Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yaptıkları için ödeyecek.Tom will pay for what he did.
Tom yaptıklarının karşılığını ödeyecek.Tom will pay for what he did.
Sen hala onun için ödemek zorundasın.You still have to pay for it.
Sana bunun için ödeme yapılıyor mu?Are you getting paid for this?
Telefon faturanı ödedin mi?Have you paid your phone bill?
Tom fidyeyi ödemeyi reddetti.Tom refused to pay the ransom.
Orada bir ödemeli telefon var.There's a pay phone over there.
Tom'un kendi borçlarını ödemesi gerekir.Tom needs to pay his own debts.
Neden sana o kadar çok ödemem gerekiyor?Why should I pay you that much?
Bütün bunları kim ödeyecek?Who's going to pay for all this?
Biz bunun için nasıl ödeyeceğiz?How are we going to pay for that?
Bunun için nasıl ödeme yapacaksınız?How are you going to pay for that?
Onlar henüz bana bir şey ödemedi.They haven't paid me anything yet.
Biraz daha fazla ödemek zorunda kalabilirsin.You may have to pay a little more.
Tom benden ödünç aldığı parayı geri ödedi.Tom paid back the money he owed me.
Tom'a üç yüz dolar ödendi.Tom was paid three hundred dollars.
Onlar sana peşin ödeme yaptıkları için şanslısın.You're lucky they paid you in advance.
Tom her şey için ödeme yapmamı bekliyordu.Tom expected me to pay for everything.
Tom bütün borçlarını tamamen ödemek için çalışıyor.Tom is trying to pay off all his debts.
Peşin olarak ödemek zorunda olacaksın.You're going to have to pay in advance.
Biz onlara borçlu olduğumuz her şeyi onlara geri ödedik.We paid them back everything we owed them.
Benim her şey için ödeme yapmamı bekleyemezsiniz.You can't expect me to pay for everything.
Sana yeterince iyi ödeniyor, değil mi?You're being paid well enough, aren't you?
Bize her ayın üçüncü cumasında ödeme yapılır.We get paid on the third Friday of every month.
Ben kullanmadığım servislere ödeme yapmaya inanmam.I don't believe in paying for services I don't use.
Ödemek zorunda olduğundan daha fazla ödeme yapmak istemiyorsun, değil mi?You don't want to pay more than you have to, right?
O iş için ne kadar ödendiğini hiç Tom'a sordun mu?Did you ever ask Tom how much he was paid for that job?
O bir fatura ödedi.He paid a bill.
Tom faturayı ödememi istedi.Tom told me to pay the bill.
Tom bana söylememem için 300 dolar ödedi.Tom paid me 300 dollars not to tell.
Tom'a kirasını ödemeyi unutmamasını söyle.Tell Tom not to forget to pay his rent.
Kiramı benim için kimin ödediğini bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me who paid my rent for me?
Tom bana ödeme konusunda endişe etmemem gerektiğini söyledi.Tom told me I didn't need to worry about paying.
Tom bana ev ödevimde yardım edeceğini söyledi.Tom told me he was going to help me with my homework.
Kaç kez ev ödevini yapmanı söylemek zorundayım?How many times do I have to tell to do your homework?
Onların ödemek için ne kadar istekli olduğu henüz bana söylenmedi.I haven't yet been told how much they are willing to pay.
Eğer öğretmenine ev ödevini kaybettiğini söylersen, sana inanmaz.If you tell your teacher you lost your homework, she won't believe you.
Lütfen ev ödevini tamamla.Please complete your homework.
Ben hâlâ Tom'a ödeme yapmadım.I still haven't paid Tom.
Diş hekimime ödeme yapmadan klinikten ayrıldım.I walked out of the clinic without paying my dentist.
Sonuçta yapacak ev ödevin vardı.You had homework to do after all.
Ayrıca hazırlayacak ev ödevin vardı.After all, you had homework to prepare.
Şu an ödevini yapıyor.He is doing his homework now.
Kanadalı sağlık sistemi vergi gelirleri ile ödenir.The Canadian health care system is paid for by tax revenue.
Oh hayır, ev ödevimi yapmadım.Oh no, I didn't do my homework.
Ödeme yapmak zorunda değilsin.You don't have to pay.
O öğrencilerinin onun ev ödevini unutmamalarını istedi.She asked her students not to forget her homework.
Öğretmenimiz bize ev ödevimizi unutmamamızı hatırlattı.Our teacher reminded us not to forget our homework.
Biz nakit olarak ödemeliyiz.We must pay in cash.
Otele ödeme yapacak kadar paramız var.We have enough money to pay for the hotel.
Bu polis memurunun bize para cezası ödetme yetkisi vardır.This police officer has the authority to make us pay a fine.
Kasada ödeme yaparsınız.Pay at the cash register.
O henüz ev ödevini yapmadı.She hasn't done her homework yet.
O, yatmadan önce ödevini bitirir.He finishes his homework before going to bed.
Dersin ilk günü, ödevini yapmak için ihtiyaç duyduğu ders kitabını satın aldı.The first day of the course he bought the textbook which he needed to do his homework.
Bir mağazada bir şey kırarsanız bunun için ödeme yapmalısınız.In a store if you break something you must pay for it.
İşletmelerin çalışanlarına adil bir ücret ödemeleri gerekir.Businesses should pay a fair wage to their employees.
Tom cezalarını ödeyemediği için 200 dolar para cezasına çarptırıldı.Tom was fined $200 for not being able to pay his fines.
Her yıl bu derneğe 100 Euro ödeme yapıyoruz.Every year we pay 100 euros to this association.
Tamir için ödeme yapmak zorunda kalacaksın.You're going to have to pay for the repair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod