öğretmek ile cümle

öğretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
24
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Co bychom měli udělat je naučit naše děti věci, které by dělat neměly.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Ensinamos-lhes as coisas que eles não devem fazer: Não batas.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.우리가 하고 있는 것들은 앉아서 아이들이 하지 말아야하는 것들을 가르치는 것입니다.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Lo que hacemos es sentarnos y enseñarles a nuestros niños las cosas que no deberían hacer.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Most viszont csak azt tanítjuk a gyerekeinknek, hogy mit ne tegyenek.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Những gì chúng ta là là thụ động dạy bọn trẻ đừng làm cái này cái kia.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Tot ce facem este să stăm şi să îi învăţăm pe copiii noştri toate lucrurile pe care nu ar trebui să le facă.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek. Vurma; ısırma; küfretme.Invece stiamo seduti ad aspettare e dire ai ragazzi le cose che non dovrebbero fare.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Was wir tun ist, wir unterrichten Kinder all jene Sachen, die sie nicht tun sollen.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Wciąż uczymy dzieci, czego nie powinny robić.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Καθόμαστε και μαθαίνουμε στα παιδιά μας όλα όσα δεν πρέπει να κάνουνε.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Все, что мы делаем, это сидим и учим наших детей тому, что нельзя делать.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Онова, което правим, е да седим и да учим децата си на всички неща, които не трябва да правят.
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.Що ми робимо, то це сидимо й повчаємо наших дітей про всі ті речі, що вони не мають робити:
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.מה שאנחנו עושים זה לשבת וללמד את הילדים שלנו את כל הדברים שהם לא צריכים לעשות
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.ما نفعله هو أننا نعلم اطفالنا كل الأشياء التي لا يجب أن يفعلوها
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek.叩かない 噛み付かない 汚い言葉を使わない
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Ci è voluto un impegnativo anno e mezzo per insegnare a Vishu una lingua.
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Det tog, väldigt mödosamma, ett och ett halvt år för oss att ge Vishu ett språk.
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Diperlukan satu setengah tahun yang sangat melelahkan bagi kami untuk memberikan Vishu sebuah bahasa.
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.우리는 반년동안 매우 공들여서 비슈에게 언어를 가르쳤어요. 그가 의사소통을 시작하자
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Ne-a luat cu greu un an și jumătate să-l învățăm pe Vishu o limba.
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Où travaille-t-il ?
Yarım yıl boyunca ona bir dil öğretmek bizi uğraştıran bir süreçti.Полтора года нашей усердной работы ушло на то, чтобы обучить Вишу языку.

İlgili Sayfalar