öğretmenin ile cümle
öğretmenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Czy nauczyciel wie, że klasa rozumie lekcję?",
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?" Est-ce le professeur reconnaît quand sa classe a compris un cours ? "
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Giáo viên của bạn có biết khi nào thì lớp hiểu bài học?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Il tuo insegnante sa quando la classe capisce una lezione?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Îşi dă profesorul seama când clasa a înțeles o lecţie?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"여러분의 선생님은 여러분이 수업 내용을 이해한 시점을 알고 있습니까?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"O teu professor sabe "quando a turma compreende uma lição?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"¿Sabe tu profesor cuándo la clase entiende una lección?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Vet din lärare när klassen förstår innehållet under en lektion?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Ví tvůj učitel jestli třída učivo pochopila?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Weet je leraar wanneer de klas een les snapt?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Γνωρίζει ο δάσκαλός σας πότε η τάξη έχει κατανοήσει ένα μάθημα;"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Знае ли вашия учител кога класа е разбрал въпроса?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Знает ли ваш учитель, когда класс понимает урок?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"Чи Ваш викладач знає, коли клас розуміє заняття?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"האם המורה שלך יודע מתי הכיתה מבינה את השיעור?"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?"هل يستطيع مدرسكم معرفة مدى استيعاب الفصل للدرس؟"
Öğretmenin sınıfın dersi anlayıp anlamadığını anlayabiliyor mu?「先生は生徒が理解しているか 分かっているか?」 「自分の間違いを 正せるようになったか?」
Öğretmenin sözleşmesinde, müdürün sınıfa gelme sayısı sınırlı tutulur -- bazen yılda bir kere.교사 고용 계약서를 보면, 교장이 교실에 들어가 볼 수 있는 숫자가 제한되어 있어습니다. 일년에 한번 내지 몇번 쯤으로요.
Öğretmenin sözleşmesinde, müdürün sınıfa gelme sayısı sınırlı tutulur -- bazen yılda bir kere.Ve smlouvě učitele existuje limit, kolikrát může ředitel přijít do hodiny -- někdy dokonce jen jednou za rok.
Öğretmenin sözleşmesinde, müdürün sınıfa gelme sayısı sınırlı tutulur -- bazen yılda bir kere.החוזה של המורה מגביל את מספר הפעמים שהמנהל יכול להיכנס לכיתה, אפילו לפעם בשנה.
Öğretmenin sözleşmesinde, müdürün sınıfa gelme sayısı sınırlı tutulur -- bazen yılda bir kere.校長の授業参観数は限られており、時にそれは 年に一度と限られていることもあります。 その上、参観には事前通告が必要とされています。
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Du kan göra som läraren.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Du kan gøre det samme, som vores lærer.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Já consegues fazer o mesmo que o Professor.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Potrafisz już robić to samo, co nauczyciel.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Puedes hacer lo mismo que el maestro.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Pystyt samaan kuin opettaja.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Sei in grado di fare la stessa cosa che fa il maestro.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Μπορείς να κάνεις ό,τι και ο Δάσκαλος.
Ögretmenin yaptıgı ,seyin aynısını yapacak hale geldin.Теперь ты можешь делать то же, что делает Учитель.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Docenten zeggen nu dat het leuk is om te onderwijzen; kinderen zijn betrokken.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Giáo viên giờ lại nói rằng dạy học quả là vui.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Gli insegnanti dicono che insegnare è diventato un piacere.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.교사들은 이제 가르칠 맛이 난다고 말합니다;
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Les profs disent maintenant qu'il est amusant d'enseigner; les enfants sont attentifs.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Los maestros ahora dicen que enseñar es divertido;
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Nauczyciele mówią, że fajnie się tak uczy, dzieci są zainteresowane.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Sekarang guru-guru berpendapat mengajar menjadi menyenangkan; anak-anak lebih aktif.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Οι δάσκαλοι λένε ότι τώρα η διδασκαλία είναι ευχάριστη και τα παιδιά είναι απασχολημένα.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.Учителите сега казват, че е забавно да преподаваш; децата са заинтригувани.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.מורים עכשיו אומרים שזה כיף ללמד;
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.يقول المعلمون الآن أن التدريس أصبح نوعًا من المرح.
Öğretmenler öğretmenin artık eğlenceli olduğunu söylüyorlar, çocuklar ilgili.子供達が熱心なのです。ラップトップがあるからです
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Der Lehrer steht und spielt vor den Schülern und die Schüler tun dann dasselbe wie der Lehrer.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Nauczyciel stoi i gra przed uczniami, a potem uczniowie robią to samo, co nauczyciel.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Učitel stojí před studenty a hraje a studenti dělají to samé, co jejich učitel.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Ο δάσκαλος παίζει μπροστά στους μαθητές και εκείνοι απλώς μιμούνται το δάσκαλο.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Учитель стоит и играет перед учениками, а затем ученики должны сделать тоже самое, что и учитель.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraAmikor azt mondom "iskola", annyi emlék jut az eszembe.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraDès que je dis "école", beaucoup de souvenirs me reviennent.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraEn cuanto digo "escuela" vuelven a mí muchos recuerdos.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraÎn momentul în care spun "şcoală" îmi revin în minte atât de multe amintiri.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraKhi tôi nói "trường học" có quá nhiều kỷ niệm trở về trong tôi.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraNo momento em que digo "escola" regressam muitas memórias.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraSłowo "szkoła" wywołuje we mnie tak wiele wspomnień.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraWanneer ik "school" zeg komen er zoveel herinneringen naar boven.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraWenn ich das Wort "Schule" sage, kommen ganz viele Erinnerungen zurück.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraВ момента в които произнеса "училище" сам сполетен от огромно количество спомени.
Okul dediğim zaman Öğretmenin her sınavdan sonraСлово "Школа" пробуждает во мне столько воспоминаний.