ölümde ile cümle
ölümde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.56
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.Vagy lehet jövőjük független a jelen tapasztalaitól: azaz, az élet a halál után kezdődik.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.Ή μπορεί να εστιάζετε σ' ένα υπερβατικό μέλλον: σε μια μετά θάνατο ζωή.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.Або обрати для себе трансцендентне майбутнє: коли життя починається після смерті.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.А еще вы можете быть направлены на запредельное будущее, когда всё главное - после смерти.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.Или може да сте трансцендентални към бъдещето, а именно, животът започва след смъртта.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.או להתעלות מעבר לעתיד: כלומר, החיים מתחילים אחרי המוות.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.أو يمكنك أن تكون مستقبلي الأفكار: تحديداً، الحياة تبدأ بعد الموت.
Ya da deneyüstücü olursunuz: yani, yaşam ölümden sonra başlayabilir.死後に始まる世界を考えたり 状況に応じて 時間的展望を自由にずらしていく
Yaşlı bir kadın, buz gibi soğuk, ölümden bile sert.Durch und durch erfroren. Irgendwie noch furchteinflößender als der Tod selbst.
Yaşlı bir kadın, buz gibi soğuk, ölümden bile sert.En urgammal kvinna - iskall alltigenom, mer skrämmande än döden själv.
Yaşlı bir kadın, buz gibi soğuk, ölümden bile sert.Una anciana, fría como el hielo, más repugnante que la muerte.
Yaşlı bir kadın, buz gibi soğuk, ölümden bile sert."une femme très vieille," "complètement glaciale..." "plus effrayante que la Mort."
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Acuérdate de Jesucristo, resucitado de entre los muertos, de la descendencia de David, conforme a mi evangelio
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Adu-ţi aminte de Domnul Isus Hristos, din sămînţa lui David, înviat din morţi, după Evanghelia mea,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.나의 복음과 같이 다윗의 씨로 죽은 자 가운데서 다시 살으신 예수 그리스도를 기억하라
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Kom Jesus Kristus i Hu, oprejst fra de døde, af Davids Sæd, efter mit Evangelium,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Kom Jesus Kristus i hu, som er opstanden fra de døde, av Davids ætt, efter mitt evangelium,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Lembra-te de Jesus Cristo, ressurgido dentre os mortos, descendente de Davi, segundo o meu evangelho,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Muista Jeesusta Kristusta, joka on kuolleista herätetty ja on Daavidin siementä minun evankeliumini mukaan,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Pamätaj na Ježiša Krista, ktorý vstal z mŕtvych, zo semena Dávidovho, podľa môjho evanjelia,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Pamatujž na to, že Ježíš Kristus vstal z mrtvých, jenž jest z semene Davidova, podle evangelium mého.
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Pamiętaj, iż Jezus Chrystus powstał z martwych, który jest z nasienia Dawidowego, według Ewangielii mojej,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Ricordati che Gesù Cristo, della stirpe di Davide, è risuscitato dai morti, secondo il mio vangelo
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Souviens-toi de Jésus Christ, issu de la postérité de David, ressuscité des morts, selon mon Évangile,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Spominjaj se Jezusa Kristusa, ki je vstal od mrtvih, ki je iz semena Davidovega, po evangeliju mojem;
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Tänk på Jesus Kristus, som är uppstånden från de döda, av Davids säd, enligt det evangelium som jag förkunnar,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Ενθυμου τον εκ σπερματος Δαβιδ Ιησουν Χριστον, τον ανασταντα εκ νεκρων, κατα το ευαγγελιον μου.
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.и учението на такива ще разяжда като живеница; от които са Именей и Филет,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Поминай Господа Ісуса Христа, що встав із мертвих, з насїння Давидового, по благовістю моєму,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.Помни Господа Иисуса Христа от семени Давидова, воскресшего из мертвых, по благовествованию моему,
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.זכור תזכר את ישוע המשיח הנעור מן המתים אשר הוא מזרע דוד כפי בשורתי׃
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.اذكر يسوع المسيح المقام من الاموات من نسل داود بحسب انجيلي
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.你 要 記 念 耶 穌 基 督 乃 是 大 衛 的 後 裔 . 他 從 死 裡 復 活 、 正 合 乎 我 所 傳 的 福 音
Yaydığım Müjdede açıklandığı gibi, Davutun soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesihi anımsa.你 要 記念 耶穌基督 乃是 大衛 的 後裔 . 他 從死裡復活 、 正 合乎 我 所 傳 的 福音
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.(77:50) уравнял стезю гневу Своему, не охранял души их от смерти, и скот их предал моровой язве;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Cum Şi -a dat drum slobod mîniei, nu le -a scăpat sufletul dela moarte, şi le -a dat viaţa pradă molimei;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Deu livre curso � sua ira; não os poupou da morte, mas entregou a vida deles � pestilência.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Diede sfogo alla sua ira: non li risparmiò dalla morte e diede in preda alla peste la loro vita
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Dio vía libre a su furor; no eximió sus almas de la muerte; sus vidas entregó a la epidemia
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.frit Løb gav han sin Vrede, skånede dem ikke for Døden, gav deres Liv til Pris for Pest;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Han brøt vei for sin vrede, sparte ikke deres sjel for døden, overgav deres liv til pesten.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ia tidak menahan kemarahan-Nya atau menyayangi hidup mereka, tetapi membinasakan mereka dengan penyakit sampar
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Il donna libre cours à sa colère, Il ne sauva pas leur âme de la mort, Il livra leur vie à la mortalité;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.그 노를 위하여 치도하사 저희 혼의 사망을 면케 아니하시고 저희 생명을 염병에 붙이셨으며
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ngài mở lối cho cơn giận Ngài, Chẳng dong thứ linh hồn họ khỏi chết, Bèn phó mạng sống chúng nó cho dịch hạch;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Prosto pot je napravil svoji jezi, smrti ni ubranil njih duš in življenje njih je izročil kugi.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Spravil svojemu hnevu cestu, neušetril ich duše od smrti a ich statok vydal napospas moru.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Uprostrannil stezku prchlivosti své, neuchoval od smrti duše jejich, ano i na hovada jejich mor dopustil.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Utat tört haragjának, s nem tartotta meg a haláltól lelköket, és életöket döghalálnak veté.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Wyprostował ścieżkę gniewowi swemu, nie zachował od śmierci duszy ich, i na bydło ich powietrze dopuścił;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Zo ging Zijn toorn over heel Egypte. Hij beschermde hen niet tegen de dood, maar gaf hen prijs aan de pest.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Изравни пътя за гнева Си, Но пощади от смърт душата им, Но предаде на мор живота им;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.יפלס נתיב לאפו לא חשך ממות נפשם וחיתם לדבר הסגיר׃
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.مهد سبيلا لغضبه. لم يمنع من الموت انفسهم بل دفع حياتهم للوبإ
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為 自 己 的 怒 氣 修 平 了 路 、 將 他 們 交 給 瘟 疫 、 使 他 們 死 亡
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為自己 的 怒氣 修平 了 路 、 將他們交給 瘟疫 、 使 他 們 死亡