öğretmenler ile cümle

öğretmenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Et les meilleurs profs furent les filles, pas les garçons.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Iar cei mai buni profesori erau fetele, nu băieții.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.최고의 교사는 남학생들이 아니라 여학생들이죠.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Las mejores profesoras eran las muchachas, no los chicos.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı. Muhteşemdiler.A najlepšími učiteľmi boli dievčatá, nie chlapci, a boli jednoducho úžasné.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı. Muhteşemdiler.A nejlepšími studenty byla děvčata, ne kluci. byli báječné.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı. Muhteşemdiler.Και οι καλύτεροι δάσκαλοι ήταν τα κορίτσια, όχι τα αγόρια, και ήταν εκπληκτικοί.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Najlepiej szło dziewczynom.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Och de bästa lärarna var flickorna, inte pojkarna.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Os melhores professores foram as raparigas, não foram os rapazes.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Und die besten Lehrer waren die Mädchen, nicht die Jungs.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.Và những giáo viên giỏi nhất là các học sinh nữ, không phải học sinh nam.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.И лучшими учителями были девочки, не мальчики.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.И най-добрите учители бяха момичетата, не момчетата.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.והמורות הטובות ביותר הן הבנות, לא הבנים.
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.وكان المعلمون الافضل من الاناث .. ليس الذكور
En iyi öğretmenler ise erkekler değil, kızlardı.本当に優秀でした
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.En la educación infantil trabajan profesores y educadores infantiles con formación en educación infantil.
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.Inom småbarnspedagogiken arbetar utbildade lärare i småbarnspedagogik och barnskötare.
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.L’éducation précoce emploie des enseignants et instituteurs formés dans le domaine de l’éducation précoce.
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.Varhaiskasvatuksessa työskentelee koulutettuja varhaiskasvatuksen opettajia ja lastenhoitajia.
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.في التربية المبكرة يعمل ‎‏معلمون للتربية المبكرة وراعون للأطفال قد تم تعليمهم.
Erken eğitimde eğitimli çocuk yuvası öğretmenleri ve çocuk bakıcıları görev almaktadır.幼儿教育按照科学教学法设计,而且有明确的教育目的。幼儿教育由受过专业培训的幼儿教师和护工提供。
Fen dersi öğretmenlerinin yıllardır kullandığı ve çarşıdan aldığımız standart oyun hamuru iletken.상점에서 구매할 수 있는 보통의 점토가 전기를 전도한다고 밝혀졌고, 고등학교 물리 교사들은 수 년간 이것을 이용해왔습니다.
Fen dersi öğretmenlerinin yıllardır kullandığı ve çarşıdan aldığımız standart oyun hamuru iletken.מתברר שבצק שקונים בחנויות מוליך חשמל, ומורים לפיזיקה בתיכון משתמשים בו כבר שנים.
Fen dersi öğretmenlerinin yıllardır kullandığı ve çarşıdan aldığımız standart oyun hamuru iletken.高校の物理の授業ではずっと前から使われています でも私たちが作った小麦粉粘土は
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.Alla grundskolelärare i Finland har magisterexamen.
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.En Finlande, tous les enseignants de l’école fondamentale sont titulaires d'un master.
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.En Finlandia, todos los profesores de educación básica tienen título universitario de máster.
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.Peruskoulun opettajilla on Suomessa kaikilla maisterin tutkinto.
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır. Temel eğitimde 1-6.芬兰所有基础教育的教师都持有硕士学位。基础教育中1至6年级的班级教师都接受了专业教育学的深造。7至9年级的教师都接受了所教课程的专业深造。
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.В Финляндии все учителя средней школы имеют диплом магистра.
Finlandiya’da temel eğitim öğretmenlerinin hepsi yüksek lisans yapmıştır.جميع معلمي مدارس التعليم الأساسي في فنلندا لديهم مؤهل تعليمي بدرجة ماجستير.
Fizik öğretmenlerini kızdırmak pahasına, birimleri siliyorum. -Je vais me débarrasser des unités. La plupart des instructeurs physique seraient grincer des dents.
Fizik öğretmenlerini kızdırmak pahasına, birimleri siliyorum. -Voy a deshacerme de las unidades.
Fizik öğretmenlerini kızdırmak pahasına, birimleri siliyorum. -سوف اتخلص من الوحدات معظم اساتذة الفيزياء سوف ينكمشون
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.De försäkrar sig om att unga lärare får möjlighet att se superpedagoger i arbete.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Eles asseguram que os jovens professores tenham a oportunidade de ver o trabalho dos mestres.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Fanno sì che gli insegnanti più giovani possano osservare gli insegnanti più esperti mentre insegnano.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Họ đảm bảo rằng các giáo viên trẻ có cơ hội xem giáo viên cấp cao làm việc.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Ils se sont assurés de donner aux jeunes enseignants une opportunité de voir les maîtres formateurs à l"œuvre.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Jonge leraren krijgen de kans meesters in het onderwijs aan het werk te zien.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Jungen Lehrkräften wurde die Möglichkeit gegeben, erfolgreichen Lehrmeistern beim Unterrichten zuzuschauen.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.상하이에서는 비교적 경험이 적은 교사들에게 베테랑 교사들이 어떻게 일하는 지 볼 수 있는 기회를 줍니다.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Mereka memastikan para guru junior mendapat kesempatan untuk melihat para guru senior bekerja.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Se aseguran de que los profesores más jóvenes tengan la oportunidad de ver trabajar a profesores magistrales.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Se asigură că tinerii profesori au şansa de a învăța de la cei cu experienţă.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.System zapewnia młodym nauczycielom możliwość podpatrywania starszych kolegów w pracy.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Ujistili se, že mladší učitelé dostanou příležitost sledovat starší učitele při práci.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Вони дають змогу молодшим учителям спостерігати за роботою професіоналів.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Они обеспечили молодым учителям возможность посмотреть на опытных коллег за работой.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.Те са осигурили на младите учители възможност да гледат учители-майстори по време на работа.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.הם מוודאים שמורים צעירים יקבלו הזדמנות לצפות במורים מנוסים בעבודה.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.فهم يتأكدون من حصول المدرسين الجدد على فرصة مشاهدة المدرسين المخضرمين وهم يعملون.
Genç öğretmenlerin usta öğretmenleri iş başındayken seyretme fırsatı bulmalarını sağlıyorlar.見て学べるように しています 毎週 教師の 勉強会があって
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.De fapt, sunt profesori în toată ţara care îşi ajută elevii să obţină rezultate extraordinare.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.De hecho, hay profesores en todo el país que ayudan a sus estudiantes a obtener logros extraordinarios.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Det finns faktiskt lärare över hela landet som hjälper sina studenter att nå extraordinära framsteg.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Dokonce v celé zemi jsou učitelé, kteří pomáhají svým studentům dělat neuvěřitelné pokroky.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Er zijn leraren in het hele land die hun studenten buitengewoon vooruit helpen.

İlgili Sayfalar