ödememi ile cümle

ödememi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Dün ödememi aldım.I got my pay yesterday.
Peşin ödememi ister misiniz?Do you want me to pay in advance?
Onun payını ödememiz adildir.It is just that we should pay his share.
Ücretlerini ödememiş olanların dersin sonunda beni görmeleri isteniyor.Those who have not paid their dues are asked to see me at the end of class.
Kesinlikle beklediğimizden daha fazla ödememiz gerekeceğini söyleyebilirim.I'd say we are definitely going to have to pay more than we expected to.
Toplam maliyeti ödememiz gerekmeyebilir.We might not need to pay the full price.
Benim ödememi isteyeceğini düşündüm.I assumed you'd want me to pay.
Tom bunun için ödememi istediğini düşünüyor.Tom thinks you want me to pay for it.
Tom oda için ödememiz gerektiğini ima etti.Tom hinted that we should pay for the room.
Tom bana faturalarımı ödememi hatırlattı.Tom reminded me to pay my bills.
Tom kirayı ödememişti.Tom had not paid the rent.
Tom faturayı ödememi istedi.Tom told me to pay the bill.
Ayın sonuna kadar kiramızı ödememiz gerekiyor.We need to pay our rent by the end of the month.
Nasıl olur da bunu ödememi beklersin?How in the world do you expect me to pay this?
Bunu ödememi nasıl bekliyorsun?How do you expect me to pay this?
Bunu nasıl ödememi bekliyorsun?How do you expect me to pay for this?
Tom' a daha çok ödememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should pay Tom more.
Bir şey ödememize gerek yoktu.We didn't need to pay anything.
Bizim bir şey ödememize gerek yoktu.We didn't need to pay anything.
Tom kirasını ödememiş.Tom hasn't paid his rent.
Ne kadar ödememiz gerekecek?How much will we need to pay?
Ne kadar ödememiz gerekiyor?How much do we need to pay?
Ödememi mi bekliyorsun?Do you expect me to pay?
Tom telefon faturasını ödememiş.Tom didn't pay his phone bill.
Eğer 100 tane pul alacaksak kaç para ödememiz gerekir?100 stamps. Well, the same idea is going to happen.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.And he tells us to pay, but we don't speak English.
Annenin sana bıraktığı eve... ...kira ödememiz gerekmecek, değil mi?Well, the house your mom left you... we don't need to pay rent, right?
Tabii devlete de gelir üzerinden vergi ödememiz gerekiyor.And of course you have to pay the government.
"Hayır anne, bence kirayı ödememiz gerekiyor.""No mom, I think we need to pay the rent."
Ve ben ön ödememin hepsini kaybetmiş olurum.And I would lose all my down payment.
Ve daha sonra faiz ödememi yatırımcılar alır. .And then the investors are going to get my interest payments.
Eğer 10'dan daha az fotoğraf bastırılırsa yeni müşteriler hiç para ödememiş oluyor.Then they don't pay anything. If it's less than 10 photos, they pay nothing.
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Second, I said, "Okay, do you pay rent?"
NASA bu para cezasını ödememiştir.NASA betaalde haar salaris.
Beşiktaş, bu transfer için herhangi bir bonservis bedeli ödememiştir.Aderca nu s-a plâns de acest transfer abuziv.
Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli ücreti ödememişti.Grevinden svarede enkelt, at hun ikke kunne klare de økonomiske forpligtelser i Versailles.
Her zaman öğrenci olarak kalırsa insan, öğretmenine borcunu ödememiş olur.”I min alder kan en mann ikke lenger våge å lytte til sin hjerte.»
Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli ücreti ödememişti.Laugets opptegnelser viser at Vermeer ikke betalte den vanlige avgiften for å bli tatt opp som medlem.
NASA bu para cezasını ödememiştir.Seimas nepatvirtino karo mokesčius.
Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli ücreti ödememişti.Gildi raamatupidamine ei jäta kahtlust selles, et Vermeer ei maksnud sisseastumismaksu.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.A požaduje, aby jsme zaplatili, ale my nemluvíme anglicky.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Ci dice di pagare, ma non parliamo Inglese.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Dan ia memberitahu kami untuk membayar, tapi kami tidak bisa berbicara dalam bahasa Inggris.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Dann will er sein Geld, aber wir verstehen kein Englisch.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Disse-nos para lhe pagarmos, mas não falávamos inglês.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.És azt mondja, fizessünk, de nem beszélünk angolul.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Han ber oss att betala men vi pratar inte engelska.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Hän pyytää maksua, mutta emme puhu englantia.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Hij vraagt onze betaling, maar we spreken geen Engels.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Il nous demande de payer, mais nous ne parlons pas anglais.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Każe nam zapłacić, ale nie znamy angielskiego.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.그가 우리에게 돈을 달라고 했지만, 우리는 영어를 할 줄 몰랐지요.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Nos pidió que pagáramos, pero nosotras no hablábamos inglés.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Og han beder os om at betale, men vi snakker ikke engelsk.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Ông ta yêu cầu trả tiền, nhưng chúng tôi không biết tiếng Anh.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Și ne spune să plătim, dar noi nu vorbim engleza.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Він попрохав нас заплатити, але ми не говорили англійською.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Каза ни, че трябва да платим, но ние не говорихме английски.
Adam bize parasını ödememizi söyledi, ancak İngilizce bilmiyorduk.Он просит нас заплатить, но мы не говорим по-английски.
İlgili Sayfalar