öğrenmenin ile cümle

öğrenmenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrenmenin kolay bir yolu yok.There is no easy road to learning.
Öğrenmenin yaşı yoktur.You're never too old to learn.
Bir dili öğrenmenin en iyi yolu, o dilin konuşulduğu ülkeye gitmektir.The best way to learn a foreign language is to go to the country where it is spoken.
İngilizce öğrenmenin en iyi yolunun ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think is the best way to learn English?
İngilizce öğrenmenin en iyi yolu nedir?What is the best way to learn English?
İngilizce öğrenmenin en kolay yolu nedir?What is the easiest way to learn English?
İngilizceyi öğrenmenin en iyi yolu Amerika'ya gitmektir.The best way to learn English is to go to America.
Japonca öğrenmenin zor yanı nedir?What is the hard part of learning Japanese?
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.Tom says that learning a foreign language is hard.
Tom nasıl dans edileceğini öğrenmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to learn how to dance.
Tekrarlamak, öğrenmenin babasıdır.Repetition is the father of learning.
Yinelemek öğrenmenin anasıdır.Repetition is the mother of learning.
Fransızca öğrenmenin en iyi yolu Fransızca konuşan bir ülkede yaşamaktır.The best way to learn French is to live in a French-speaking country.
Tom Mary'ye Fransızca öğrenmenin etkili yollarıyla ilgili tavsiye verdi.Tom gave Mary advice on effective ways to study French.
Fransızca öğrenmenin en kolay yolu nedir?What's the easiest way to learn French?
Fransızca öğrenmenin en iyi yolu nedir?What's the best way to learn French?
Dilini öğrenmenin en iyi yolu nedir? Bir kitap tavsiye eder misin?What's the best way to learn your language? Would you recommend any book?
İngilizceden başka yabancı diller öğrenmenin anlamı nedir?What's the point of studying foreign languages besides English?
Bazı insanlar Fransızca öğrenmenin gerçekten zor olduğunu düşünüyor.Some people think French is really hard to learn.
Oyun ve öğrenmenin uyumlu olduğunu düşünüyor musun?Do you think that games and learning are compatible?
Ne olduğunu öğrenmenin tek yolu Tom'a sormak.The only way to find out what happened is to ask Tom.
Yaşam boyu öğrenmenin gerekli olduğuna inanıyorum.I believe that lifelong learning is essential.
Öğretmenin zevki öğrenmenin zevkinden daha az değildir.The pleasure of teaching is not smaller than the pleasure of learning.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelime bilgisini ezberlemektir.The hardest part of learning a language is knowing the vocabulary by heart.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri ezbere bilmektir.The hardest part of learning a language is knowing the vocabulary by heart.
Yüzmeyi öğrenmenin en iyi yolu yüzmektir.The best way to learn to swim is to swim.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri hatırlamaktır.The hardest part of language learning is remembering vocabulary.
Çoğu kimse birkaç dil öğrenmenin olanaksız olduğunu düşünür.Many people think that studying several languages is impossible.
Tekrarlama, bütün öğrenmenin anasıdır.Repetition is the mother of all learning.
Okuma, Berberice kelime öğrenmenin anahtarıdır.Reading is the key to learning Berber vocabulary.
Yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.He says that learning a foreign language is hard.
Bugün dünyadaki Arap edebiyatının ve İslami öğrenmenin ana merkezidir.Today it is the chief centre of Arabic literature and Islamic learning in the world.
Sorular araştırarak öğrenmenin en temel aşamasında kullanılır.Questions are used from the most elementary stage of learning to original research.
Öğrenmenin devamlılığını sağlamak için bağları devam ettirmeli ve beslemeliyiz.Maintaining and nurturing connections is needed to facilitate continual learning.
Bunlar : Eğitmenler, etkili birer e-öğrenmenin nasıl olacağını öğrenmek zorundadırlar.Application: learners learn when they actually perform real-world task.
Tecrübe, (yapılan hatalardan elde edilen tecrübeler de dahil) öğrenmenin temelini oluşturur.Foundation: Experience (including error) provides the basis for learning activities.
Bilirsiniz, insan anatomisini öğrenmenin geleneksel yolu diseksiyon masalarıdır.You know, cadaver dissection is the traditional way of learning human anatomy.
Anatomiyi öğrenmenin başka bir yolu da bu.And this is another way to learn anatomy.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.And a great way to learn about policy is to look at what worked in the past.
Eğitim, öğrenmenin devamlı doğmakta bir olgu olduğu, kendi kendini organize eden bir sistemdir.Education is a self-organizing system where learning is an emergent phenomenon.
Öğrenmenin bir anlamı olması için sonucunda bir üretkenlik olmak zorunda.Learning has to be productive in order for it to make sense.
İstatistikte bunu öğrenmenin yolu veriye bakmaktır.In statistics, the way we find out is by looking at data.
Ve elbette, öğrenmenin sürekli bir parçası olduğu, düzenli bir yaşam anahtardır.And of course, a well-ordered life in which learning is a continuous part of it, is key.
Bu öğrenmenin en güçlü yoludur, ve oldukça da erken öğrenilir.It's a very powerful bit of learning, and it happens pretty early on.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.It's not a replacement, it's just part of learning that's important.
Biliyoruz ki bu öğrenmenin özgün bir değerlendirmesi.We know that's an authentic assessment of learning.
Şimid yeni birşeyi, evrendeki temel kuvvetlerden birini öğrenmenin zamanı geldi.So, time to learn about a new fundamental force of the universe.
Öğrenmenin gelecekte konumu ne olacak?What is going to be the future of learning?
Konu öğrenmenin meydana gelmesi değil.It's not about making learning happen.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.My wish is that we design the future of learning.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.So we need to design a future for learning.
Gittikçe insanlar kodlamayı öğrenmenin önemini anlıyor.So, increasingly, people are starting to recognize the importance of learning to code.
Bu günlük öğrenmenin bir parçası olarak gelir."four runs" in cricket. It comes as a part of our everyday learning.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.There has to be a way to take a census of the rest of the bacteria in the population.
Öğrenmenin bir mekan değil, bir faaliyet olduğunu anlamamız oldukça zor oldu.We have such a hard time figuring out that learning is not a place but an activity.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.So we were thinking, well the best way to learn from them is to read all of these millions of books.
Bu tip öğrenmenin bir de karanlık yüzü vardır, buna "olumsuz tat koşullanması" denir.There's also a dark side to this type of learning, called "taste aversion".
Çince öğrenmenin yeni ve hızlı bir yönteminin nasıl kullanışlı olabileceğini düşünmeye başladım.I started thinking about how a new, fast method of learning Chinese might be useful.
"[Dil öğrenmenin] bir gelenekten fazlası olduğunu düşünüyorum."I think that [learning languages] is more than a tradition.

İlgili Sayfalar