öldürmek ile cümle
öldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Am vrut să mor.”
Ben Harper iki adamı öldürmek suçundan idama mahkûm edilmiştir.Ben Harper este condamnat la spânzurătoare datorită comiterii unui jaf în care doi oameni au fost uciși.
İhanetten sonra hem Makarov'u öldürmek, hem de Task Force 141'i ortadan kaldırmayı amaçlar.Pentru a găsi ascunzătoarea lui Makarov, Task Force 141 decide să se despartă.
Armada atının üstünde gösterilen kişi Aziz George olup kılıcıyla bir ejderhayı öldürmektedir.Stema sa este încă Sfântul Gheorghe de pe un cal, omorând un dragon.
Catherine ZetaJones - Velma Kelly, kız kardeşi ve eşini öldürmekten hüküm yiyen ünlü bir show yıldızı.Catherine Zeta-Jones - Velma Kelly; cântăreață, arestată pentru uciderea soțului ei și a surorii sale.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Era faimoasă pentru faptul că vindea otravă pentru nevestele care voiau să-și omoare soții.
Armi, Ozan'ı babasını öldürmekle suçlar.Sark îi ordonă lui Lauren să-și ucidă tatăl.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Holodomor vine de la cuvântele ucrainene голод (golod = foamete) și мор (mor = pieire în masă; epidemie.).
Ayrıca CIA, Fidel Castro'yu öldürmek için çok sayıda girişimde bulunacaktır.Filmul prezintă povestea câtorva din numeroasele atentate ale CIA la viața liderului cubanez Fidel Castro.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.4 aprilie: Martin Luther King, Jr. este asasinat de James Earl Ray.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.1981 – Mark David Chapmant húsz év börtönbuntetésre ítélték John Lennon meggyilkolásáért.
Hıçkıdık babasına artık ejderha öldürmek istemediğini söyler.Megígéri apjának: többé nem fürdik!
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Egy terrorista támadást terveznek a férjével végrehajtani.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun mindenféle kertelés nélkül kimondja, hogy mindketten Benjamin Linus halálát kívánják.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.Hatalmas mérete, ereje és sebessége miatt a kék bálnának nincs, vagy alig van természetes ellensége.
Bir balta kaparak kız kardeşleri öldürmek için peşlerine düşer.Midőn egy magzat megfogan, életét a szüleitől kapja.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Származhat egyenesen a 'Морити голодом' szókapcsolatból is, ami azt jelenti: „éhség által meghal”.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Erre ő annyira megharagudott, hogy saját kezével ölte meg.
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.2009-ben korrupciós vádak eredményeként börtönbüntetést kapott.
Asıl amacım Jacob'u öldürmek.Igazából azért megy Jacobhoz, hogy megölje őt.
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.A felszarvazott férj persze dühbe gurul, és ordítani kezd: "Meg foglak ölni!"
CBI'daki asıl amacı, ailesini katleden seri katil Red John'u yakalamak ve adalete teslim etmeden öldürmektir.Legfőbb célja a családját kivégző Red John elfogása.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Tarkoitan, että he halusivat tappaa.”
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Hän aikoo tappaa minut!"
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 – Mafiapomo John Gotti tuomittiin New Yorkissa murhasta ja rahankiristyksestä.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1968 – James Earl Ray pidätettiin tohtori Martin Luther Kingin murhasta.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason ja Reznov suuntaavat Rebirth-saarelle salamurhaamaan Steinerin.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iskun tavoitteena ei ollut vangita vaan tappaa Osama bin Laden.
Pizarro Florestan'ı öldürmek için kamasını kaldırır.Hän päättää surmata Florestanin.
Ben bir adam öldürmek istemedim.En ole käskenyt tappaa.
Amacı II. Murat'ı öldürmekti.Murad II hyökkäsi Valakiaan.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Tehtävänä on edetä ja tappaa kaikki vastaantulevat viholliset.
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.Jääkaira on jään poraamiseen käytettävä työväline.
Tunuslu bir göçmen olan Djandoubi 21 yaşındaki Elisabeth Bousquet'i işkence ile öldürmekten mahkum oldu.Hänet tuomittiin kuolemaan 21-vuotiaan entisen tyttöystävänsä Elisabeth Bousquet’n kiduttamisesta ja murhasta.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Kaikki saadaan tapettua.
Ben Harper iki adamı öldürmek suçundan idama mahkûm edilmiştir.Huntley todettiin syylliseksi kahteen murhaan.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Kertomuksen mukaan keisari lähetti itse maustamansa teen valitulleen.
Bir takım için insanlar birbirlerini öldürmekte veya kavga edebilmektedir.Pelaajat voivat taistella keskenään tai jopa tiimeinä toisiaan vastaan.
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.Hän suojaa itseään kilvellä, jonka hän ottaa esille, huutamalla "Kilpi!".
Amaç karşı tarafın kralını öldürmektir.Pelin tavoitteena on tehdä vastustajan kuninkaasta matti.
Öldürmek üzere iken bir ajan ateş eder ve kaçar.Poliisit ampuvat hiukset kun ne yrittävät paeta.
Dolayısıyla da zaman yolcusu büyükbabasını öldürmek için hiçbir zaman zamanda geçmişe gidememiş olacaktır.Tällöinhän hän ei olisi syntynyt eikä tehnyt aikamatkaa, jossa tappaisi isoisänsä.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Tofana pidätettiin myrkkyjuoman myymisestä naisille, jotka halusivat päästä eroon aviomiehistään.
1944'te Müttefiklere ait bir pilotu kurşuna dizdirerek öldürmek suçu ile itham edildi.Hänet todettiin syylliseksi sotavangiksi saadun lentäjän murhaan lokakuussa 1944.
DNA'nın zarar görmesi ise hücreleri öldürmektedir.Jos DNA-vaurioita sattuisi hyvin usein, solujen toiminta estyisi.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Δεν σκότωσα κανέναν εγώ.
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.Θανατώθηκε με τη μέθοδο του απαγχονισμού το 2009.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1969 - Στο Μέμφις (Τενεσσί), ο Τζέιμς Ερλ Ρέι δηλώνει ένοχος για τη δολοφονία του Μάρτιν Λούθερ Κινγκ.
Ancak ne yazık ki programın devam edebilmesi için bazı karakterleri öldürmek zorundayız.Για να προταθεί όμως ένας υποψήφιος θα πρέπει να συμπληρώνει ορισμένα χαρακτηριστικά.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Ήθελα να τον σκοτώσω εκείνη την μέρα».
Witzleben, Hitler'i öldürmek için 20 Temmuz suikast girişiminde bulunan bir komutandı.Ο Μάνσταϊν γνώριζε τη συνωμοσία για την απόπειρα της 20ής Ιουλίου κατά του Χίτλερ.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Σε τέτοια περίπτωση θα έχετε την ίδια τύχη!"
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.Επίσης υπάρχει και η ακράτεια από υπερπλήρωση.
Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar.Οι μαθητές θα πρέπει μέσα σε τρεις μέρες να αλληλοεξοντωθούν μέχρι να μείνει μόνος ένας ζωντανός.
Bu cinayet ile Pettersson kazara adam öldürmekten hüküm giymiştir.Με τον τρόπο αυτό, επικαλούμενος την παραφροσύνη ο Πίτερσον αθωώθηκε.
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.Ο Τζον καταδικάστηκε σε θάνατο μετά τον βιασμό και την δολοφονία δυο λευκών κοριτσιών.
Öldürmek için çok akıllı.Κακό κακούς να σας σκοτώνει.
Mafya, Kip'i öldürmek için hareket eder.Ο Άτλας συμφωνεί να κλέψουν το τσιπ.
Teröristlerin amacı ise VIP'yi öldürmektir.Terroristernes opgave er at dræbe VIP'en.
Bu hayvanlar kurbanları hemen öldürmek ya da uzun bir süre işkence etmek amacıyla eğitilmişlerdir.De trænede dyr kunne dræbe ofrene omgående eller torturere dem langsomt i længere tid.