Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu çok fazla ev ödevi.This is too much homework.
Ev ödevi o kadar karmaşık ki sınıftaki hiç kimse onu bitirmedi.The homework was so complex that no one in class finished it.
Onun bana geri ödemesini istediğimde, duymazdan gelir.When I ask him to pay me back, he turns a deaf ear.
Bu ayın kirasını ödedin mi?Did you pay the rent this month?
Tom ev ödevini yaptı.Tom has done his homework.
Kimse ödeme almadı.Nobody got paid.
Onlar bugün ödeme almak istiyor.They want to get paid today.
Neden ev ödevimiz var?Why do we have homework?
"Senin köpeğin ev ödevimi yedi." "Kesinlikle hayır!""Your dog ate my homework." "Definitely not!"
Mastercartla ödeme yapabilir miyim.?Could I pay via Mastercard?
Ödemek zorunda değildim.I didn't have to pay.
Ne zaman sana ödünç verdiğim parayı geri ödeyeceksin?When are you going to pay me back the money I lent you?
Bu, isteğe bağlı olsa da hala ev ödevini yapman gerekiyor.Even though it's optional, you should still do the homework.
Ev ödevini tamamladın mı?Have you completed your homework?
Ev ödevin hazır mı?Is your homework done?
Bir macera için zorunlu olarak ödemek zorunda değilsiniz.For an adventure you do not necessarily have to pay.
Bu ay tüm faturalarımı ödeyemem.I can't pay all my bills this month.
Ödemeyi yapan benim.It is me who is paying.
Üzgünüm ama aşırı kilo ücreti ödemeniz gerekecek.I'm sorry, but you'll have to pay an excess weight fee.
Neden benim garajıma arabamı koyman için sana ödeme yapmam gerekiyor?Why should I pay you to put my car in my garage?
Hiç kimse henüz ödemedi.No one has paid yet.
Ne kadar ödeyebilirsin?How much can you pay?
Tom borcunu ödedi.Tom paid off his debt.
O daha sonra tamamen ödeyecek.It'll pay off later on.
Zor iş ödendi.The hard work paid off.
Kirayı ödemeyi unuttum.I forgot to pay the rent.
Bu durumda fiyatın sadece yarısını ödemek zorundasın.In that case you only have to pay half the price.
O fatura ödemeyi asla unutmaz.He never forgets to pay a bill.
Eğer kefalet ödeyemezsen hapishanede kalmak zorunda kalacaksın.If you can't make bail, you'll have to stay in jail.
Politikacı bütün vergilerini ödediğini ve yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.The politician said that he had paid all his taxes and done nothing illegal.
Bazı zengin insanlar vergilerde adil paylarını ödemez.Some wealthy people don't pay their fair share in taxes.
Bazı zengin insanlar ve şirketler vergilerde adil paylarını ödemez.Some rich people and corporations don't pay their fair share in taxes.
Mary öğrenci kredilerini geri ödemek için mücadele ediyor.Mary is struggling to pay back her student loans.
Ben o duvarı ödemeyeceğim.I'm not going to pay for that wall.
Kim duvarı ödeyecek?Who will pay the wall?
Bu biletleri kim ödeyecek?Who's going to pay for these tickets?
Tom'un biletini ödedim.I paid for Tom's ticket.
Bunun hepsi için kim ödeme yapacak?Who's going to pay for all of this?
Onun için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay for that?
Sen ev ödevini yapmak yerine aptal müzik kutusunu tekrar izliyorsun!You're watching the idiot box again instead of doing your homework!
Dört şirketten biri hiç vergi ödemez.One in four corporations doesn't pay any taxes.
Hiç kimse vergi ödemeyi sevmiyor.Nobody likes to pay taxes.
O genellikle onun ödevlerinde ona yardım etti.She generally helped him with his homework.
Üzgünüm, ev ödevimi evde unuttum.I'm sorry, I forgot my homework at home.
Ev ödevi olarak, öğrenciler bir rapor yazacak.As homework, the pupils will be writing a report.
Tom akşam yemeği için ödedi.Tom paid for dinner.
Tom geçen ay kirasını ödemedi.Tom didn't pay his rent last month.
Tom hâlâ ev ödevini yapmadı.Tom still hasn't done his homework.
Tom'un yapacak biraz ev ödevi var.Tom has some homework to do.
Onlar akşam yemeğinden sonra ev ödevlerini bitirebilirler.They can finish their homework after dinner.
Kayıt sadece peşin ödemeden sonra geçerlidir.Registration is only valid after payment in advance.
Tom mutfak masasında ödevini yaptı.Tom did his schoolwork at the kitchen table.
Sadece canım matematik ödevi yapmak istemiyor.I just don't feel like doing my math homework.
Bir sağlık faturasını ödemek zorundayım.I have to pay a medical bill.
Tom'a ödeme yapılmıyor.Tom doesn't get paid.
Onlar bize ödetti.They made us pay.
Ev ödevin nerede?Where is your homework?
Lütfen ev ödevini çıkar!Please get out the homework.
Ben ödeme almıyorum.I'm not getting paid.
Ben onun parayı geri ödediğini düşünüyorum.I think that he repaid the money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod