ölçer ile cümle

ölçer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ve eğer burada açı ölçer kullanırsak,وربما بامكانك ان تخمن قياس الزاوية DBC
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.그래서 우리는 단위를 마련하게 되었죠. 바로 그 단위가 쿨롱(coulomb)입니다.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.Jednotka náboje se nazývá coulomb. Je pojmenována po vědci z 18. století, který si s nábojem hodně hrál.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.le Coulomb.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.L'unità della carica è chiamata coulomb.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.Мы пришли вверх с подразделениями, и поэтому называется единица бесплатно кулона.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.שדבר שימושי לעשות הוא למדוד את התכונה, וכך המציאו את היחידות. אז היחידות של מטען נקראות
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Also lege ich ein Maßband hierhin. Maßband hierhin, bewege es zurück nach hier.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Deci, am sa pun ruleta aici,ruleta aici, si trag pana aici.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Donc, je prends un mètre que je mets ici, un mètre ici, je me déplace jusqu'ici.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Dus ik plaats hier een meetlint, en hier, en verplaats dit naar hier.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Entonces voy a poner una cinta métrica aquí, la cinta métrica aquí, la muevo para acá.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.그래서, 제가 줄자를 여기 놓고요, 여기에도 놓고요, 여기로 다시 옮겨 놓을거에요.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Logo, ponho uma fita métrica aqui e desloco o microfone para aqui.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Takže sem dám měřítko, a pohybuji s tím tady sem.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Tu bom postavil merilo, ga pomaknil do sem.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Więc przykładam miarkę tutaj i przesuwam tu.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Έτσι, θα βάλω μια μεζούρα εδώ, μεζούρα εδώ, θα τη γυρίσω πίσω προς τα εδώ.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.И така, слагам метър тук, метър там, местя го обратно дотук.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.Так что я просто возьму рулетку и измерю это расстояние.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.אז נשים סרט מידה כאן וכאן, ואז נזיז חזרה לכאן.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.إذاً، سأضع شريط القياس هنا، شريط القياس هنا، أحركه إلى الخلف هنا.
Yani buraya bir mesafe ölçer, buraya da bir mesafe ölçer koyuyorum ve buradan buraya geri gidiyorm.マイクを...20センチ動かしました
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Älkää tehkö vääryyttä tuomitessanne älkääkä käyttäessänne pituus-, paino- tai astiamittaa.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất nghĩa trong việc xét đoán, hoặc sự đo, sự cân, hay là sự lường.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất_nghĩa trong việc xét_đoán , hoặc sự đo , sự cân , hay_là sự lường .
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ihr sollt nicht unrecht handeln im Gericht mit der Elle, mit Gewicht, mit Maß.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skal ikke gjøre urett i dom, i lengdemål, i vekt eller i hulmål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skolen icke göra orätt i domen, icke i fråga om mått, vikt eller mål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Jangan menipu orang lain dengan memakai ukuran, timbangan atau takaran palsu
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.너희는 재판에든지 도량형에든지 불의를 행치 말고
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Não cometereis injustiça no juízo, nem na vara, nem no peso, nem na medida.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Når I holder Rettergang, må I ikke øve Uret ved Længdemål, Vægt eller Rummål;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Nečiňte neprávě v soudu, v rozměřování, v váze a v míře.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne delajte nič krivičnega v sodbi, pri dolgostni meri, pri tehtnici in votli meri;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne kövessetek el igazságtalanságot az ítéletben, a hosszmértékben, súlymértékben és ürmértékben.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Neučiníte neprávosti v súde, v dĺžkovej miere, vo váhe ani v dutej miere.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın."'No haréis injusticia en el juicio, ni en la medida de longitud, ni en la de peso, ni en la de capacidad
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Non commetterete ingiustizie nei giudizi, nelle misure di lunghezza, nei pesi o nelle misure di capacità
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Δεν θελετε πραξει αδικιαν εις κρισιν, εις μετρα, εις σταθμα και εις ζυγια
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Да не извършите неправда в съд, в мярка, във везни, или в мерило.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Не делайте неправды в суде, в мере, в весе и в измерении:
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.לא תעשו עול במשפט במדה במשקל ובמשורה׃
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.لا ترتكبوا جورا في القضاء لا في القياس ولا في الوزن ولا في الكيل.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.你 們 施 行 審 判 、 不 可 行 不 義 . 在 尺 、 秤 、 升 、 斗 上 、 也 是 如 此
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.你 們 施行 審判 、 不可行 不 義 . 在 尺 、 秤 、 升 、 斗上 、 也是 如此

İlgili Sayfalar