Stephen öldü.Stephen died.
Kız babası öldüğünde biraz gözyaşı döktü.The girl shed some tears when her father died.
Dolar döviz kuru önemli ölçüde arttı.The dollar exchange rate has increased dramatically.
Doların döviz kuru önemli ölçüde düştü.The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Dolar kuru önemli ölçüde düştü.The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Sen öldün.You dead.
Bunu annene söylersen o seni öldürür.If you say that to your mother, she'll kill you!
İnsanlar onun öldüğünü düşündüler.People thought that she was dead.
Kılıçla yaşayanlar kılıçla ölürler.Those who live by the sword die by the sword.
Bunu yap ya da öl!Do it or die!
Mary'nin ölçüleri 36-24-36'dır.Mary's measurements are 36-24-36.
Mary doksan altmış doksan ölçülere sahip.Mary has an hourglass figure.
Hayvanlar öldürülmek zorundaydı.The animals had to be killed.
Ölüm korkulacak bir şey değil.Death is not to be feared.
Askerler öldü.The soldiers are dead.
Ben onun annesini ölü buldum.I found her mother dead.
Polis müfettişini kimin öldürdüğünü biliyorum.I know who killed the police inspector.
Ölürsen, seni öldürürüm!If you die, I'll kill you!
Ölürsen gebertirim seni!If you die, I'll kill you!
Kraliçe 1. Elizabeth 1603 yılında öldü.Queen Elizabeth died in 1603.
Daha sonra, onlar gizlice öldürüldüler.Later, they were murdered stealthily.
Ölüm merhameti olmayan gizemli bir bayandır.Death is a mysterious lady without compassion.
Ölüm gizemli, acımasız bir bayandır.Death is a mysterious, merciless lady.
Babam öleli beş yıl oldu.It's been five years since my father died.
Babam öldüğünden bu yana 5 yıl oldu.It's been five years since my father died.
Babam öldüğünden beri beş yıl oldu.It's been five years since my father passed away.
Büyük babamın öldüğü yıl doğdum.I was born the year my grandfather died.
Onun ölümü yakındır.He's on his last legs.
Polis hâlâ profesörün gizemli ölümünü araştırıyor.The police is still investigating the mysterious death of the professor.
Şimdi ölmek istemiyorum.I don't want to die now.
Dedesinin ölümünün ardından ülkeden ayrıldı.He left the country after his grandfather's death.
Çok genç ölmesi üzücü.It's a pity that he had died so young.
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Vücudun katılaşması ölümden hemen sonra başlar.Rigor mortis sets in soon after death.
Dağ sıçanı ölümsüzdür.The marmot is immortal.
Bu sanatçı genç yaşta öldü.This artist died young.
Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.The banshee let out a blood-curdling scream.
Tom Mary'nin ölümünün intikamını aldı.Tom avenged Mary's death.
Tom geçenlerde öldü.Tom passed away recently.
Mary gerçekten öldü mü? Yoksa bu bir söylenti mi?Did Mary really die? Or is that a rumor?
Ürdün Nehri Ölü Deniz'e akan tek nehirdir.The Jordan River is the only river flowing into the Dead Sea.
Sigara içmek ölümcül olabilir.Smoking may be lethal.
Sigara içmek öldürücü olabilir.Smoking may be lethal.
Bir kez daha, kıl payı ölümden kurtuldum.Once again, I was able to escape death.
Seni ağlarken görmektense ölmeyi yeğlerim.I'd prefer to die rather than see you crying.
Önünde sonunda hepimiz öleceğiz.All of us will die sooner or later.
Hepimiz er ya da geç öleceğiz.We'll all die sooner or later.
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
Ölme vakti.Time to die.
Mary demir levye ile öldürüldü.Mary was killed with a tyre iron.
Tom örümcek öldürdü.Tom killed the spider.
Örümcek öldü.The spider is dead.
Ben varmadan önce o ölmüştü.He died before I arrived.
Dünyada her yıl kaç kişinin açlıktan öldüğünü biliyor musun?Do you know how many people in the world starve to death every year?
O, doğal nedenlerden öldü.He died of natural causes.
Bayan Scarlett balo salonunda bir şamdanla öldürüldü.Miss Scarlett was killed with a candlestick in the ballroom.
Tom Mary'yi öldüresiye dövdü.Tom beat Mary black and blue.
Lincoln 1865'te öldürüldü.Lincoln was assassinated in 1865.
Erkek kardeşim beni öldürmek istiyor.My brother wants to kill me.