öfkesini ile cümle
öfkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra Gecenin Öfkesinin sesi gelir.Then comes the night of the shooting.
Onun karakteri, öfkesini kontrol edememektedir.They have control over their anger.
Superman ile ilişkisinin olmaması öfkesini artırır.His nonexistent relationship with Superman only adds to this anger.
Bu eylem vilayetlerin öfkesini tetikledi ve iç savaş çıktı.This action roused the ire of the provinces, and civil war was the result.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.On the Anger of God.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Because it was cheaper, she lived with a boyfriend who displayed his temper more than his ambition.
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!The unreasonable fury of a beast; Unseemly woman in a seeming man!
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "His temper is a little uncertain at present, as he has not yet settled down."
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.By the breath of God they perish. By the blast of his anger are they consumed.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.He also gave his people over to the sword, and was angry with his inheritance.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.He will not always accuse; neither will he stay angry forever.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.For jealousy arouses the fury of the husband. He won't spare in the day of vengeance.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.A fool vents all of his anger, but a wise man brings himself under control.
Yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak.As though it would burst with fury.
"Hiç şüphesiz artık Rabbinizin azab ve öfkesini hakettiniz.He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God.
Ve yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah dilediğine tövbe nasip eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Yüreklerinin öfkesini gidersin. ALLAH dilediğinin tevbesini kabul eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Yüreklerinin öfkesini gidersin.And He will take away the rage of their hearts.
Ve yüreklerinin öfkesini gidersin.And He will take away the rage of their hearts.
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.The Facebook post sparked public outrage against the organizers of the chess tournament.
Her türlü seçimin İranlıların öfkesini çekeceği kesin.Any choice is sure to raise the ire of the Iranians.
Ancak bu hareket yerel Sırpların öfkesini daha da artırdı.Such action, however, aroused the ire of local Serbs.
Aleksiç'in arkadaşının yardımına koşması dört askerin öfkesini daha da artırdı.Aleksic raced to protect his friend, only to incur the wrath of the four soldiers.
Analistler, grevlerin kamuoyunun öfkesinin çıkış noktası olduğu görüşünde.Strikes provide outlet for public anger, analysts say.
Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.His determined, yet unimposing, demeanor hides his torment.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.This evoked the ire of certain environmentalists.
Agamemnon daha sonra Athena'nın öfkesini yatıştırmak için kalır.Agamemnon then stayed on to appease the anger of Athena.
Diomedes soğukkanlılığını korumayı başaramaz, ancak Sthenelus öfkesini bastıramaz.While Diomedes keeps his composure, Sthenelus cannot contain his anger.
Kitap 24 – Zeus ve Hera, savaşanların öfkesini korur.Book 24 – Zeus and Hera stay the anger of the contenders.
Ferdinand'ın İade Fermanı'nı iptal etmeyi reddetmesine öfkesini dile getirdi.He expressed anger at Ferdinand's refusal to revoke the Edict of Restitution.
Tanrı, peygamberin sözleriyle öfkesini gösterir.[1]God is raging in the prophet's words.[15]
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Und dann kam der Zorn Gottes.
Daha sonra Gecenin Öfkesinin sesi gelir.Sie lauscht den Geräuschen der Nacht.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Dies löste eine Welle der Empörung aus.
Tom öfkesini Mary'den gizledi.Tom dissimulait sa colère à Mary.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mais d'autre part, je comprends la colère de Sean et croyez moi, j'ai voulu le frapper à plusieurs reprises.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Ce gigantisme a provoqué l'hostilité de certains riverains.
Onun karakteri, öfkesini kontrol edememektedir.Charles ne peut contenir sa fureur.
Tom öfkesini yönetmeyi öğrenmek için ders aldı.Tom tomó un curso de control de la ira.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Por otro lado, entendía la ira de Sean y, créanme, he querido golpearlo varias veces.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Este hecho provocó la ira de los ulemas.
Bu yüzden zamanla Kral VII. Henry'nin öfkesini üzerine çekti.A volte però, il sovrano si alterò con Henry.
Tom öfkesini bastıramadı.Том не мог подавить свой гнев.
Tom öfkesini kontrol etmeye çalıştı.Том пытался контролировать свой гнев.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Точило гнева Божьего Sebast.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Это вызвало всплеск ярости горожан.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.أي ذلك الذي يحافظ على حالة الله.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mas por outro lado, eu entendi a ira de Sean, e acredite em mim, eu queria bater nele muitas vezes.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Dit wekte de woede van de plaatselijke Schieringers.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Wywołało to oburzenie niektórych klientów.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Na tych przyszedł jednak w końcu gniew Boży.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Це викикало гнів останнього.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Хай його гнів Божий поб'є!
Öfkesini dindirmek istiyorum.Vreau să îl calmez.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Így a Rendnek kellett lecsillapítania istenük haragját.
İlgili Sayfalar