Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O ödülü hak ediyor.He deserves the prize.
Ödülü kazanmış olmaktan gurur duyuyor.He is proud of having won the prize.
O, ödül almak için çok çalıştı.He worked hard in order to get the prize.
Parayı oracıkta ödedi.He paid the money on the spot.
Büyük odayı kendisine aldı.He has the large room to himself.
O, odada yalnızdı.He was alone in the room.
O, odaya doğru gitti.He made his way to the room.
O, odayı düzenledi.He put the room in order.
Ödül almaya hak kazandı.He is entitled to receive the reward.
Handa benim için bir oda ayırttı.He booked a room for me at the inn.
Ona cömert bir aylık maaş ödenir.He is paid a handsome monthly salary.
O, satranç turnuvasında birincilik ödülünü aldı.He carried off the first prize at the chess tournament.
Kayıp anahtar için odayı aradı.He searched the room for the lost key.
Onun Nobel Ödülü alma hırsı var.He has an ambition to get a Nobel Prize.
Bir yabancı ile otel odasını paylaşmak zorunda kaldı.He had to share the hotel room with a stranger.
Çoktan benim ödevimi bitirdi.He has already done my homework.
O, ev ödevini daha önce bitirdi.He has already finished his homework.
O, ev ödevini henüz bitirdi mi?Has he finished his homework yet?
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
Yakacak odun için sandalyeyi kırdı.He broke up the chair for firewood.
O, asla odasını temizlemedi.He has never cleaned his room.
O, birincilik ödülünün peşindeydi.He was after the first prize.
O, birincilik ödülü kazanacak.He will win the first prize.
O, hizmetçiye odasını süpürttü.He had the maid sweep his room.
O, bizi odaya girmememiz için uyardı.He warned us not to enter the room.
O, bir öğrenciye bir oda kiralıyor.She rents a room to a student.
O, öğrencileri odadan kovdu.He expelled the students from the room.
O, onu ödemeyi ihmal etmeyecek.He will not fail to pay it.
Bankadan bir sürü ödünç para aldı.He borrowed a lot of money from the bank.
Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.He knows better than to lend you money.
O, sana kitabını ödünç verecek.He'll lend you his book.
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.He is the last person to pay out of his own pocket.
O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.He never borrows nor lends things.
Peşin mi ya da çekle mi ödeyeceği konusunda o hiçbir şey söylemedi.He didn't say anything as to whether he was going to pay in cash or by check.
O, çiftliği için yüksek bir kira ödemek zorunda kaldı.He had to pay a high rent for his farm.
Parasını yüksek faiz oranıyla ödünç veriyor.He lends money at a high rate of interest.
O, şimdi ev ödeviyle meşgul.He's busy with his homework now.
O, şimdi odasındaki şeyleri düzenliyor.He is now setting things in order in his room.
O, kefaretini ödüyor.He is doing penance.
O, üçüncülük ödülünü kazandı.He won the third prize.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
Parayı bir kerede ödemem gerektiğini talep etti.He demanded that I should pay the money at once.
Bize yüksek ücret ödemeye söz verdi.He promised to pay us high wages.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
O bana odayı terkettirdi.He let me leave the room.
O bana odayı süpürmemi emretti.He ordered me to sweep the room.
O bana iki kitap ödünç verdi.He lent me two books.
O benim odama girdi.He entered my room.
O benim odama geldi.He came into my room.
Beni gördüğü anda odadan ayrıldı.He left the room the moment he saw me.
O kendisini odasına kapatmıştı.He confined himself to his room.
Her zaman odasının küçük olmasından yakınır.He is always complaining of his room being small.
Odasının küçük olmasından yakındı.He complained of his room being small.
O, odasına girdi.He entered his room.
Odasını temizliyordu.He was cleaning his room.
Onun kendi odası var.He has his own room.
Ödünç aldığı tüm parayı geri verdi.He gave back all the money he had borrowed.
O, borcun ödenmesini talep etti.He demanded payment of the debt.
O, borcunu ödemedi ve gözden kayboldu.He did not pay the debt and disappeared.
Ona haftalık ödenir.He is paid by the week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod