öğretmeni ile cümle
öğretmeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Es kamen auch die Zöllner, daß sie sich taufen ließen, und sprachen zu ihm: Meister, was sollen denn wir tun?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Il vint aussi des publicains pour être baptisés, et ils lui dirent: Maître, que devons-nous faire?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.세리들도 세례를 받고자 하여 와서 가로되 선생이여 우리는 무엇을 하리이까 하매
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Men også toldere kom for å døpes, og de sa til ham: Mester! hvad skal vi gjøre?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Men også Toldere kom for at døbes, og de sagde til ham: "Mester! hvad skulle vi gøre?"
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Niin tuli myös publikaaneja kastettaviksi, ja he sanoivat hänelle: "Opettaja, mitä meidän pitää tekemän?"
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Pridejo pa tudi cestninarji, da bi jih krstil, in mu reko: Učenik, kaj naj storimo mi?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Přišli pak i celní křtíti se, i řekli jemu: Mistře, co budeme činiti?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Przyszli też i celnicy, aby byli chrzczeni, i rzekli do niego: Nauczycielu! a my cóż czynić będziemy?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Så kommo ock publikaner för att låta döpa sig, och de sade till honom: »Mästare, vad skola vi göra?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.También fueron unos publicanos para ser bautizados y le preguntaron: --Maestro, ¿qué haremos
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Vennero anche dei pubblicani a farsi battezzare, e gli chiesero: «Maestro, che dobbiamo fare?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Ηλθον δε και τελωναι δια να βαπτισθωσι, και ειπον προς αυτον Διδασκαλε, τι θελομεν καμει;
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Дойдоха и бирниците да се кръстят, и му рекоха: Учителю, ние какво да правим?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Прийшли ж і митники хреститись, і промовили до него: Учителю, що нам робити?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Пришли и мытари креститься, и сказали ему: учитель! что нам делать?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.ויבאו גם מוכסים להטבל ויאמרו אליו רבי מה נעשה׃
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.وجاء عشارون ايضا ليعتمدوا فقالوا له يا معلّم ماذا نفعل.
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅 吏 來 要 受 洗 、 問 他 說 、 夫 子 、 我 們 當 作 甚 麼 呢
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅吏來 要 受洗 、 問 他 說 、 夫子 、 我們當 作 甚 麼呢
Belki de bu öğretmeninizin size ninni gibi gelen uyutucu sesinden dolayıdır ama siz yıldızlar çiziyorsunuz.Možná proto, že má tvůj učitel uspávající hlas, který ti připomíná ukolébavku, ale ty čmáráš hvězdy.
Belki de bu öğretmeninizin size ninni gibi gelen uyutucu sesinden dolayıdır ama siz yıldızlar çiziyorsunuz.しかしあなたは星を描いています. あなたは私なので,あなたはすぐに普通の5点の星に 飽きてしまいます.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Állami iskolában tanítok, és meg akarok osztani egy történetet a felügyelőmről.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Ich bin ein Grundschullehrer und möchte Ihnen eine Geschichte meiner Schulleiterin erzählen.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Ik ben leraar op een openbare school en ik wil eventjes het verhaal van mijn hoofdlerares vertellen.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Jag är en skollärare, och jag vill dela med mig av en historia om min skolföreståndare.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Jeg er en offentlig skolelærer, og jeg vil gerne lige dele en historie om min overlærer.™
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Jestem nauczycielem w publicznej szkole i opowiem historię mojej pani dyrektor.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Je suis professeur dans une école publique, et je tiens à partager l'histoire de ma directrice,
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.전 공립학교 교사인데요. 저희 교육감에 대한 일화를 들려드릴까 합니다.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Saya seorang guru sekolah negeri, dan saya ingin berbagi cerita tentang atasan saya.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Som učiteľom na verejnej škole a chcem sa s vami podeliť o príbeh mojej vedúcej.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Sono un insegnate di scuola pubblica, e volevo condividere un racconto del mio sopraintendente.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Sou professor numa escola pública, e quero partilhar uma história da minha directora.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Soy un maestro de la Educación Pública y me gustaría contarles algo sobre mi superintendente.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Sunt profesor într-o şcoală publică, şi doresc să împărtăşesc o poveste despre directoarea mea.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Tôi là một giáo viên trường công và tôi chỉ muốn chia sẻ câu chuyện của người quản lý của tôi
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Аз съм учител в обществени училища и искам да споделя една история за мой директор.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.Я школьный учитель, и я просто хочу поделиться историей о моей начальнице.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.אני מורה בבית ספר ממלכתי, ואני רוצה לחלוק אתכם סיפור של המפקחת שלי.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.إني معلم بالمدرسة عامة، و أود أن أقاسم قصة مديرتي.
Ben bir devlet okulu öğretmeniyim, ve sizlerle müdüremiz ile ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum.まずは、私の教育長の話をさせてください 彼女はパム・モランという名で
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.De szülő vagyok, lakó vagyok és tanár vagyok.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Ich bin Vater, Anwohner und Lehrer.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Je suis un parent, je suis un habitant du quartier et je suis un prof.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Jsem rodič, občan a učitel.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Saya seorang ayah, warga biasa, dan guru.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Sem starš. Sem prebivalec in sem učitelj.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Sono un genitore. Sono un interno e sono un professore.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Sou pai, sou vizinho e sou professor.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Soy padre de familia, residente y profesor.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Sunt părinte, rezident și profesor.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Tôi là một bậc cha mẹ. Tôi là một công dân và tôi là một nhà giáo
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Είμαι γονιός, είμαι κάτοικος κι είμαι δάσκαλος.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Аз съм родител, гражданин и учител.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.Я отец, обычный житель и учитель.
Ben bir öğretmenim.Ich bin Lehrer.
Ben bir öğretmenim.Saya seorang guru.
Ben bir öğretmenim.Sono un insegnante.
Ben bir öğretmenim.Sou professor.