öğrenmeye ile cümle

öğrenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Bạn rất thích học và bạn thực sự muốn hỏi những câu hỏi mang hướng chuyên sâu
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Essere entusiasti di imparare e voler fare delle buone osservazioni.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Estás emocionado por aprender y quieres hacer buenas preguntas.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Eşti dornic să înveţi şi vrei să pui întrebări bune.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Hogy izgat a tanulás, és szeretnél jó kérdéseket feltenni.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Je bent enthousiast over leren en je wil goede vragen stellen.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.배우는 것이 즐겁고 좋은 질문들을 하고 싶어한다는 것이죠.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Man er begejstret for at læse og man vil stille gode spørgsmål.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Man freut sich darauf zu lernen und möchte gute Fragen stellen.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Σε ενθουσιάζει η μάθηση και θες να κάνεις καλές ερωτήσεις.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Вас радует учёба и вы хотите задавать вопросы.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.אתה מתרגש לגבי למידה ואתה רוצה לשאול שאלות טובות.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.أنك متحمس للتعلم وترغب بإلقاء اسئلة جيدة.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.ノーベル賞受賞者のI.I.ラビが ニューヨークで育った子供時代
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.A nossa paixão pelo saber é o instrumento da nossa sobrevivência.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Dari perpustakaan gen. semangat kami untuk belajar adalah alat untuk kelangsungan hidup kita.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.우리의 배움을 위한 열정은 생존을 위한 도구였습니다.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.La nostra passione per il sapere č lo strumento per la sopravvivenza.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Notre désir d'apprendre est la clé de notre survie.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Unsere Leidenschaft fürs Lernen kommt unserem Überleben zugute.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Нашата страст към познанието е инструментът за оцеляването ни.
O nedenle aritmetik serileri öğrenmeye devam edebiliriz. - Bir "S" toplamı olsun.Dus laten we de som S noemen.
O nedenle aritmetik serileri öğrenmeye devam edebiliriz. -알아보는 것을 계속해보죠. 합계를 S라고 하겠습니다.
O nedenle aritmetik serileri öğrenmeye devam edebiliriz. -ארית-מטית, אבל א-רית-מטית, בכל מקרה... טור אריתמטי. ...
O nedenle aritmetik serileri öğrenmeye devam edebiliriz. -أريث--اجتمع-ic، لكن-وريث-ميتيك، أما الطريقة-سلسلة. لذلك دعونا ندعو مجموع س.
O nedenle aritmetik serileri öğrenmeye devam edebiliriz. -まず、算術数列について学びましょう。 合計をとしましょう。
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Essayons d'apprendre une chose ou deux sur les ratios.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Haideti sa învățăm un lucru sau doua despre rapoarte.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.비와 비율에 대하여 알아봅시다
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Lad os prøve at lære en ting eller to om Forholdstal.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Mari belajar satu atau dua hal mengenai rasio.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Nézzünk meg egy-két dolgot az arányokról.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Pojďme se něco naučit o poměrech.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Proviamo a imparare una cosa o due riguardo i rapporti.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Tratemos de aprender una que otra cosa sobre las proporciones.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Vamos tentar aprender uma coisa ou duas sobre as taxas.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.Пропорциите са просто изрази, сравняващи отношения на количества.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.בוא ננסה ללמוד דבר או שניים על אחוזים.
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.دعونا نتعلم شيئ او اثنان عن النسب
Oran hakkında bir iki şey öğrenmeye çalışalım.比は、量を比較するための単なる表現にすぎません。
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Daar werd ze niet toe gedwongen, ze zag het een onderzoeker doen en begon interesse te vertonen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Dia tidak dipaksa memainkan piano itu; dia melihat seorang peneliti memainkan instrumen itu dan tertarik.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Häntä ei pakotettu opettelemaan; hän näki tutkijan soittavan pianoa ja innostui.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Hun blev ikke tvunget til at lære klaveret. hun så en forsker spille på instrumentet og fik interessen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.연구원들이 강제적으로 판바니샤에게 피아노를 치게 한것이 아니라 한 연구원의 피아노 치는 모습을 보고, 판바니샤가 스스로 관심을 가진 것입니다.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Não foi forçada a tocar piano. Viu um investigador a tocar o instrumento e interessou-se por ele.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nie zmuszano jej do gry. Zobaczyła, jak gra jedna z badaczek, co ją zainteresowało.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Non è stata obbligata a imparare il piano, ha visto un ricercatore suonarlo e ha sviluppato un interesse.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.No se le obligó a aprender el piano; vio tocar a un investigador y se interesó.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nu a fost obligată să înveţe pianul. A văzut un cercetător cântând la instrument şi a fost curioasă.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.On ne l'a pas forcée à apprendre le piano, elle a vu un chercheur en jouer et s'y est intéressée.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Её никто не заставлял учиться играть. Она видела, как играл один из исследователей, и заинтересовалась.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Тя не беше насилена да се учи на пиано, видя един от учените да свири на инструмента и се заинтересува.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.היא לא הוכרחה ללמוד לנגן בפסנתר, היא ראתה חוקר שמנגן על הכלי והתעניינה בעצמה.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.لم تجبر على لعبه أو تعلمه، ولكنها شاهدت الباحثين يعزفون عليها فأخذها الفضول.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.研究者が弾くのを見て興味を示したのです
Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyor"Guau", saludando al aprendizaje.
Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyor그건 그냥 이렇게 말하는 것입니다. "와" 하면서 배우는 것을 환영하는 거죠.
Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyor"Pompás!", bátorítva a tanulást.
Sadece "Ooo" demek, öğrenmeye selam duruyor"Uau", salutarea învățăturii.

İlgili Sayfalar