öğretim ile cümle

öğretim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı okullarda öğretim dili Finceden başka bir dildir.في بعض المدارس تكون لغة التعليم هي لغة أخرى غير الفنلندية.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.El idioma de enseñanza en las escuelas municipales es el finés o el sueco.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.I stadens skolor är undervisningsspråket finska eller svenska.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.Kaupungin koulujen opetuskieli on suomi tai ruotsi.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.Les écoles de la ville dispensent un enseignement en suédois ou finnois.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.Обучение в муниципальных школах ведётся на финском или шведском языке.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.لغة التعليم في مدارس هلسنكي هي الفنلندية أو السويدية.
Belediyeye ait okulların öğretim dili Fince ya da İsveççedir.市立学校使用芬兰语或瑞典语授课。赫尔辛基还有一些私立学校使用英语、德语、法语或俄语教学。
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.I början av året skickar staden en anmälan om läroplikt (oppivelvollisuusilmoitus) till hemmen.
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.Kaupunki lähettää vuoden alussa koteihin oppivelvollisuusilmoituksen.
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.تقوم البلدية بإرسال بلاغ عن إلزامية التعليم (oppivelvollisuusilmoitus) في بداية العام إلى المنازل.
Ben hiç düşünemezdim ki, bir gün... ...yüksek öğretim bitiren mezun insanlara tavsiyede bulunacağımı.저는 제가 고등교육기관을 졸업하는 사람들에게 조언을 할 수 있을 거라고 생각해 본 적이 없어요
Ben hiç düşünemezdim ki, bir gün... ...yüksek öğretim bitiren mezun insanlara tavsiyede bulunacağımı.Non avrei mai creduto di ritrovarmi a dare consigli a persone laureate.
Ben hiç düşünemezdim ki, bir gün... ...yüksek öğretim bitiren mezun insanlara tavsiyede bulunacağımı.מעולם לא ציפיתי למצוא את עצמי נותן עצות, לבוגרים של מוסד להשכלה גבוהה.
Ben öyle bir yüksek öğretimi hiç bitirmedim.Ich habe nie einen Abschluss an solch einer Institution gemacht.
Ben öyle bir yüksek öğretimi hiç bitirmedim.Io non mi sono mai laureato.
Ben öyle bir yüksek öğretimi hiç bitirmedim.저는 이런 기관을 졸업하지 않았거든요.
Ben öyle bir yüksek öğretimi hiç bitirmedim.Я никогда не оканчивал ни одно подобное заведение.
Ben öyle bir yüksek öğretimi hiç bitirmedim.אני מעולם לא סיימתי לימודים במוסד כזה.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Alkalmanként megjelenek, de megvan a saját kurzusom, amit oktatok.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Haré apariciones ocasionales, pero tengo mi propia clase que enseñar.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Ich werde ab und zu mal auftauchen, aber ich muss meinen eigenen Kurs unterrichten.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Ik zal af en toe verschijnen, maar ik heb mijn eigen vak te geven.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Irei aparecer ocasionalmente, mas tenho o meu próprio curso para ensinar.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.J'apparaitrai de temps en temps mais j'ai ma propre classe à enseigner.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Jeg vil komme forbi en gang imellem, men jeg har mine egne fag jeg skal undervise i.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.저도 가끔 출연하겠지만, 저는 제가 가르쳐야 하는 수업이 있어요.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Mam własne zajęcia do poprowadzenia, ale będę się pojawiać okazjonalnie.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Tôi sẽ đôi khi xuất hiện , nhưng tôi có lớp riêng để dạy
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Tulen vierailemaan ajoittain, mutta minulla on oma kurssi opetettavana.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Voi face apariții ocazionale, dar voi avea propriile mele cursuri de predat.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Θα εμφανίζομαι περιστασιακά, αλλά έχω τη δική μου τάξη που πρέπει να διδάξω.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Аз ще се появявам от време на време, но аз си имам свой собствен клас на който да преподавам.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.Я буду делать небольшие вступления, но у меня есть свой курс.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.אני אבקר לעתים, אבל יש לי את הכתה שלי שעלי ללמד.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.سوف اظهر من وقت للاخر ولكن لديه كورس اقوم بتدرسه
Birçok öğretim programına başvurular yalnızca bahar döneminde yapılabilmektedir.Hay muchas formaciones que solamente se pueden solicitar en primavera.
Birçok öğretim programına başvurular yalnızca bahar döneminde yapılabilmektedir.Moniin koulutuksiin voit hakea vain keväällä.
Birçok öğretim programına başvurular yalnızca bahar döneminde yapılabilmektedir.Pour de nombreuses formations, il est possible de faire une demande uniquement au printemps.
Birçok öğretim programına başvurular yalnızca bahar döneminde yapılabilmektedir.Во многие учебные заведения набор осуществляется только весной.
Bir Öğrencinin İntiharı Afganistan Yüksek Öğretim Sisteminde Reform İstemlerini AlevlendiriyorSuicídio de aluna no Afeganistão alerta o país sobre as exigências de reformas na educação superior
Bir Öğrencinin İntiharı Afganistan Yüksek Öğretim Sisteminde Reform İstemlerini AlevlendiriyorSuicidio de universitaria desencadena pedidos de reforma inmediata del sistema universitario en Afganistán
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,ett deltidsarbete, i genomsnitt högst 25 timmar per vecka under terminen
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,osa-aikaista työtä, enintään keskimäärin 25 tuntia viikossa lukukauden aikana
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,trabaja a tiempo parcial con una jornada media máxima de 25 horas por semana durante el curso;
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,un travail à temps partiel, au maximum 25 heures par semaine pendant le semestre
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,установлен неполный рабочий день, в среднем, максимум 25 часов в неделю во время учебного года;
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,عمل بوقت جزئي، كحد أقصى ما متوسط 25 ساعة عمل في الأسبوع خلال الفصل الدراسي.
bir öğretim dönemi içerisinde haftada ortalama 25 saat olan yarı zamanlı işse,学校假期期间可从事全职工作
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciCandidature spéciale
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciErillishaku
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciSeparat ansökan
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciSolicitud especial
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciСпециальный набор
Bir öğretim programının kendisinin belirlemiş olduğu ayrı başvuru süreciطلب الانتساب المنفصل
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.El profesor puede conocer bien a sus alumnos y sabe desarrollar las clases conforme a sus necesidades.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Hän oppii tuntemaan oppilaansa hyvin ja osaa kehittää opetusta heille sopivaksi.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Il apprend à bien connaître ses élèves, et il sait adapter son enseignement selon leurs aptitudes.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Läraren lär känna eleverna bra och kan utveckla undervisningen så att den passar dem.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Он хорошо узнает учеников и поэтому может выстраивать обучение в соответствии с их уровнем и особенностями.

İlgili Sayfalar