öbürü ile cümle

öbürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Mert különben még mikor amaz távol van, követséget küldvén, megkérdezi a békefeltételeket.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.No caso contrário, enquanto o outro ainda está longe, manda embaixadores, e pede condições de paz.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Om så icke är, måste han ju, medan den andre ännu är långt borta, skicka sändebud och underhandla om fred.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Se no, mentre l'altro è ancora lontano, gli manda un'ambasceria per la pace
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Sic jinak, když ještě podál od něho jest, pošle posly k němu, žádaje toho, což by bylo ku pokoji.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.S`il ne le peut, tandis que cet autre roi est encore loin, il lui envoie une ambassade pour demander la paix.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Wo nicht, so schickt er Botschaft, wenn jener noch ferne ist, und bittet um Frieden.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Ει δε μη, ενω αυτος ειναι ετι μακραν, αποστελλει πρεσβεις και ζητει ειρηνην.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Иначе, докато другият е още далеч, изпраща посланици да искат условия за мир.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Иначе, пока тот еще далеко, он пошлет к нему посольство просить о мире.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.Коли ж нї, то ще як той далеко, посли піславши, просить примирря.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.ואם לא ושלח אליו מלאכים בעודנו רחוק לבקש שלום׃
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.وإلا فما دام ذلك بعيدا يرسل سفارة ويسأل ما هو للصلح.
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.若 是 不 能 、 就 趁 敵 人 還 遠 的 時 候 、 派 使 者 去 求 和 息 的 條 款
Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.若是 不 能 、 就 趁 敵人 還遠 的 時候 、 派 使者 去 求和 息 的 條款
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Energía potencial eléctrica fue sólo es la cantidad total de trabajo es necesario moverlo de aquí a aquí.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.전기위치에너지는 일이 이것을 여기서 여기로 옮기기 위해 얼마나 필요한지 보여주는 것이었습니다
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Potenciální energie elektrostatického pole nám říkala, kolik práce celkem potřebujeme k přesunu odsud sem.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.Потенциалната електрическа енергия беше това, колко общо работа е нужна, за да се премести от тук до тук.
Elektrik potansiyel enerji bu parçacığı bu noktadan öbürüne taşımak için yapılan toplam iş miktarı.האנרגיה הפוטנצילית החשמלית הייתה שווה לעבודה הדרושה להזיז את המטען מכאן לכאן.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Älä pidä talossasi kahdenlaista eefa-mittaa, suurempaa ja pienempää.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Aniž budeš míti v domě svém nejednostejného korce, většího a menšího.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Du må ikke have to Slags Efaer i dit Hus, en større og en mindre.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.du skal ikke ha to slags efa i ditt hus, en stor og en liten;
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.ej heller skall du i ditt hus hava två slags efa-mått, ett större och ett mindre.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.네 집에 같지 않은 되 곧 큰 것과 작은 것을 두지 말 것이요
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Não terás na tua casa duas efas, uma grande e uma pequena.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Nebudeš mať vo svojom dome rôznej efy, väčšej a menšej.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Ne imej v hiši svoji dvojne efe, večje in manjše.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Ne legyen a te házadban kétféle éfa: nagyobb és kisebb.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Non avrai in casa due tipi di efa, una grande e una piccola
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.No tendrás en tu casa medida grande y medida chica
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Să n'ai în casă două feluri de efă, una mare şi alta mică.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Trong nhà ngươi chớ có hai thứ ê-pha, một thứ già và một thứ non.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Trong nhà_ngươi chớ có hai thứ ê - pha , một thứ già và một thứ non .
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Tu n`auras point dans ta maison deux sortes d`épha, un grand et un petit.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.und in deinem Hause soll nicht zweierlei Scheffel, groß und klein, sein.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Δεν θελεις εχει εν τη οικια σου διαφορα μετρα, μεγαλον και μικρον.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.в доме твоем не должна быть двоякая ефа, большая и меньшая;
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.Да нямаш в къщата си различни ефи, голяма и малка.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.לא יהיה לך בביתך איפה ואיפה גדולה וקטנה׃
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.لا يكن لك في بيتك مكاييل مختلفة كبيرة وصغيرة.
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.你 家 裡 不 可 有 一 大 一 小 、 兩 樣 的 升 斗
Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.你 家 裡 不 可 有 一 大 一 小 、 兩樣 的 升斗
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.A tudatod, ami magaddá tesz téged, ami magammá tesz engem -- az csak egy menetet kap.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.A vossa consciência de vocês, a minha consciência de mim mesmo, tudo isso desaparecerá.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Conștiința voastră, eul vostru, eul meu... acest lucru primește o singură șansă.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ihr Bewußtsein, das Sie-Sein von Ihnen, das Ich-Sein von mir -- das bekommt diesen einen Versuch.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Je bewustzijn, jouw jou-heid, mijn mij-heid zijn geen blijvertjes.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Kesadaran Anda, Anda di dalam diri Anda, saya di dalam diri saya -- semua akan lenyap.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.여러분의 의식, 여러분 다움이라던가 나다움 같은 것들이 이러한 것들이 지속하게 하죠.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.La conciencia de su propio ser, la conciencia de mi yo, eso no perdurará.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.La vostra coscienza, la coscienza di voi stessi, la coscienza di me stesso -- quella sparirà.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Vaše vědomí - podstata vašeho já, podstata mého já - to bude pryč.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Votre conscience, votre conscience de vous, ma conscience de moi -- ça, ça disparaîtra.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ý thức của các bạn, cái tôi của các bạn, cái tôi của tôi -- những cái đó chỉ có một cơ hội này thôi.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Η συνείδησή σας, το είναι σας, το είναι μου -- υπάρχει μόνο για μία και μοναδική φορά.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ваша свідомість, ваше я, моє я -- це все зникне.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Ваше сознание, ваше "Я" и моё "Я" — это уходит.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Вашето съзнание, ви-частта от вас, ми-частта от мен -- тези неща ще си отидат.

İlgili Sayfalar