Ana içeriğe geç
Sözlük

ökaryot ile cümle

ökaryot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bilim dalı ile birlikte ökaryotların gelişimi hakkında birçok bilgi edinilmiştir.Come accennato, sono state diffuse spesso false informazioni per quanto concerne la sicurezza della creatina.
Başka ökaryotik polimerazlar da bilinmektedir ama bunlar iyi tanımlanmamıştır: θ, λ, φ, σ, ve μ.Существуют также другие эукариотические ДНК-полимеразы, которые пока недостаточно изучены: θ, λ, φ, σ и μ.
Ökaryotik ribozomlar dört RNA içerirler: 18S, 5.8S, 28S and 5S rRNA.Эукариотические рибосомы содержат четыре типа молекул рРНК: 18S, 5.8S, 28S и 5S.
Arkelerde tek bir RNAP vardır, ökaryotlardaki üç polimeraza çok benzer.В нашлемнике такие же посохи, оканчивающиеся тремя страусовыми перьями.
Prokaryotlarda protein sentezi ökaryotlardan dah hızlıdır ve saniyede 20 amino asiti bulabilir.Скорость синтеза белков выше у прокариот и может достигать 20 аминокислот в секунду.
Ökaryotik organizmalarda ise genellikle “eşeyli üreme” olur.Добыча, как правило, делилась на всю «честну́ю» компанию.
Splisozomal intronlar genelde ökaryotların protein kodlayıcı genlerinde bulunurlar.Сплайсосомные интроны часто находятся в генах, кодирующих белки.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Первые одноклеточные эукариоты появляются 2,7—1,75 млрд лет назад.
Ökaryotik hücre içine yabancı DNA tanıtılması süreci ise transfeksiyon olarak bilinir.Поступление инородной ДНК в эукариотические клетки называют трансфекцией.
Arkeler ve ökaryotlar arasındaki yakınlık, her birinin bakterilerle olan yakınlığından daha çoktur.Археи и эукариоты состоят в более близком родстве, чем каждый из этих доменов к бактериям.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.نشأت الخلايا حقيقية النواة قبل 1.6 إلى 2.7 بليون سنة.
Bu kuyruk çekirdekten ihracı ve çevirimi sağlar, ayrıca ökaryotlarda mRNA'yı yıkımdan korur.Esta cauda promove a exportação do núcleo e tradução, além de proteger o mRNA de degradação.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.Por muito tempo, a origem dos guanches permaneceu um mistério.
Birçoğu, ıslak ortamlarda yaşayan ökaryotik, fotosentetik organizmalardır.Muitas das algas são eucariotas, organismos fotossintetizantes que vivem no meio ambiente molhados.
Çoğu ökaryotik mRNA böyledir..A maioria das células dos mamíferos fazem isso.
Splisozomal intronlar genelde ökaryotların protein kodlayıcı genlerinde bulunurlar.Spliceosomale introns worden vaak aangetroffen in eukaryotische, proteïnecoderende genen.
Ökaryotik hücreler, prokaryotlardan genelde çok daha büyüktürler.Eukaryotische cellen zijn meestal veel groter dan prokaryotische.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Komórka eukariotyczna powstała 1,6–2,7 miliarda lat temu.
Ökaryotik organizmalarda çoğu mRNA, 3' ucunda poliadenile olur.Większość cząsteczek RNA jest także poliadenylowana na końcu 3'.
Örneğin, bazı biyologlar arke ve ökaryotların Gram-pozitif bakterilerden evrimleştiğini iddia etmektedirler.Przykładowo, niektórzy biolodzy argumentują, że archeany i eukarionty wyewoluowały z bakterii Gram-dodatnich.
Ökaryotik hücreler, prokaryotlardan genelde çok daha büyüktürler.Komórki eukariotyczne są z zasady znacznie większe od prokariotycznych.
Prokaryotlarda protein sentezi ökaryotlardan dah hızlıdır ve saniyede 20 amino asiti bulabilir.Швидкість синтезу білків вища у прокаріотів і може досягати 20 амінокислот в секунду.
Ökaryotik ribozomlar dört RNA içerirler: 18S, 5.8S, 28S and 5S rRNA.Еукаріотичні рибосоми містять чотири типи молекул рРНК: 18S, 5.8S, 28S і 5S.
Bu yöntem özellikle ökaryotik genlerin prokaryotlara klonlanmasında kullanılmaktadır.Велике значення при цьому має метод клонування генів.
Bu süreç bakterilerden göreceli olarak yaygındır, ama ökaryotlarda daha enderdir.Цей процес відносно звичайний у бактерій, але менш поширений у еукаріотів.
Çoğu ökaryotlarda ayrıca bir eşeyli üreme süreci vardır.Většina živočichů však trávicí soustavu má.
Örneğin, bazı biyologlar arke ve ökaryotların Gram-pozitif bakterilerden evrimleştiğini iddia etmektedirler.Unii biologi ar susține idea că arheele și eucariotele au evoluat din bacteriile Gram-pozitive.
Arkeler ve ökaryotlar arasındaki yakınlık, her birinin bakterilerle olan yakınlığından daha çoktur.Arheele și eucariotele sunt mai înrudite între ele decât sunt oricare dintre cele două cu bacteriile.
Ökaryotların ortak bir atası olduğu için bir üst alem (domain) olarak tanımlanmışlardır.La modă erau însă piesele vioaie, căci ele aduceau pâine pe masă.
Sterollar ökaryotik organizmaların fizyolojisinde önemlidirler.Este un element esențial în fiziologia organismelor vii.
Çoğu ökaryotik mRNA böyledir..Cele mai multe MMO-uri sunt MMORPG-uri.
Ökaryotik hücrelerde çeşitli zarla çevrili yapılar bulunur.În celule se găsesc diferite tipuri de ARN.
Çünkü ökaryotlar tüm karmaşık hücreleri ve nerdeyse tüm çok hücreli canlıları içermektedir.Az eukarióták tartalmazza az összes komplex sejtet és majdnem minden többsejtű organizmust.
Laboratuvar şartlarında ökaryotik hücrelerin yıkınımıyla oluşturulurlar.Terráriumi körülmények között leölt laboratóriumi rágcsálókkal etethetők.
Prokaryotlardaki mRNA'nın ömrü ökaryotlardakinden genelde çok daha kısadır.A bakteriális mRNS élettartama általában jóval rövidebb, mint az eukariótáké.
Bu yapılar, bakterileri makrofaj gibi ökaryotik hücreler tarafından yutulmaya karşı korur.Ezek a struktúrák megvédhetik a sejteket más sejtek, például makrofágok által történő bekebelezéstől.
Ökaryotlarda ise transkript bir takım işlemlerden geçtikten sonra olgun mRNA olur.Gondoljunk a folyamatra, amint egy makkból tölgyfa lesz.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Aitotumaiset solut ilmestyivät 1,6–2,7 miljardia vuotta sitten.
Ökaryotik hücrelerde tRNA moleküllerinin transkripsiyonu RNA polimeraz III tarafından yağılır.Tumallisissa soluissa siirtäjä-RNA:t syntyvät tumassa RNA-polymeraasi-III:n avulla.
Ökaryot yapılıdır.Παράγεται βουτάνιο.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.Η πηγή της έκρηξης για πολλά χρόνια ήταν ένα μυστήριο.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Det symbiotiske forhold opstod sandsynligvis for mellem 1,7 og 2 milliarder år siden.
Peroksizom (diğer adıyla mikrocisimcik) hemen hemen tüm ökaryotik hücrelerde bulunan bir organeldir.Katalase (EC 1.11.1.6) er et enzym fundet i næsten alle levende organismer.
Ökaryot yapılıdır.Reparert av eier.
Ana madde: Ökaryot Ökaryotlar (Lat.Sverige: Damallsvenskan (Vår-høst).
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Sarmatia og Baltica kolliderte for 2 – 1,7 milliarder år siden.
Buna ek olarak ökaryotlarda bir işlenme aşaması vardır.Selain itu, dalam bidang kemasyarakatan terdapat suatu ketimpangan.
Bitki hücreleri diğer ökaryotik organizmaların hücrelerinden oldukça farklıdırlar.Sel tumbuhan cukup berbeda dengan sel organisme eukariotik lainnya.
Ökaryotik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar.Các tế bào nhân chuẩn xuất hiện trong khoảng 1,6 tới 2,7 tỉ năm trước.
Ökaryotik ribozomlar dört RNA içerirler: 18S, 5.8S, 28S and 5S rRNA.Ribosome ở sinh vật nhân thực chứa bốn loại phân tử rRNA khác nhau: 18S, 5.8S, 28S và 5S rRNA.
Sıfat hâli ökaryotiktir.偏食癖あり。
Ökaryotik ribozomlar dört RNA içerirler: 18S, 5.8S, 28S and 5S rRNA.真核生物のリボソームのrRNAは4本のRNA鎖 (18S, 5.8S, 28S, 5S) から構成されている。
Ökaryotlarda bulunan mikro RNA'lar (miRNA; 21-22 nt) RNA enterferans yoluyla etki eder.例如在真核生物細胞內,所發現的微RNA(miRNA; 21-22 nt),能引發RNA干擾。
Ökaryotların tüm soma ve eşey hücrelerinde bulunan histonlar, genelde türler arasında benzer tiptedir.이 디스패치 테이블은 같은 클래스에 속한 모든 객체들에서 같으며, 그러므로 보통 그들 끼리는 공유된다.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.במשך שנים רבות היה המקור לצבעו הירוק של האמאזוניט בגדר תעלומה.
Ökaryotik hücreler, prokaryotlardan genelde çok daha büyüktürler.Еукариотните клетки по принцип са много по-големи (хиляди пъти) от прокариотните.
Ribozomlar hem prokaryot hem de ökaryotlarda iki altbirimden oluşur.И двата вида перисталтични движения се установяват както на пълен, така и на празен стомах.
Yıllar boyunca ökaryotik genomlardaki süpersarılımın kaynağı gizemli kalmıştır.В продължение на векове произходът на сколиозата остава загадка на медицината.
Bu yöntem özellikle ökaryotik genlerin prokaryotlara klonlanmasında kullanılmaktadır.Za to su osobito mjerodavni procesi kristalizacije za vrijeme galvaniziranja.
Bu tekrar ökaryotlarda farklılık gösterir.Od seba sa odlišujú opäť chrupom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod