öğretmek ile cümle
öğretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, cô há dạy các ngọn đuốc để đốt cháy sáng!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, dia Adakah mengajarkan untuk membakar obor terang!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, doet ze leren de fakkels te branden helder!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, doth je naučil, da gorijo bakle svetle!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, doth sie lehren, die Fackeln zu brennen hell!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, doth uczy pochodnie do spalania jasne!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, ela doth ensinar as tochas para queimar brilhante!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, elle doth enseigner les torches à brûler vif!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, förkunnar hon lär facklor för att bränna ljus!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, fortærer hun lære fakler til at brænde lys!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, hän onkaan opettaa taskulamput polttaa kirkas!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O, lei doth insegnare le torce per bruciare luminoso!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO Ó, ő néki tanítani a fáklyák égnek fényes!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO O ، أدارك انها تدرس المشاعل لحرق مشرق!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!ROMEO О, тя помага да научи факли, за да горят ярко!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!Ромео О, она Станет ли научить факелами, чтобы сжечь яркие!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!הו רומיאו, היא תצמח ללמד הלפידים לשרוף בהיר!
ROMEO O, o parlak yanık meşaleler öğretmek erdirmez!それは彼女がEthiopの耳の豊富な宝石のように夜の頬に基づいハング思われる。
Sana gitmeden önce bir şey daha öğretmek istiyorum.Alors avant de partir, je vais t'enseigner un dernier truc.
Sana gitmeden önce bir şey daha öğretmek istiyorum.Antes de irme, te enseñaré una cosa más.
Sana gitmeden önce bir şey daha öğretmek istiyorum.Trước khi đi, tôi sẽ dạy anh thêm 1 điều nữa.
Sana gitmeden önce bir şey daha öğretmek istiyorum.Но прежде, чем я уйду, я научу тебя ещё одной вещи.
Sana gitmeden önce bir şey daha öğretmek istiyorum.Преди да замина, искам да те науча на още нещо.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Adieu: tu ne peux m'apprendre à oublier.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Adio: tu nu poţi să mă înveţi să uit.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Afscheid: Gij kunt niet leren mij te vergeten.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Despedida: tu não podes ensinar-me a esquecer.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Farewell: sinä et opeta minua unohtamaan.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Farväl: du kan icke lära mig att glömma.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Farvel: du kan ikke lære mig at glemme.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Perpisahan: engkau tidak mengajar saya lupa.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Poslovilna: ne moreš me naučil pozabiti.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Pożegnanie: ty nie możesz nauczyć mnie zapomnieć.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Sbohem, ty nemůžeš mě učit zapomenout.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Zbohom, ty nemôžeš ma učiť zabudnúť.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Прощай: ты не можешь научить меня забыть.
Sen beni unutmak öğretmek değil canst.Сбогом: ти не можеш да ме научи да забравя.
Senin bunu öğrenmen gerekiyor. Başkalarına öğretmek gerekir.Precisam de aprendê-lo, precisam de ensinar outras pessoas.
Şimdi yapacağımız şey Milo'ya taş sektirmeyi öğretmek.Also, was wir jetzt tun werden, ist Milo beizubringen, wie man Steine hüpfen lässt.
Şimdi yapacağımız şey Milo'ya taş sektirmeyi öğretmek.Deci ce vom face acum este să-l învăţăm pe Milo să arunce pietre pe apă.
Şimdi yapacağımız şey Milo'ya taş sektirmeyi öğretmek.Τώρα αυτό που θα κάνουμε είναι να διδάξουμε στο Milo να πετάει πέτρες.
Size fiziğin önemli hatlarını öğretmek için물리학의 중요한 개념들을 가르쳐 드리려고 해요.
Size fiziğin önemli hatlarını öğretmek içinבתהליך לימודכם את המושגים החשובים ביותר של פיסיקה.
Size fiziğin önemli hatlarını öğretmek içinكطريقة بتعليمك المفاهيم المهمة في الفيزياء
Size fiziğin önemli hatlarını öğretmek için私は物理学の重要な発見がなされた
Size iki tane reçete gösteriyorum Coğrafik bigilerin değerini doktorlara öğretmek zorundayızA primeira é que temos de ensinar os médicos o valor das informações geográficas.
Size iki tane reçete gösteriyorum Coğrafik bigilerin değerini doktorlara öğretmek zorundayızMe gustaría dejarles dos recetas.
Size iki tane reçete gösteriyorum Coğrafik bigilerin değerini doktorlara öğretmek zorundayızPrima e, trebuie sa-i invatam pe doctori despre valoarea informatiilor geografice.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı:[Thrun] Další koncept, který bych vás rád naučil, se nazývá D-separace.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı:[Thrun] Ďalší koncept, ktorému by som vás chcel naučiť, sa nazýva D-separácia.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"Das nächste Konzept, was ich euch beibringen möchte, heißt d-Separation.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"Il concetto che vorrei insegnarvi ora si chiama D-separazione.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"Kolejne pojęcie, którego chciałbym Was nauczyć, to D-separacja.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"Следующая концепция, которой я хочу вас научить, называется D-разбиение.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"המושג הבא אותו אני הולך ללמד נקרא D-Separation.
Sıradaki öğretmek istediğim konunun adı: "Yönsel Ayrılma"では早速質問です
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Az én munkám a figyelés, a hallgatás, és az a célom, hogy megtanítsam a világot hallgatni.
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Bien sûr, écouter est mon travail, et mon but est véritablement d'enseigner au monde à écouter.
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Celá moja práca je o počúvaní a mojím cieľom je naučiť svet, ako počúvať.
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Evident, slujba mea este strans legata de ascultare si telul meu, realmente, este sa invat lumea sa asculte.