Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar bana ödeme yapmadı.They didn't pay me.
Ödevimi şimdi bitiriyorum.I'm just finishing off my homework.
Ben sadece ödevimi bitiriyorum.I'm just finishing off my homework.
Tom oda için ödememiz gerektiğini ima etti.Tom hinted that we should pay for the room.
Sana bugün yerine yarın ödeme yapabilir miyim?Can I pay you tomorrow instead of today?
Faturayı zaten ödedim.I've already paid the bill.
Hiçbir şey ödemedim. Bana o ısmarladı.I didn't pay anything - he treated me.
Biz herhangi bir öğe için geri ödeme sunmuyoruz.We do not offer refunds on any item.
Ev ödevim beklediğimden daha kolaydı.My homework was easier than I expected.
Ev ödevim beklediğimden daha uzun sürdü.My homework took longer than I expected.
Ev ödevinde sana yardım etmemi bekleme.Don't expect me to help you with your homework.
Bilgiye yatırım her zaman en iyi faizi öder.An investment in knowledge always pays the best interest.
Tom'a o kadar çok para ödenmiyor.Tom doesn't get paid all that much.
Bu iş için ne kadar ödedin?How much did you pay for the labor on this?
O bir gün bunu ödeyecek.He shall pay for this one day.
Onlar yiyecek için beş dolar ödedi.They paid five dollars for the food.
Henüz Tom'a ödeme yapmadı.She hasn't paid Tom yet.
O hâlâ ödevini yapmadı, bu nedenle öğretmeni onun hakkında endişelenmeye başlıyor.He has not yet done his homework, so his teacher begins to worry about him.
Tom onu peşin ödedi.Tom paid for it in a lump sum.
Ev ödevi yapmakla meşgulüm.I'm busy doing homework.
Tom henüz Mary'ye ödeme yapmadı.Tom hasn't paid Mary yet.
Beş rubleden fazla ödeme yapmayınız.Don't go above five rubles.
Ödeme yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to pay?
Onun ödevini yapıp yapmadığı kesin değil.It's not certain whether he carried out his assignment.
Bunun bedelini ödeyeceksin!You're gonna pay for this!
Sadece kısmi ödemeye param yeter.I can only afford to make a partial payment.
Tom sık sık ev ödevinde Mary'ye yardımcı olur.Tom often helps Mary with her homework.
Akşam yemeğini ödemek için benim sıram.It's my turn to pay for dinner.
Ben ödevim üzerinde çalışıyorum.I'm working on my homework.
Ev ödevini yapmak hoşuna gidiyor mu?Do you like to do homework?
Neden ödev yapmıyorsun?Why don't you do homework?
Bazı öğrenciler ödevlerini bitirdiler.Some students finished their homework.
"Yaz ödevine başladın mı?" "Hey, aklıma kötü şeyler sokma.""Have you worked on your summer homework?" "Hey, don't make me think of bad things."
Tom ebeveynlerine ev ödevinin olmadığını söyledi.Tom told his parents that he had no homework.
Bu okulda hiç not yok ve öğrencilere ev ödevi verilmez.At this school, there are no grades and students have no homework.
Çocuklarım ödevlerini henüz bitirdi.My children have just finished their homework.
Şimdi bana otuz dolar ver ve ben sana pazartesi günü geri ödeyeceğim.Give me thirty dollars now and I'll pay you back Monday.
Hızlı ödeme takdir edilecektir.Prompt payment will be appreciated.
Arabanız için ne kadar ödediniz?How much did you pay for your car?
Bunu yapmam için bana para ödemedin.You couldn't pay me to do that.
Bize ne zaman ödeme yapılacak?When are we going to be paid?
Tom borçlarını zamanında öder.Tom pays his debts promptly.
Tom Mary'nin ev ödevinde ona yardımcı olmasını istiyor.Tom wants Mary to help him with his homework.
Tom arkadaşlarına ev ödevlerinde yardım etti.Tom helped his friends with their homework.
Tom bunu ödeyecek.Tom will pay for this.
O kirayı faiziyle ödedi.She paid the rent with interest.
Her zaman ayın ilk günü kiranı ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Kiranı her zaman ayın ilk gününde ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Her şeyin bedelinin ödenmesi gerekiyor.Everything has to be paid for.
Ona biraz para ödünç para verdim ama onu henüz geri ödemedi.I lent him some money, but he hasn't paid it back yet.
Senin ödevini kopyalamıyorum.I'm not copying your homework.
Emily ödevini yapıyor.Emily is doing her homework.
Emily ev ödevini yaptıktan sonra bir şeyler yiyecek.Emily will eat something after doing her homework.
O, Tom'a iyi ödeme yapar.He pays Tom well.
Mary Tom'a iyi ödeme yapar.Mary pays Tom well.
Biz Tom'a iyi ödeme yaparız.We pay Tom well.
Onlar Tom'a iyi ödeme yaparlar.They pay Tom well.
Hayır, onu ödeyeceğim.No, I'll pay for it.
Mükemmel saatleri olan iyi ödeyen bir işim var.I have a good-paying job with excellent hours.
Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.The amount payable on the electricity bill was low.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod