öğretmenler ile cümle
öğretmenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnuitlerse öğretmenlerimdi.והאינואיטים היו מוריי.
İnuitlerse öğretmenlerimdi.وكان اهل الاسكيمو أساتذتي
İnuitlerse öğretmenlerimdi.そうして私はこの極地という世界に
"İyi adamlar birazdan gelecek çocuklar, şimdi gülümseyin." diyen öğretmenler de vardı.事件の間落ち着きを失わず 子供たちにこう言い聞かせました 「いいこだから待っててね 助けが来るから 笑顔を見せて」 やがて助けがきました 最初に現場に駆けつけた人が
"İyi adamlar birazdan gelecek çocuklar, şimdi gülümseyin." diyen öğretmenler de vardı.我們知道有些老師,躲在教室裡 冷靜的鼓舞學生並說: "等好人來,他們快到了,笑一下給我看"
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.De erbjuder också en miljö där lärare samarbetar för att ringa in det bästa arbetssättet.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Ein Umfeld wird geschaffen für die Zusammenarbeit unter Lehrern, um gute Methoden zu fördern.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Forniscono anche un ambiente in cui gli insegnanti lavorano insieme per strutturare buone pratiche.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Họ cũng tạo môi trường để giáo viên cùng làm việc để định hình ra phương pháp tốt.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.이런 국가에서는 교사들이 함께 일하는 환경을 제공하는데, 이는 협력을 통해 좋은 관행을 만들어 나가기 위해서이죠.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Kreuje się również środowisko nauczycielskie tak, aby ustanowić obowiązującą praktykę.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Poskytují prostředí, v němž učitelé spolupracují, aby se vytvořily postupy dobré praxe.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Proporcionan un ambiente en el que los profesores puedan trabajar juntos para crear buenas prácticas.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Se oferă și un mediu în care profesorii lucrează împreună pentru a crea metode eficiente.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Também oferecem um ambiente em que os professores trabalham juntos para divulgar boas práticas.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Zij bieden ook een omgeving aan waar leraren samenwerken om goede praktijken te ontwikkelen.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Παρέχουν επίσης το περιβάλλον στο οποίο οι καθηγητές συνεργάζονται, για τον ορισμό καλών πρακτικών.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Они создают среду, в которой учителя работают вместе, чтобы сформировать наилучшие методы.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.Також вони забезпечують умови, в яких вчителі разом працюють над виробленням кращих методів.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.הן מספקות גם סביבה שבה המורים עובדים ביחד ליצירת פרקטיקה טובה.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.كما توفر المناخ المناسبالذي يمكن المدرسين من العمل معا لخلق ممارسات جيدة.
İyi çalışmaları desteklemek için öğretmenlere birlikte çalışmaları için uygun ortam sağlıyorlar.環境を整えるとともに 専門性を高められるように
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.Cela permet de comprendre qui s'y prend bien, et de voir avec eux les techniques qu'ils utilisent.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.Ebből tudjuk meg, hogy ki az aki jól teljesít és tőlük megtudhatjuk milyen módszereket használnak.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.E isso permite-nos compreender quem está a fazê-lo bem, e chamá-los, e perceber que técnicas são essas.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.E questo ci permette di individuare chi lavora bene, studiarli e scoprire quali siano le loro tecniche.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.그래서 누가 잘하고 있는지 알게 된다면 불러내다가 교수방법을 다른 선생님들과 공유하도록 하는거죠.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.To nám pomôže zistiť, kto je na tom dobre, zamerať sa na nich a zistiť, aké techniky používajú.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.To nám pomůže zjistit, kdo je na tom dobře, zaměřit se na ně a zjistit, jaké techniky používají.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.To też pozwala nam zrozumieć kto robi to dobrze, oraz dowiedzieć się co to za metody.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.Y eso nos permite comprender quién lo está haciendo bien, y llamarlos para averiguar cuáles son sus técnicas.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.И это позволит нам понять, кто работает хорошо, вызывать их, посмотреть на их методы преподавания..
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.Това ни позволява да разберем кой го прави добре, и да им се обадим, и да разберем техните техники.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.וזה מאפשר לנו להבין מי עושה זאת היטב, ולזמן אנשים אלה ולמצוא מה השיטות שלהם.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.ويسمح لنا بمعرفة من يعمل بشكل جيد, لدعوتهم, لنتعرف على تقنياتهم.
İyi öğretmenleri fark edip, onlardan kullandıkları teknikleri öğrenme şansı veriyor.そうした教師たちを呼んで、その技術を学ぶことが可能です。 もちろん、現在デジタルビデオは安くなっています。
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Bleiben gute Lehrer und gehen schlechte?"
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Czy dobrzy nauczyciele zostają, a źli odchodzą?"
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Vajon a jó tanárok maradnak és a rosszak mennek el?"
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Zostávajú dobrí učitelia a odchádzajú tí zlí?"
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Zůstávají dobří učitelé a odcházejí ti špatní?"
"İyi öğretmenler kalıyor da, kötü öğretmenler gidiyor mu?""Οι καλοί δάσκαλοι μένουν και οι κακοί φεύγουν;"
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.A jó tanárok nem akarnak oda menni, ahol a legnagyobb szükség van rájuk.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Bra lärare vill inte arbeta på just de platser där de behövs som mest.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Dobří učitelé nechtějí chodit přesně do míst, kde jsou nejvíce potřeba.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Dobrý učitelia nechcú ísť do týchto oblasti, kde sú najviac potrebný.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Dobrzy nauczyciele nie pojadą do miejsc, gdzie są najbardziej potrzebni.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Giáo viên giỏi không muốn đến những nơi họ được cần đến nhất.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Gode lærere har ikke lyst til at tage hen, hvor de gode lærere er mest nødvendige.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Goede leraren willen net niet naar die plaatsen gaan waar ze het hardst nodig zijn.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Guru-guru yang bagus tidak mau mengajar di tempat-tempat dimana keberadaan mereka sangat dibutuhkan.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Gute Lehrer wollen gerade nicht an die Orte gehen, an denen sie am meisten gebraucht werden.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Hyvät opettajat eivät halua mennä juuri niihin paikkoihin, missä heitä eniten tarvittaisiin.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.I bravi insegnanti non vogliono andare proprio in quei posti dove sarebbero più necessari.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.좋은 선생님들은 정말로 그들을 필요로 하는 곳에 가고 싶어하지 않는 거죠.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Les bons enseignants ne veulent pas aller précisément dans ces endroits où on a le plus besoin d'eux.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Los buenos maestros no quieren ir justamente a los lugares donde más se les necesita.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Os bons professores não querem ir para aqueles lugares onde são mais necessários.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Profesorii buni nu vor să meargă în exact acele locuri în care este cel mai mult nevoie de ei.
İyi öğretmenler kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde çalışmazlar.Οι καλοί δάσκαλοι δεν θέλουν να πηγαίνουν σε αυτά ακριβώς τα μέρη, όπου είναι περισσότερο αναγκαίοι.