1896 yılında Yale Üniversitesi'nde öğretim üyesi oldu.Ele se graduou na Universidade de Yale em 1896.
Okulun yemekhane ve pansiyon binaları 2006-2007 eğitim öğretim yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır.O edifício foi aberto para os alunos no início do ano académico de 2006-2007.
Türkiye'ye döndükten sonra ODTÜ'de öğretim üyeliği görevinde bulundu.Após o seu regresso ao México foi professor na UNAM.
Kütüphanelerde uyulması gereken kurallar öğretilir.Elas podem ser consultadas nas bibliotecas das escolas.
Makao Portekiz Okulu, artık günümüzde Portekizcenin öğretim dili olduğu Makao'daki tek okuldur.Atualmente, existe apenas uma escola em Macau onde o português é ensinado.
Ben İspanyolca öğretirim.Eu ensino espanhol.
O, Arapça öğretiyor.Ele ensina árabe.
Nasıl satranç oynandığını bana öğretirmisin ?Você me ensinará como jogar xadrez?
Satrancın nasıl oynandığını bana öğretirmisin ?Você me ensinará como jogar xadrez?
Tom ne öğretiyor?O que ensina Tom?
İkimiz de Fransızca öğretiyoruz.Nós dois ensinamos francês.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3854 leraren, 120 docenten aan universiteiten en 47 rechters zijn ontslagen.
2007 de Caltech'in yıllık Feynman Ödülü'nü aldı ve Caltech'in en prestijli öğretim üyesi onurunu aldı.In 2007, ontving hij de jaarlijkse Feynmanprijs van Caltech, hun meest prestigieuze eer voor het onderwijs.
Ona konuşmayı ve yazı yazmayı öğretiyor.Zij leert hem schrijven en rekenen.
(KTÜ) Öğretim Görevlisidir.Hij (of zij) moet een ervaren leraar (instructor/sifu) hebben.
1950'den 1969'a kadar Grenoble'da École Supérieure des Beaux-Arts'ta öğretim görevlisiydi.Van 1950 tot 1969 was hij docent aan de École Supérieure des Beaux-Arts in Grenoble.
Holmboe 1826'da Frederick Kraliyet Üniversitesi'nde öğretim üyesi oldu.Holmboe werd in 1826 tot docent aan de Koninklijke Frederik Universiteit benoemd.
1973 yılında Utah Üniversitesi'nde öğretimine katıldı.In 1973 ging hij werken bij de Universiteit van Utah.
Onomasioloji, işaret kullanımı öğretisi düzleminde düşünülmesi gerekir.In duikopleidingen wordt aandacht geschonken aan het leren van signalen.
1984-1986'da Zimbabwe Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı.Hij studeerde van 1984-1988 aan de University of Texas.
O kente ilk öğretiminden sonra Karaman İdadisi (lısesi)'ni bitirmiştir.Daarna werd hij (de eerste) voorlichter bij de Gemeente Terneuzen (1971).
Alpha Oumar Konaré (2 Şubat 1946, Kayes), Malili öğretim görevlisi ve siyasetçi.Alpha Oumar Konaré (Kayes (Frans-Soedan), 2 februari 1946) is een Malinees politicus en archeoloog.
Yalnızca günlük hayatta kullanılan kelimeler ve cümleler öğretilir.Het gaat dan meestal om bijwoorden en woorden die vaak worden gebruikt in het dagelijkse leven.
Programların nasıl temsil edildiğini öğretin.Kijken in het register welke programma's er opgestart worden.
Temple Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmıştır.Ze studeerde aan de Temple University.
Bazı şarkı sözleri Çin'deki ve Tayvan'daki okullarda öğretilir.Deze Chinese poëzie wordt op Chinese scholen en in het voortgezet onderwijs in China en Singapore onderwezen.
Aynı yıl ODTÜ'ye dönüp, öğretim elemanı olarak çalışmalarına başladı.Twee jaar later, nog altijd zijn job als leraar uitoefenend, begon hij terug als componist.
Son derece modern bir şekilde eğitim ve öğretim verilmektedir.Voor hen is extra instructie- en leertijd zeer effectief.
Mohism öğretisi ise evrensel sevgiyi destekler.Zijn boeiende lessen leiden tot wereldwijde erkenning.
Bu yetenek ona babası tarafından öğretilmiştir.Die techniek leerde ze van haar vader.
Köyde yatılı ilk öğretim okulu Kanlıçay'da mevcuttur.Eerste Indian Boarding School wordt opgericht in Pennsylvania.
Bir süre Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak yer aldı.Hij had ooit een jaar voor verpleegkundige gestudeerd aan de Starfleet Academie.
İngilizce Hazırlık Sınıfı, 4 yıllık öğretim süresine dahil değildir.Het 4e, de zomertijd, maakt geen deel uit van het schooljaar.
Ayrıca onlara ölen bir meleğin kendisine öğrettiği bağlayıcı bir mühür öğretir.Dan verschijnt er een engel die hen tot vrede oproept.
Gelişim, Öğrenme ve Öğretim.Meedoen en leren.
İbranice "öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa" anlamına gelir.Het woord Tora is Hebreeuws dat onderwijzing, leer, instructie of wet betekent.
Aynı zamanda söz konusu öğretiler Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası'na da eklenmiştir.De vereniging sponsort ook de bouw van scholen in de Volksrepubliek China.
Arius'un öğretisine göre İsa, Dünya'nın kuruluşundan önce Tanrı tarafından yaratılmıştır.Het arianisme leert daarentegen dat Jezus het eerst geschapen schepsel was, ondergeschikt aan God.
Times Yüksek Öğretim.Hooger onderwijs in de Historie.
Almanya'da okullarda öğretilen temel yüzme şeklidir.Een bekende soort die in scholen zwemt is de haring.
Üniversitenin sınıflarında özellikle Fransızca öğretilir.Colleges worden vooral in het Frans gegeven.
Farabi'nin öğretisi uzlaştırıcı bir mistisizmdir.Het einde van Kenau is een mysterie.
Daha sonra Münih Teknik Üniversitesi ve Berlin Ekonomi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.Hij werkte vervolgens aan de Technische Hogeschool in München en aan de Economische Hogeschool in Berlijn.
Yelkenli okul gemisinde denizcilik bilgileri sistemli bir yöntemle uygulamalı olarak öğretiliyor.Bij een zeilschool kan men leren varen in een zeilboot.
İvet Fransızca Öğretiyor, çev. ?Dols studeerde Frans.
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.In 1987 gaf hij het lesgeven op, om zich volledig op het acteren te storten.
Vajrayana orada Shingon okulunda öğretildi.Keegan werd onderwezen aan het Wimbledon College.
Brom ona kılıçla dövüşmeyi, sihir yapmayı, antik dili konuşmayı ve Ejderha Süvarilerinin hikâyelerini öğretir.Hij krijgt een opleiding van Brom, leert zwaardvechten en met magie om te gaan.
O yıllar arasında öğretisi büyük ilgi gördü.De vraag naar onderwijzers was groot in die jaren.
Yükseköğretim ise her zaman Arapça olarak öğretildi.Een afgestudeerde wordt meestal aangeduid als arabist.
Ancak bunlar Demonolojinin en son öğretileridir.Het is het laatst bekende wapenfeit van de Ethiopiër.
Diş Hekimliği Fakültesine 2006-2007 öğretim yılında eğitime başlanmıştır.In het schooljaar 2006-2007 is men begonnen met VIP-onderwijs.
1964-1965 yılından itibaren ise yabancı dil olarak Fransızcanın yanı sıra İngilizce de öğretilmeye başlandı.Sinds 1945 heeft het Frans als wereldtaal echter veel terrein verloren, vooral aan het Engels.
Hadisi şeriflerdede böyle bir öğretiye doğrudan rastlanmamaktadır.Een professor in de erfelijkheidsleer kan zoiets niet ontgaan.
Aynı üniversitede bu konularda öğretim üyesi olarak çalıştı.Aan deze universiteit heeft hij ook als docent gewerkt.
Şiva ona Pashupata bilgisini öğretir.Ook leert de Trol hem de bakkerskunst.
1985–86 ve 2000–01 yıllarında da Şikago Üniversitesi'nde konuk öğretim görevlisi olarak görev yaptı.In 1985 – 1986 en 2000 – 2001 was hij gastprofessor economie aan de Universiteit van Chicago.
Cümleler bize çok şey öğretir. Sadece kelimelerden daha fazlasını.Zinnen leren ons veel. Meer dan woorden alleen.
Kendime hile yapmayı öğretiyorum.Ik leer mezelf jongleren.
Yoksulluk kurnazlık öğretir.Armoede zoekt list.