ölüyorum ile cümle
ölüyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Adamım ölüyorum!Man, ik ben dood aan het gaan.
Adamım ölüyorum!Mann ich sterbe.
Adamım ölüyorum!Mec, je meurs.
Adamım ölüyorum!Ôi trời, tôi chết mất.
Adamım ölüyorum!Omule, o sa mor.
Adamım ölüyorum!Ya ampun, aku serasa mau mati saja.
Adamım ölüyorum!Δικέ μου πεθαίνω.
Adamım ölüyorum!Друг, я умираю.
Adamım ölüyorum!.يا رجل إني أشعر بالموت
Adamım ölüyorum!黙っててくれよ 誰にも こんな姿 絶対に見せられない
Affetmenin neresinde ben kendimden bir şeyler vermiş oluyorum?E la mia risposta è, è la forma più difficile del dare
Affetmenin neresinde ben kendimden bir şeyler vermiş oluyorum?"Що ж можна подарувати, коли пробачаєш?"
Afrika'da bir projeye yardımcı oluyorum.그것은 아프리카에서 진행하는 하나의 프로젝트를 돕는 일이지요.
Afrika'da bir projeye yardımcı oluyorum.ועוזר לפרוייקט באפריקה.
Afrika'da bir projeye yardımcı oluyorum.أساعد في مشروع بأفريقيا
Afrika'da bir projeye yardımcı oluyorum.ケンブリッジ大学では 反対意見がいろいろありました
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum."아, 저거? 밤엔 내가 죽고
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum. Ve gündüzleri yeniden diriliyorum" dedi."Oh dat? 's Nachts sterf ik. 's Morgens wordt ik herboren."
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum."Α, εκείνο το πράγμα; Απόψε πεθαίνω.
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum."אה, הדבר הזה? בלילה, אני מת.
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum."أوه، ذاك الشيء؟ في الليل، أنا أموت.
"Ah, o şey mi? Ben geceleri ölüyorum.朝にはまた生まれ変わるんだよ」 と言うんです
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Ale nadal irytuje mnie kiedy określa się Afrykę mianem państwa.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Anche se mi irrito ancora quando ci si riferisce all'Africa come a un paese.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Även om jag fortfarande blir irriterad när det talas om Afrika som ett land.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Čeprav se še vedno razburim, ko se govori o Afriki kot o državi.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Deşi devin destul de nervoasă atunci când Africa este numită ţară.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Habár az még mindig irritál, amikor Afrikát országként emlegetik.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.하지만 아프리카를 하나의 나라인 양 이야기를 하면 아직도 짜증이 납니다.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Maar het irriteert mij nog steeds wanneer men denkt dat Afrika een land is.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Mặc dù tôi vẫn thấy hơi bực mình khi Châu Phi được nhắc đến như một đất nước.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Même si j'ai encore tendance à m'énerver quand on parle de l'Afrique comme d'un pays.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Obwohl ich immer noch ziemlich ärgerlich werde, wenn Afrika als ein Land bezeichnet wird.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Přestože mě stále ještě dost irituje, když se o Africe mluví jako o zemi.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Vaikka onkin aika ärsyttävää, kun Afrikkaan viitataan maana.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Walaupun saya masih tersinggung ketika Afrika dianggap sebagai suatu negara.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Παρόλο που ακόμα εκνευρίζομαι αρκετά όταν αναφέρονται στην Αφρική ως χώρα.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Макар че все още се дразня, когато споменават Африка като една държава.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Хоча й досі мене часто дратує, коли Африку розглядають як країну.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.למרות שעדיין צורם לי כאשר מתייחסים אל אפריקה כאל מדינה.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.رغماً عن أنني أصبح عصبية عندما يشار الى أفريقيا كبلد.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.未だに頭に来ますけど... 2日前に乗ったラゴス発のヴァージン航空は
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Ale ja nie mogę bronić się przed miłością do ciebie.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.But I can't help falling in love with you.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.But I can't help falling in love with you.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.But I can't help falling in love with you.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.But I can't help falling in love with you.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.But I can't help falling in love with you.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.난 어쩔 수 없이 당신과 사랑에 빠져버리고 말았어요.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Maar ik kan het niet helpen dat ik voor je val.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Mais je ne peux pas m'empêcher de tomber amoureux de toi.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Ma non posso fare a meno di innamorarmi di te.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Mutta näin vain käy: sinuun mä rakastuin.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Nhưng tôi không thể giúp rơi vào tình yêu với bạn.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.Но я ничего не могу поделать, я все больше влюбляюсь в тебя.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.لكن لا أستطيع منع نفسي من الوقوع في حبك.
Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.好きにならずにいられない デビッド: おばあちゃん? デビッドだよ。元気?
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.A lényeg, hogy örülök, hogy vannak használható ötletek is arra, hogyan kecmeregjünk ki ebből.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.El punto esta en que estoy feliz de que alguien tiene ideas prácticas para sacarnos de este desastre.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.En réalité, je suis heureuse que quelqu'un ait des idées réalistes pour nous sortir de ce bourbier.