Hesabı ödememeliydin.You shouldn't have paid the bill.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
Hesabı ödememe izin ver.Let me pick up the check.
Akşam yemeği için ödememe izin ver.Let me pay for the dinner.
O faturayı ödememeliydin.You shouldn't have paid with that account.
Lütfen ödememe izin verin.Please let me pay.
Tom akşam yemeği için ödememe izin vermedi.Tom didn't allow me to pay for dinner.
Faturanın bir kısmını ödememe izin ver.Let me pay part of the bill.
Sorun Tom'un faturalarını zamanında ödememesi.The problem is that Tom doesn't pay his bills on time.
Neden hesabı ödememeliyim?Why shouldn't I pay the bill?
Tom ödememe izin vermezdi.Tom wouldn't let me pay.
Tom ödememe izin vermez.Tom wouldn't allow me to pay.
Hint Müslüman Kişisel Yasası kocasının O’na bir nafaka ödememesi gerektiğine hükmetti.Indian Muslim Personal Law required her husband to pay no alimony.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.And they moved in, and decided not to pay me any rent.
Kimse, evlerini borçlarından daha pahalıya satarsa borçlarını ödememezlik etmez. -No one would default on their loans if they could sell it for more than the loan.
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederPeople go there and they threaten default
Petkoviç, ülkenin "AB üyelik yolunda ilerlemenin bedelini toprakla ödememesi gerektiğini" söyledi.The country "should not pay for further progress in EU integration with territory", he said.
Ayrıca Brezilya'nın dış borçlarını ödememesi gerektiğine yönelik taleplerini vurgulamaktan vazgeçti.Außerdem betonte er nicht mehr seine Meinung, dass Brasilien seine Auslandsschulden nicht zurückzahlen solle.
Para cezasını ödememeye karar verdi.Elle a décidé de ne pas payer l'amende.
Bu vergi aleytarları 1637-1638'de bu vergiyi ödememe boykot kampanyası başlattılar.Otra ronda de peleas vino después, en 1637-1638, el levantamiento de Pavluk.
Bu özgürlüklere sahip olmak, kimseden izin almamayı ve izin için hiçbir bedel ödememeyi de içerir.Essere liberi di fare queste cose significa (tra l'altro) che non bisogna chiedere o pagare nessun permesso.
Bu vergi aleytarları 1637-1638'de bu vergiyi ödememe boykot kampanyası başlattılar.Из-за непомерных налогов в 1637—1638 годах в стране начались первые народные волнения.
Hesabı ödememeliydin.Sinun ei olisi pitänyt maksaa sitä laskua.
Ayrıca Brezilya'nın dış borçlarını ödememesi gerektiğine yönelik taleplerini vurgulamaktan vazgeçti.뿐만 아니라, 당이 파리 시의 재정을 가지고 당직자들의 월급을 지불한 것으로 드러나는 등 부정부패에 대한 추문도 끊이지 않았다.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Chúng lần lượt bò vào và quyết định không trả cho tôi chút tiền thuê nào.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Ci entrarono, e decisero di non pagarmi alcun affitto.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Elas mudaram-se e decidiram não me pagar renda.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Et elles ont emménagé, et ont décidé de ne pas me payer de loyer.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.그렇게 개미들은 이사를 했고, 집세는 내지 않더군요.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Nasťahovali sa a rozhodli sa, že nebudú platiť nájomné.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Si furnicile s-au mutat si au decis sa nu-mi plateasca nici o chirie.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Und sie zogen ein und entschieden, mir keine Miete zu zahlen.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Wprowadziły się, i ani myślały płacić czynsz.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Y entonces se mudaron, pero decidieron no pagarme el alquiler.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Ze kwamen er wonen en besloten geen huur te betalen.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.И они туда переехали, решив не платить мне за аренду помещения.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Нанасяха се и решиха да не ми плащат никакъв наем.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.והן עברו לגור שם, והחליטו לא לשלם לי דמי שכירות.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.فسكنوها وقرروا عدم دفع الإيجار(ضحك)
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.(笑)
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederGehen die Menschen dort hin und drohen mit Ausfall
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederLa gente si reca li e fa minacce di inadempienza
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederMọi người ở đó và mối đe dọa sự vỡ nợ
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederMọi người ở đó và mối đe dọa vỡ nợ
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit eder Sayet "Mali ucurum" a toslarsak ne olur?la gente si reca li e fa minacce di inadempienza cosa succedera' se varcheremo l'orlo del precipizio fiscale?
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit ederالناس الذهاب إلى هناك، وأنها تهدد الافتراضي
Kimse, evlerini borçlarından daha pahalıya satarsa borçlarını ödememezlik etmez. -Nikdo by se nedostal k tomu, že by nesplácel svou půjčku, pokud by to mohli prodat za více, než byla půjčka.
Kimse, evlerini borçlarından daha pahalıya satarsa borçlarını ödememezlik etmez. -Більше ніхто б не сплатив кредит, якщо вони могли продати за більше, ніж кредит.
Kimse, evlerini borçlarından daha pahalıya satarsa borçlarını ödememezlik etmez. -デフォルトする事はなかったでしょう。 非常に多くの人がこれらは、すごく安全だと言いました。
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. .Assim no próximo vídeo, vou explicar por que os padrões foram muito baixo nesse período de tempo.
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. . Görüşmek üzere.Zij beoordelen de bezittingen, deze hypotheek gedekte waardepapieren.
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. .V dalším videu vysvětlím, proč byla prodlení během této doby velmi malá.
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. .Zatem w następnym filmie wytłumaczę, dlaczego niewypłacalność kredytowa była znikoma.
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. .В наступному відео я поясню, чому невиплата була дуже низька в той час.
Sonraki video'da bu dönemde geri ödememezliğin neden az olduğunu açıklayacağım. .次のビデオで説明します。 それでは、次のビデオで。
Yani, geri ödememezlik yapılmadığından dolayı paramızı büyük olasılıkla geri alabileceğiz diye düşünürler. . .Countrywide is een transactie bureau.
Yani, geri ödememezlik yapılmadığından dolayı paramızı büyük olasılıkla geri alabileceğiz diye düşünürler. . .Οπότε τα δάνεια αυτά αποπληρωνόντουσαν. Υπάρχει μεγάη πιθανότητα να πάρει κάποιος τα λεφτά του πίσω.
Yani, geri ödememezlik yapılmadığından dolayı paramızı büyük olasılıkla geri alabileceğiz diye düşünürler. . .Тому ці іпотеки дійсно не мали дефолту. Тут був великий шанс повернути всі свої гроші назад.
Yani, geri ödememezlik yapılmadığından dolayı paramızı büyük olasılıkla geri alabileceğiz diye düşünürler. . .あなたの全てのお金が戻ってくるチャンスがある、 高い見込みがありました。 格付会社がそれらを何て呼んだかと言うと、