Ben para ödünç veriyorum.I lend money.
Ödevimi bitirdikten sonra sonunda televizyon izleyebildim.Having done my homework, I could finally watch television.
Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.I objected to his paying the bill.
Gözlüğüm için odama gitmesini istedim.I asked him to go to my room for my glasses.
On dolar ödemeye niyetim yok.I am not about to pay ten dollars.
1999 için pazar gelişimi üzerine odaklanacağım.I'll focus on the market development for 1999.
Birincilik ödülünü kazanabildim.I was able to win the first prize.
Birincilik ödülü için onunla yarıştım.I competed with him for the first prize.
Evime bir oda ilave ettim.I added a room to my house.
Saat dokuza kadar ev ödevimi bitireceğim.I will finish my homework by nine.
Ev ödevimde bana yardım etmeni istiyorum.I want you to help me with my homework.
Parayı peşin ödemeni istiyorum.I'd like you to pay the money in advance.
Ev ödevinde sana yardım etmek istiyorum.I want to help you with your homework.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Ev ödevimi yapamayacak kadar çok uykuluyum.I'm too sleepy to do my homework.
Her zaman ev ödevimle meşgulüm.I'm always busy with my homework.
Ben her zaman ev ödevimi yapmayı ertelerim ve başım belaya girer.I always put off doing my homework and get into trouble.
Kuzenimden 1,000 yen ödünç aldım.I borrowed 1,000 yen from my cousin.
Bir odada klima olmadan uyumaya alışkınım.I'm accustomed to sleeping in a room without air conditioning.
Anahtarı bu odada bir yere bırakmış olabilirim.I may have put the key somewhere in this room.
Bu çanta için 200 dolar ödedim.I paid $200 for this bag.
Bu bagajın derhal odama taşınmasını istiyorum.I want this luggage carried to my room at once.
Bu saat için en az 1,000 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay no less than 1,000 dollars for this watch.
Bu sözlük için 1,500 yen ödedim.I paid 1,500 yen for this dictionary.
Bu atlas için 2,000 yen ödedim.I paid 2,000 yen for this atlas.
Bu odadaki mobilyaların düzenini seviyorum.I like the arrangement of the furniture in this room.
Bu odayı bir öğrenciye kiralamak istiyorum.I want to let this room to a student.
Ben odayı rahat yapacağım.I'll make the room comfortable.
Odayı kız kardeşimle birlikte kullanıyorum.I use the room with my sister.
Ben bu işitme cihazı için 20.000 yen ödedim.I paid twenty thousand yen for this hearing aid.
Bu kitap için 800 yen ödedim.I paid 800 yen for this book.
Ev ödevimi bitiriyorum.I'm finishing my homework.
Valizimi odama taşıttım.I had my suitcase carried to my room.
Zaten ev ödevimi bitirdim.I have already finished my homework.
Sadece en fazla 100 dolar ödeyebilirim.I can only pay 100 dollars at most.
Ben o zaman odamı temizliyordum.I was cleaning my room for that time.
Ben bu küçük odayla ilgili en iyisini yapmak zorundayım.I have to make the best of that small room.
Ben o zaman ev ödevimi yapıyordum.I was doing my homework then.
Araba için ödeme yapamam.I can't pay for the car.
Maaşını hemen ödedim.I paid his wages on the spot.
Ben adamın odaya girdiğini gördüm.I saw the man enter the room.
Odaya girdiğimde onu gördüm.I caught sight of him as I entered the room.
Odada bir kâğıt buldum.I found a piece of paper in the room.
Kitap için iki bin yen ödedim.I paid two thousand yen for the book.
Ben kitap için üç dolar ödedim.I paid 3 dollars for the book.
Geri almak için çok miktarda para ödemek zorunda kaldım.I had to pay a large sum of money to get it back.
Ben az önce odamı temizledim.I have just cleaned my room.
Ödevimin sadece üçte birini bitirdim.I have just finished one third of my assignment.
İngilizce ödevimi yapmayı henüz şimdi bitirdim.I have just now finished doing my English homework.
Ben ev ödevimi bitirdim.I have finished my homework.
Tom ve Paula'ya kameramı ödünç verdim.I lent Tom and Paula my camera.
Hamala valizlerimi odama taşıttım.I had the porter take my suitcases to my room.
Ben bir yabancıyla otel odasını paylaşmak istemiyorum.I don't want to share the hotel room with a stranger.
Ben Mary'ye biraz para boçluyum ve gelecek pazartesiye kadar ona geri ödemeliyim.I owe Mary some money and must pay her back by next Monday.
Sonunda ödevim bitti.My homework was finally finished.
Ödevimi güçlükle bitirdim.I finished my homework with difficulty.
Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.I often help my brother with his homework.
Sahip olduğum az miktarda parayı ona ödünç verdim.I lent him what little money I had.
Bana saat başı on dolar ödenir.I am paid 10 dollars an hour.
Ona benim kalemimi ödünç verdim.I lent my pencil to him.