Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kiramı henüz ödemedim.I haven't paid my rent yet.
Ev ödevimi yapmadımI haven't done my homework.
Ev ödevinden hoşlanmıyorum.I dislike homework.
Bunun için ödemeye hazırım.I'm ready to pay for that.
Faturayı ödemek için Sami'nin otuz günü var.Sami has thirty days to pay the invoice.
Tom'un ödemelerinde aksama var.Tom is behind in his payments.
Tom ödemelerini aksatıyor.Tom is behind in his payments.
Tom, Mary'yi evine gelip ödevinde ona yardım etmeye ikna etti.Tom convinced Mary to come over to his place and help him with his homework.
Bu gece ev ödevimi yapmak için en az üç saatimi alacak.It's going to take me at least three hours to do my homework tonight.
Mary'nin çocuklarına bakması için Tom'a ne kadar para ödendi?How much did Tom get paid to babysit Mary's children?
Tom sana Fransızca derslerin için ne kadar ödetiyor?How much does Tom charge you for French lessons?
Tom arabanı tamir etmek için sana ne kadar ödetti?How much did Tom charge you for fixing your car?
Tom'a bunu yaptığı için para ödenmesi gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to get paid for doing that.
Bunun gibi bir şey için ne kadar para ödersiniz?How much would you pay for something like that?
Evimi boyamak için bana ne kadar ödetirsin?How much would you charge me to paint my house?
Tom'a ne kadar işten çıkarma tazminatı ödemek zorunda kalacağız?How much severance pay will we have to pay Tom?
Tom hâlâ ev ödevinde Mary'ye yardım ediyor.Tom is still helping Mary with her homework.
Tom'a bunu yaptığı için para ödenmesi gerekiyordu.Tom was supposed to be paid for doing that.
Tom her şeyin bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom is going to have to pay for everything.
Bunu yapmak için Tom'a ne kadar para ödendiğini merak ediyorum.I wonder how much Tom got paid to do that.
Sanırım saatte 30 dolar ödetmelisin.I think you should charge $30 an hour.
Tom'un bu faturayı ödemek için otuz günü var.Tom has thirty days to pay this bill.
Bunu yapmak için bize ne kadar para ödersin?How much would you pay us to do that?
Bu fatura bedelini ödemem gerektiğini mi düşünüyorsun?Do you think I need to pay this bill?
Tom her şeyi ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for everything.
Tom Mary'ye üç yüz dolar ödedi.Tom paid Mary three hundred dollars.
Tom her şeyi ödeyeceğini söylüyor.Tom says he'll pay for everything.
Bu mobilya için çok para ödedik.We paid a lot for this furniture.
Tom'un şimdi iyi ödeyen bir işi var.Tom now has a job that pays well.
Tom her şey için ödeme yapmalı.Tom needs to pay for everything.
Bunu ödeyebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can afford that.
Tom her şeyin bedelini ödemelidir.Tom should pay for everything.
Ne kadar ödememiz gerekecek?How much will we need to pay?
Ne kadar ödemek zorunda kalacağız?How much will we have to pay?
Tom bunun bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for it.
Ne kadar ödememiz gerekiyor?How much do we need to pay?
Bu içecekleri kim ödedi?Who paid for these drinks?
Tom vergilerini ödemedi.Tom hasn't paid his taxes.
Kahveyi kim ödedi?Who paid for the coffee?
Tom ödememe izin vermezdi.Tom wouldn't let me pay.
Öğle yemeğini kim ödedi?Who paid for lunch?
Ödememi mi bekliyorsun?Do you expect me to pay?
Öğrenciler çok eski zamanlardan beri ev ödevleri hakkında yakınıyorlar.Students have complained about homework assignments since time immemorial.
Tom Mary'yi onun ev ödevini yapmasına yardım etmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to talk Mary into helping him do his homework.
Yeterli param yoktu, bu yüzden kredi kartıyla ödedim.I didn't have enough cash, so I paid by credit card.
Tom, öğrenci kredilerini geri ödemeye çalışıyor.Tom is struggling to pay back his student loans.
Tom akşam yemeğini ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid for dinner and left the restaurant.
Böyle yüksek bir bedeli ödemeye istekli değildim.I wasn't willing to pay such a high price.
Böyle yüksek bir bedel ödemeye razı değilim.I'm not willing to pay such a high price.
Tom ve Mary bunu ödeyecekler.Tom and Mary are going to pay for this.
Taksiye ödeme yapan kişi Tom'du.Tom was the one who paid for the taxi.
Tom'un her şey için ödeme yapmasına gerek yoktu.Tom didn't need to pay for anything.
Telefon faturanı henüz ödedin mi?Have you paid your phone bill yet?
Tom'un bu kadar çok ödemesine gerek yoktu.Tom didn't need to pay that much.
Tom o kadar çok para ödemek zorunda değildi.Tom didn't have to pay that much.
Tom borçlarını ödemek istedi.Tom wanted to pay off his debts.
Tom nakit ödemek istemiyor.Tom doesn't want to pay in cash.
Tom nakit ödemek istemedi.Tom didn't want to pay in cash.
Su faturasını ödemeyi unuttum.I forgot to pay the water bill.
Tom'a bunu yapması için çok para ödendi.Tom got paid a lot to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod