men David skjønte at Saul hadde draget ut for å stå ham efter livet. Mens David var i skogen i Sifs ørken,
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Och medan David var i Hores i öknen Sif, förnam han att Saul hade dragit ut för att söka döda honom.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Og David så, at Saul var draget ud for at stå ham efter Livet. Medens David var i Horesj i Zifs Ørken,
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Und David sah, daß Saul ausgezogen war, sein Leben zu suchen. Aber David war in der Wüste Siph, in der Heide.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Vendo, pois, Davi que Saul saíra � busca da sua vida, esteve no deserto de Zife, em Hores.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Vida tedy David, že Saul vytáhl hledati bezživotí jeho, byl na poušti Zif v lese.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Y David, al ver que Saúl había salido en asecho de su vida, se quedó en Hores, en el desierto de Zif
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.Za kimże wżdy wyszedł król Izraelski? kogóż gonisz? psa zdechłego? pchłę jednę?
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.И видел Давид, что Саул вышел искать души его;Давид же был в пустыне Зиф в лесу.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.И тъй Давид, като видя, че Саул бе излязъл да иска живота му, остана в пустинята Зиф, вътре в дъбравата.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.וירא דוד כי יצא שאול לבקש את נפשו ודוד במדבר זיף בחרשה׃
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.فرأى داود ان شاول قد خرج يطلب نفسه. وكان داود في برية زيف في الغاب.
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.大 衛 知 道 掃 羅 出 來 尋 索 他 的 命 . 那 時 他 住 在 西 弗 曠 野 的 樹 林 裡
Davut Zif Çölünde, Horeşteyken, Saulun kendisini öldürmek için yola çıktığını öğrendi.大衛 知道 掃羅 出 來尋 索 他 的 命 . 那時 他 住在 西弗 曠野 的 樹林裡
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz. Biraz?Demitry, 조금 더 포커 당신을 죽일 수 없습니다. 조금?
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz. Biraz?Demitry, קצת יותר פוקר לא יהרוג אותך. קצת?
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz. Biraz?我々は、1つまたは2時間プレイしている! 我々は、他に何かつもりだ?
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitra, trochu poker nebude zabiť.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, een beetje meer poker zal je niet doden.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, egy kicsit több póker nem fog megölni téged.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, ein bisschen mehr Poker wird dich nicht töten.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, en lille smule mere poker vil ikke dræbe dig.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, hieman enemmän pokeria ei tappaa sinut.
Demitry, biraz daha fazla poker seni öldürmek olmaz.Demitry, malo več poker ne bo ubil.
İlgili Sayfalar