Ana içeriğe geç
Sözlük

öl ile cümle

öl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başlıyor.The dead fish on the beach are starting to smell.
Tom ölümcül yaralanmaya uğradı.Tom sustained fatal injuries.
Tom ölümcül bir biçimde yaralandı.Tom was fatally injured.
Mağazanın sahibi soygun sırasında öldürüldü.The owner of the store was killed during the robbery.
Tren kazasında on üç kişi öldü.Thirteen people were killed in the train wreck.
Tom kendisine hakaret eden bir adamı vurup öldürdü.Tom shot and killed a man who insulted him.
Bu, Tom'un kendini öldürdüğü oda.This is the room where Tom killed himself.
Yüzlerce hayvan öldürüldü.Hundreds of animals were killed.
Birkaç militan öldürüldü.Several militants were killed.
Hem Tom hem de Mary öldürüldü.Both Tom and Mary were killed.
Üç Kanadalı öldürüldü.Three Canadians were killed.
On üç kişi öldürüldü.Thirteen people were killed.
Bazı insanlar kendilerini öldürdüler.Some people kill themselves.
Birkaç insan öldürüldü.Several people were killed.
Her iki polis öldürüldü.Both policemen were killed.
Yüzlerce öldürüldü.Hundreds have been killed.
Bir sivil öldürüldü.One civilian was killed.
Her üçü de öldürüldü.All three were killed.
Bir adam öldürüldü.One man was killed.
Üç kişi öldürüldü.Three were killed.
Bu ağaç ölü görünüyor.This tree looks dead.
Banktaki adam belli ki ölmüştü.The man on the bench was obviously dead.
Üç kişi hala kayıp ve öldükleri tahmin ediliyor.Three people are still missing and presumed dead.
Tom karısını öldürdüğü için 2013 yılında suçlu bulunmuştu.Tom was convicted in 2013 for his wife's murder.
Hem pilot ve hem de co-pilot öldüler.Both the pilot and the co-pilot are dead.
Hiçbir ölüm bildirilmemiştir.No deaths were reported.
Tom evinin önünde vurularak öldürüldü.Tom was shot dead in front of his house.
Tom vurularak öldürüldü.Tom was shot dead.
Kadın neredeyse fetal bir pozisyonda ölü yatıyordu.The woman was lying dead in an almost fetal position.
Ben ondan önemli ölçüde daha büyüktüm.I was significantly older than her.
Ben ondan önemli ölçüde daha yaşlıydım.I was significantly older than her.
O geçen hafta öldü.He died last week.
Teknik olarak konuşursak, ölüm, İspanyol kasabası Lanjarón'da yasaklanmıştır.Technically speaking, death is prohibited in the Spanish town of Lanjarón.
O yalnızca yedi yaşındayken babası kendini öldürdü.Her father killed himself when she was just seven years old.
O, birçok kez kendini öldürmeye çalıştı.She tried to kill herself many times.
Kocasını öldürmek için bir plan yaptı.She hatched a plan to kill her husband.
O vuruldu ve sokakta ölüme terk edildi.He was shot and left to die in the street.
Onun öldüğüne inanamadı.She couldn't believe he was dead.
O onu öldürmekle tehdit etti.She threatened to kill him.
Tom üç hafta önce, bir kobra tarafından ısırıldıktan sonra öldü.Tom died three weeks ago after being bitten by a cobra.
Kiraz ağaçları tam çiçeklendiğinde babam öldü.My father died when the cherry trees were in full bloom.
Sadece bir deli, ölmekten korkmaz.Only madmen aren't afraid of dying.
Ölmekten korkmadığını söyleyen birçok insan yalan söylüyor.Many people who say they aren't afraid of dying are lying.
Hepimizin öldürülmemesi şaşırtıcı.It's amazing that we all didn't get killed.
Ölüm sebebi ani kalp durmasıydı.The cause of death was cardiac arrest.
Sen ölmekten korkmuyorsun, değil mi?You aren't afraid of dying, are you?
Tom üç yıl önce ekim ayında öldü.Tom died in October three years ago.
Onların açlıktan ölmesini istemiyorum.I don't want them to starve.
Tom dün öğleden sonra 2.30'dan biraz daha sonra öldü.Tom died a little after 2:30 yesterday afternoon.
Susuzluktan ölüyorum. Bana su ver!I'm dying of thirst. Give me water!
Açlıktan ölüyorum! Üç gün içinde bir şey yemedim.I'm dying of hunger! I haven't eaten anything in three days.
O, bir ölü köpeğin havlamak istediği kadar çok çalışmak istedi.He wanted to work as much as a dead dog wants to bark.
Rio'da bir yüksek bisiklet yolu çöktüğünde iki kişi öldü.Two persons were killed when an elevated bike path collapsed in Rio.
Tom'un ebeveynlerinin iksi de ölü.Tom's parents are both dead.
O bir hafta sonra öldü.A week later, she died.
Tom da öldürüldü.Tom was also killed.
Mafya rakip gangsteri öldürmek için kendi planları üzerinde onu içeriye aldı.The mafia let him in on their plans to knock off a rival gangster.
Stres seni gerçekten öldürebilir mi?Can stress actually kill you?
Sonsuza dek ölümsüz olacağım.I will forever be immortal.
Ben yaşayanları hatırlıyorum ve ölüleri unutamıyorum.I remember the living and I can't forget the dead.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öl ile cümle - Sayfa 21 - öl kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App