ölümü ile cümle

ölümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Eski devlet başkanının ölümü duyuruldu.The former President's death was announced.
Onun ölümü yakındır.He's on his last legs.
Polis hâlâ profesörün gizemli ölümünü araştırıyor.The police is still investigating the mysterious death of the professor.
Dedesinin ölümünün ardından ülkeden ayrıldı.He left the country after his grandfather's death.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Tom Mary'nin ölümünün intikamını aldı.Tom avenged Mary's death.
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
Bütün ülke onun ölümüne yas tuttu.The whole country mourned his death.
Tom ölümüne daldı.Tom plunged to his death.
Oğlunun ölümünü atlatamadı.He never recovered from the death of his son.
O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.He vowed to avenge his friend's death.
Kocasının ölümünü hazmedemedi.She could not get over her husband's death.
Kocasının ölümünün üstesinden gelemedi.She could not get over her husband's death.
Kocasının ölümünü atlatamadı.She could not get over her husband's death.
Tom, Mary'nin ölümünü henüz bilmiyor.Tom doesn't know about Mary's death yet.
Orada durup Tom'un ölümünü izleyemezsin.You can't just stand there and watch Tom die.
Hiç kimse böyle bir ölümü hakketmez.Nobody deserves to die like that.
Senin ölümünü izlemek istedim.I wanted to watch you die.
İkiyüzlülük demokrasinin ölümüdür.Hypocrisy is the death of democracy.
Tom John'un ölümü için Mary'yi suçluyor.Tom blames Mary for John's death.
Tom'un ölümü için beni suçladığını biliyorum.I know you blame me for Tom's death.
Tom Mary'nin ölümü için hâlâ seni suçluyor.Tom still blames you for Mary's death.
Tom karısının ölümü için seni suçluyor.Tom blames you for the death of his wife.
Mary'nin ölümü için hâlâ Tom'u suçladığını biliyorum.I know you still blame Tom for Mary's death.
Ölümün boşuna değildi.Your death was not in vain.
Kocasının ölümünden beri Cristina çok acı çekti.Since the death of her husband, Cristina has suffered a lot.
Ölümün ilacı yok.There's no cure for death.
Ben ölümüm.I am Death.
Onun ölümü beni çok üzdü.I am very sad that he has died.
Başkanın ölümü büyük üzüntüye neden oldu.The president's death caused great sorrow.
Buraya Tom'un ölümünü araştırmaya geldim.I came here to investigate Tom's death.
Oğlumun ölümü hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum.I want to know the truth about my son's death.
Tom ölümüne bıçaklandı.Tom was knifed to death.
Kocasının ölümünden beri yalnız yaşıyor.Since her husband's death, she has been living alone.
Tom Mary'ye ölümüne dayak attı.Tom beat Mary to death.
Onun ölümünün üzerinden on yıl geçti.Ten years have gone by since her death.
Tom hâlâ köpeğinin ölümüne ağıt yakıyor.Tom is still lamenting the death of his dog.
Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.The death of her husband changed her life completely.
O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.He always avoids talking about his wife's death.
Benim köpeğim iğneden ölümüne korkar.My dog is scared to death of needles.
Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.Her son's death broke her heart.
Biz onun ani ölümünden oldukça sarsıldık.We were quite shocked by her sudden death.
Tom'un ölümüne senin şaşırdığın kadar şaşırdım.I was as surprised by Tom's death as you were.
O, ölümün eşiğinde.She's on the verge of dying.
Dünya çapında milyonlarca insan Nelson Mandela'nın ölümünün yasını tutuyor.Millions of people across the world are mourning the death of Nelson Mandela.
Ölümün bir örnek teşkil edecek.Your death will serve as an example.
Tom babasının ölümüyle çok iyi ilgilenmiyor.Tom isn't dealing with his father's death very well.
Tom'un Mary'nin ölümüyle ilgisi yoktu.Tom had nothing to do with Mary's death.
Tom kendi ölümünü taklit etti.Tom faked his own death.
Ölümün acısız olacak.Your death will be painless.
O, babasının ölümünden sonra annesine baktı.He took care of his mother after his father's death.
Walt ölümünden sonra ailesine hiçbir şey vermedi.Walt gives nothing to his family after his death.
Tom kendi ölümü için hazırlanıyor.Tom is preparing for his own death.
Suçlu Tom'un ölümünü bir kaza gibi göstermeye çalıştı.The criminal tried to make Tom's death look like an accident.
Biz ölümüne savaşmalıyız.We must fight to the death.
Bayan Teresa'nın ifadesi kocasının ölümüyle ilgili çok şey açıkladı.Mrs. Teresa's statement explained a lot about the death of her husband.
Tom'un beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.Tom's unexpected death devastated his work colleagues.
Onun ölümü beni merak ettirdi.His death made me wonder.
Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.The death of her husband completely overwhelmed her.
Kendi ölümünü uydurdu.He faked his own death.

İlgili Sayfalar