Ana içeriğe geç
Sözlük

öğreti ile cümle

öğreti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle öğretimi okul ve günlük yaşam, entelektüel özgürlük, eşitlik ve demokrasi üzerine inşa etmeliyiz.それゆえ、学校での日常的な活動は、知的自由、平等、民主主義の精神のもと行われること。
Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir.また、彼女はこのシリーズで初めての他校生徒である。
Eşcinsellik İslam dini öğretilerinde (Kur'an ve Hadisler'de) yasaklanmıştır.さらに、イスラム教の教えの中に傲慢であってはならないと記されている。
Brasi ona bir mafyanın ihtiyacı olan her şeyi öğretir.ベスに女王として必要な知識のすべてを教える。
Battulga, Yarmag sokaklarında büyüdü ve yerel bir orta öğretim okuluna gitti.ボスビーシェルはそこで成長し、地元の公立学校に通った。
Öğretilerin kökeni Hindistan’dadır.「インディアン問題の根本的な解決は、教育にある。
Bu kısım, kalbi kötülüklerden temizlemenin, kısaca iyi bir Müslüman olmanın yollarını öğretir.すなわち真っ直ぐな心をもって相手に恩恵を与える(得させる)ことで自らも恩恵を得ることが出来るというものであった。
Şehir, ana dinlerin öğretilerini içine alan yerli inanış Kaodaiizm dininin kurulduğu yer olmakla ün salmıştır.国際連合は、主な宗教の祝祭について、国際的に認知されるべき祝祭を公式に認定している。
Bizim dinimiz cinlere hem tapmayı hem de hükmetmeyi öğretir.唯だ本尊聖者を願い、貧を転じて福を与えるの術を施すべし。
3 Almanca, 3 İngilizce sınıfıyla öğretim hayatına devam etmektedir.特色3 英語教育で国際力を磨く。
Einsteinlar, Albert’ın Zürih Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine hak kazandığı 1909’a kadar Bern’de yaşamıştır.アインシュタイン一家は、アインシュタインがチューリッヒ大学での教職に就く1909年までベルンで暮らした。
V. I. Lenin, "Karl Marx ve Öğretileri".例えばジョン・レノンが「マル、靴下。
Sonny neredeyse Juliana babalık yapar, ona beyzbol vesaire öğretir.これを見た祖父である茂雄は不滅に野球を教える。
Bir hayalet olan Profesör Binns tarafından öğretilir.師匠 ウィンの師匠で「ボン」を開発した人物。
25 Şubat 1957 Nevşehir), ressam ve İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesidir.1957年(昭和32年)同志社大学文学部・美学芸術学専攻卒。
Ders anlatan öğretim üyesi sayısı 1,937'dir.教員数は7,915人である。
Resmî yazışmaların büyük bölümü Fransızca yapılır ancak okullarda en çok öğretilen dil ise Almancadır.他の全ての学部教育はオランダ語で行われているが、必須教材のほとんどは英語である。
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.「実事求是の学」とも。
Bu nedenle tüm öğretimini sözel olarak yaptığı yargısına varılmaktadır.その上、私は私の信仰する教えで手荒に扱われることにうんざりしている。
Bu yetenek ona babası tarafından öğretilmiştir.剣技は父親から教わった。
Şevket Osman'a tokatçılığı öğretir.立花先生 ウィンドウサーフィンを教える先生。
1933: Kız çocuklarına mesleki eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü kuruldu.1933年1月:専門学校令による女子専門部設置。
Diğer yanda Şef Metin’e silah kullanmasını öğretir.ダンカンは万一に備えてカミーユに銃の使い方を教えることにした。
Finlandiya'da İsveççe eğitim veren tek yüksek öğretim kurumudur.スイス語を学ぶ中新しいクラスメートと親しくなる。
Bu programlar hem birinci hem ikinci öğretim olarak 6 bölümde eğitim vermektedir.学科体制は第一部で3学科6専攻・第二部で1学科となっている。
Buda’nın öğretilerini ve sözlerini içeren metinlerdir.仏教の法や教え。
Bu, atomlar öğretisiydi.これらは原子式である。
Öğretimini sürdürürken yaptığı vaazlarla dikkat çekti.私は敢えてこの教えに従って行動した。
Bu sırada edindiği tarih öğreticiliği şöhreti sayesinde askeri akademiye tarih profesörü oldu.一方で歴史家としての名声を得て、軍事アカデミー(英語版)で歴史の教授の職を得た。
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.大學士楊一清重其才,欲引以自助,后經人挑撥。
Oxford'da öğretim 1096 tarihinde mevcut olsa da, üniversitenin ne zaman kurulmuş olduğu kesin değildir.雖有記錄證實牛津的教學最晚始於1096年,但至今仍不清楚大學正式的創辦日子。
WikiRank, çeşitli yüksek öğretim kurumlarında (Varşova Üniversitesi) didaktik amaçlar için de kullanılır.WikiRank也用於各種高等教育機構的教學目的(例如 華沙大學)。
Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.他们都要照我所吩咐你的一切去作。
Forum tartışmaları, blog yazıları, öğretici video ve Wiki SSS içerir.它包括論壇討論、部落格文章、影片教學和維基 FAQ。
O kente ilk öğretiminden sonra Karaman İdadisi (lısesi)'ni bitirmiştir.楊堅建立隋朝後,最初定都在漢長安城。
Piscem natara doces Balığa yüzme öğretiyorsunuz.教導過日香游泳。
Okullarda öğretilen dil ile konuşma dili farklıdır.关于用教给孩子哪种语言的争论。
Burada insanlara sihir öğretirler.曾研習巫術。
Dil öğretimi ve dil öğrenme kuramlarına önemli katkıları vardır.對語言學,教育學及語言教育有很大的貢獻。
Studienkolleglerde eğitim ve öğretim iki sömestrde yapılır.领导和老师是分别在两个房间用餐。
Bolivarcılık, başta Venezuela'da olmak üzere Güney Amerika'da revaçta olan bir dizi siyasi öğretidir.玻利瓦爾主義(西班牙語:Bolivarianismo)是一套在南美洲盛行的政治思想,特別是在委內瑞拉。
Amerikan İç Savaşı patlak verdiğinde Kentucky'nin Silahlı tarafsızlık öğretisini desteklemiştir.内战爆发后,霍伊斯支持肯塔基州的武裝中立教条。
Bu yetenek ona babası tarafından öğretilmiştir.他博学多识,受到父亲赏识。
İvet Fransızca Öğretiyor, çev. ?柯棣华苦学中文。
Bizim dinimiz cinlere hem tapmayı hem de hükmetmeyi öğretir.授行人,奉命祭楚,至贐不受。
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.1991年,他辭去教職,全力投入表演事業。
Buna 1989'da Fransızca öğretimi eklendi.1989年 英语学科成立。
Ülkede eğitim ve öğretime ilişkin durum nedir?學生學籍與國中課程銜接的問題。
Eğitimde tüm insanlar için ebediyyen önemli olduğuna inanılan şeylerin öğretilmesi gerektiği düşüncesi.永恒主义者相信应该教那些被认为对任何地方任何人都具有永恒重要性的内容。
Mahallede ilköğretim okulu veLise eğitim öğretime başlamış yatılı imkânı bulnmaktadır.他乐于研究数学这门我刚开始接触的学科。
Çalışma kapasitesi ve öğreticiliği mükemmeldi.運動神經和學習成績都很好。
1939 yılında Tennessee Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak işe başladı, 1941 yılında doçent oldu.1939年,她在田纳西大学获得了一份教职,1941年被聘为助理教授。
Bu eğilimle mücadele edebilmek için bilim eğitiminde yanlılığı engelleme yöntemleri öğretilir.我曾经有机会用这种方法放弃学习而投身科学。
Ancak öğretileri de olduğu gibi kabul edilemez.不想學生們發生與他同樣的事。
Hristiyan öğretisindeki miraç günlerinden biridir.歷史神學是基督教神學的一個研究範疇。
Bundan sonra okulun öğretim kadroları dağılmış ve Suriye’de öğretime devam edilmiştir.因而離開節目,而她現在則在西雅圖求學。
2013-2014 eğitim öğretim yılında 26 ülkede 32 üniversiteye 49 öğretim elemanı görevlendirilmiştir.2010年时与32国161家大学或机构关系。
Artık uzun süredir üniversitelerde öğretilmiyor.但他如今卻已不在學校被教授。
Öğretir, İngiltere'de doğdu.他出生在英格蘭。
Aikido, bu stratejileri ve kullanımlarını öğretir.耶和華指示他們當用的策略。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod