ölüleri ile cümle
ölüleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ils rendront compte à celui qui est prêt à juger les vivants et les morts.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.저희가 산 자와 죽은 자 심판하기를 예비하신 자에게 직고하리라
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.ktorí vydajú počet tomu, ktorý je hotový súdiť živých i mŕtvych.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Maar zij zullen zich moeten verantwoorden voor de grote rechter, Die over de levenden en de doden oordeelt.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ma renderanno conto a colui che è pronto a giudicare i vivi e i morti
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.men de skal gjøre regnskap for ham som står ferdig til å dømme levende og døde.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Men de skola göra räkenskap inför honom som är redo att döma levande och döda.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.men de skulle gøre ham Regnskab, som er rede til at dømme levende og døde.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Mutta heidän on tehtävä tili hänelle, joka on valmis tuomitsemaan eläviä ja kuolleita.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Nhưng họ sẽ khai trình với Ðấng đã sẵn sàng xét đoán kẻ sống và kẻ chết.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Nhưng họ sẽ khai trình với Ðấng đã sẵn_sàng xét_đoán kẻ sống và kẻ chết .
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.os quais hão de dar conta ao que está preparado para julgar os vivos e os mortos.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ti bodo odgovor dajali njemu, ki je pripravljen soditi žive in mrtve.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Tiť vydadí počet tomu, kterýž hotov jest souditi živé i mrtvé.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.οιτινες θελουσιν αποδωσει λογον εις εκεινον, οστις ειναι ετοιμος να κρινη ζωντας και νεκρους.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.котрі дадуть одвіт Тому, що готов судити живих і мертвих.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Никой от вас да не страда като убиец, или крадец, или злодеец, или като такъв, който се бърка в чужди работи.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Они дадут ответ Имеющему вскоре судить живых и мертвых.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.אשר יתנו חשבון לפני העתיד לשפט החיים והמתים׃
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.الذين سوف يعطون حسابا للذي هو على استعداد ان يدين الاحياء والاموات.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.他 們 必 在 那 將 要 審 判 活 人 死 人 的 主 面 前 交 賬
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.他 們必 在 那 將 要 審判 活人 死人 的 主 面前 交賬
Resmin ön planında, savaşan her iki tarafın yerde yatan ölülerini görüyoruz.A figura à esquerda é realmente brutal. Se olharmos atentamente, vemos que está em camisa de noite.
Resmin ön planında, savaşan her iki tarafın yerde yatan ölülerini görüyoruz.Pozorným pohledem zjistíte, že na sobě má noční košili.
Resmin ön planında, savaşan her iki tarafın yerde yatan ölülerini görüyoruz.V popredí vidíme mŕtve telá členov oboch strán tohto boja.
Resmin ön planında, savaşan her iki tarafın yerde yatan ölülerini görüyoruz.Ми бачимо на передньому плані мертвих учасників обох сторін цієї битви. Зукер:
Savaştan sonra, babamın köyündeki yaşlı bir kadın ölülerin hepsinin adını ezbere bilirdi.아버지의 마을에 할머니들은 전쟁이 끝난 후, 모든 죽은 사람들의 이름을 기억하고서는
Savaştan sonra, babamın köyündeki yaşlı bir kadın ölülerin hepsinin adını ezbere bilirdi.הנשים הזקנות בכפר של אבי, לאחר מלחמה זו, שיננו את השמות של כל מי שמת,
Savaştan sonra, babamın köyündeki yaşlı bir kadın ölülerin hepsinin adını ezbere bilirdi.النساء المسنّات في قرية والدي، بعد أن قامت تلك الحرب، قمن بحفظ إسم كل شخص ميّت،
Savaştan sonra, babamın köyündeki yaşlı bir kadın ölülerin hepsinin adını ezbere bilirdi.あらゆる死者の名前を暗記しました そして 彼らはこれらの名前を綴った哀歌を詠います
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Bună -- dar în acelaşi timp îi şi pot auzi, şi pot transmite această informaţie celor vii.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Ehilà!" -- ma che possono anche udirli, e che possono riferire le loro informazioni ai vivi.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hallo, Sie -- sondern die Toten auch hören, und diese Botschaften den Lebenden zurückmelden können.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.-- Hei vaan -- mutta he myös kuulevat kuolleiden puhuvan, ja he välittävät tämän tiedon takaisin eläville.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hejsan -- men de kan också höra de döda, och de kan vidarebefodra denna information till de levande.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.¡Hola a todos! Sino que también pueden escucharlos y pasarles esa información a los que están vivos.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Jak się masz! Ale także ich słyszą i mogą przekazać informacje żyjącym.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.여보세요~ -- 또한 죽은 사람의 목소리를 들을 수 있다고요. 그리고 들은 이야기를 산 사람들에게 전할 수 있다고요.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Nazdárek!" ale že jsou jim schopni i naslouchat a získané informace předávat živým.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Üdvözlöm -- de hallják is a holtakat, és ezt az információt közvetíteni tudják az élőknek.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Xin chào -- mà họ còn có thể nghe người đã mất nói, và chuyển thông tin này lại cho người còn sống.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.- Здравейте вие там! но те също чуват мъртвите и могат да предадат тази информация обратно към живите.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.שלום שם - אבל הם גם מסוגלים לשמוע את המתים, והם יכולים לשדר את המידע חזרה אל החיים.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.مرحبا، هناك -- ولكن يمكن سماع الأموات كذلك، وأنها يمكن تتبع هذه المعلومات مرة أخرى إلى الحياة.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.死者が話すことも聞けるし 聞いたことを 生きている人に伝えることもできるというんです 本当でしょうか
Şimdi gittiğimiz tapınağın rahibi... ...bu ölüleri buraya getirir ve gömer.El monje del templo al que vamos, trae sus cuerpos hasta aquí y los entierra.
Şimdi gittiğimiz tapınağın rahibi... ...bu ölüleri buraya getirir ve gömer.Le moine qui est à la tête du temple où nous allons, apporte les corps ici et les enterre.
Şimdi gittiğimiz tapınağın rahibi... ...bu ölüleri buraya getirir ve gömer.Trụ trì của ngôi đền mà ta sắp đến đem họ đến đây và chôn cất.
Şimdi gittiğimiz tapınağın rahibi... ...bu ölüleri buraya getirir ve gömer.Главный монах просит, чтобы ему отдавали тела, и он хоронит их здесь.
Şimdi gittiğimiz tapınağın rahibi... ...bu ölüleri buraya getirir ve gömer.С монаха от храма, ги носим до тук и ги погребваме
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?A tak-liž se to od vás za nepodobné k víře soudí, že Bůh křísí mrtvé?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Ce? Vi se pare de necrezut că Dumnezeu înviază morţii?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Čo, vy súdite, že je to neuveriteľné, ak Bôh kriesi mŕtvych?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Cóż za rzecz do wiary niepodobną u siebie sądzicie, że Bóg umarłe wzbudza?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Hvorfor aktes det for utrolig iblandt eder at Gud opvekker døde?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Hvor kan det holdes for utroligt hos eder, at Gud oprejser døde?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?당신들은 하나님이 죽은 사람 다시 살리심을 어찌하여 못 믿을 것으로 여기나이까
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Mengapa saudara-saudara orang-orang Yahudi tidak dapat percaya bahwa Allah menghidupkan kembali orang mati
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Micsoda? Hihetetlen dolognak tetszik néktek, hogy Isten halottakat támaszt fel?
Sizler, Tanrının ölüleri diriltmesini neden ‹inanılmaz› görüyorsunuz?Miksi on teistä uskomatonta, että Jumala herättää kuolleet?