öğrenme ile cümle

öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Almak istersen, önce vermeyi öğrenmelisin.If you wish to take, you must first learn to give.
Bu kelimenin Arapçada nasıl söylendiğini öğrenmek istiyorum.I want to learn how to say this word in Arabic.
Ama daha fazla öğrenmek isterim.But I'd like to learn more.
Felsefeyle uğraşmak nasıl öleceğini öğrenmektir.To philosophize is to learn how to die.
Öğretmen alıştırmaları neden yapmadığımızı öğrenmek istedi.The teacher wanted to know why we hadn't done the exercises.
Öğretmen konuyu öğrenmen gerektiğini söyledi.The teacher said that you need to master the subject.
Onun nerede yaşadığını öğrenmek için onu eve kadar izledi.She followed him home to find out where he lived.
Eğer bir dili iyi öğrenmek istiyorsanız, onu tek başınıza öğrenin.If you want to learn a language well, learn it by yourself.
İngilizce öğrenmeye çalışırken çok çalışıyorum.I am working hard trying to learn English.
Entellektüel hobiler açısından, ben gerçekten Çince karakterleri öğrenmeyi seviyorum.In terms of intellectual hobbies, I really like learning Chinese characters.
Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan Çin'de eğitim görebilirsin.If you want to learn Chinese well, you can study in China.
Öğrenci öğrenmeye hazır olduğu zaman, öğretmen çıkagelir.When the pupil is ready to learn, a teacher will appear.
Öğrenmek için asla geç değildir.It's never too late to learn.
Esperanto öğrenmeye yeni başladım.I just started to learn Esperanto.
İnsanlara ne öğrenmeye isteksiz olduklarını öğretmek zordur.It's difficult to teach people what they're unwilling to learn.
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Sanırım obua çalmayı öğrenmem imkansızdır.I guess it's impossible for me to learn how to play the oboe.
Ben kendim gitar çalmayı öğrenmeye çalıştım.I tried to teach myself how to play the guitar.
Yerli bir konuşmacı gibi konuşmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn to sound more like a native speaker.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Korkarım acıyla yaşamayı öğrenmen gerekecek.I'm afraid you'll have to learn to live with the pain.
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Nasıl yüzüleceğini her zaman öğrenmek istedim.I've always wanted to learn how to swim.
Her zaman obua çalmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to play the oboe.
Her zaman Fransızca öğrenmeyi denemek istedim.I've always wanted to try to learn French.
Arp çalmayı öğrenmeye karar verdim.I've made up my mind to learn how to play the harp.
Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.If you want to master a language, you need to learn to think in that language.
Her zaman yapmayı istediğim bir şey senin gibi yemek yapmasını öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn how to cook like you.
Her zaman yapmak istediğim bir şey, bir uçağı uçurmayı öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn to fly an airplane.
Kimse yeni şeyler öğrenmek için çok yaşlı değildir.Nobody is too old to learn new things.
Öğrenmek istiyorum.I want to know.
Senin görüşünü öğrenmek istiyorum.I want to know your opinion.
Korece öğrenmek istiyorum.I want to learn Korean.
Kendi hatalarından öğrenmelisin.You must learn from your own mistakes.
Fransızca fazla zor, onu öğrenmek istemiyorum.French is too hard, I don't want to learn it.
Fransızca çok zor, bu yüzden öğrenmek istediğimi sanmıyorum.French is too hard, so I don't think I want to learn it.
Korece öğrenme zordur.Learning Korean is difficult.
Tom piyanoları akort etmeyi öğrenmek için okula gitti.Tom went to school to learn how to tune pianos.
Tom Fransız kornosunu çalmayı öğrenmeyi denemek için çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time trying to learn how to play the French horn.
Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.Tom says that learning a foreign language is hard.
Tom Fransızca öğrenmeyle çok ilgileniyor.Tom is very interested in learning French.
Tom Fransızca öğrenmeye çalışıyor.Tom is trying to learn French.
Tom dinlenmeyi öğrenmek zorundadır.Tom has to learn to relax.
Tom Japonca öğrenmeli çünkü gelecek yıl Japonya'ya gidecek.Tom has to learn Japanese because he's going to Japan next year.
Tom'un Fransızcayı konuşmayı öğrenme arzusu yok.Tom has no desire to learn how to speak French.
Tom Fransızca öğrenme isteğini kaybetti.Tom has lost interest in studying French.
Tom Fransızca öğrenmede zorlanıyor.Tom had difficulty learning French.
Tom Fransızca öğrenme niyetiyle Fransaya geldi.Tom came to France with the intention of studying French.
Tom'un mandolin çalmayı öğrenmesi pek olası değil.It's unlikely that Tom will ever learn to play the mandolin.
Tom'un Rusça öğrenmeye çalışmakla ilgilendiğinden bile şüpheliyim.I doubt that Tom is even interested in trying to learn Russian.
Tom Mary'nin nereye gittiğini öğrenmeye çalıştı.Tom tried to find out where Mary had gone.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesinin önemli olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's important for Mary to learn how to speak French.
Tom Mary'yi Fransızca konuşmayı öğrenmesi için teşvik etti.Tom encouraged Mary to learn how to speak French.
Tom Mary'den vize için nasıl başvurulacağını öğrenmesini rica etti.Tom asked Mary to find out how to apply for a visa.
Tom Fransızca öğrenmekle çok fazla ilgileniyor gibi gözükmüyor.Tom didn't seem terribly interested in learning French.
Hayatlarımızda disiplinli olmayı öğrenmeliyiz.We should learn to be disciplined in our lives.
Tom, diğer ülkelerde insanların nasıl yaşadıklarını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how people in other countries live.
Tom Mary'nin niçin mutlu olmadığını öğrenmek istedi.Tom wanted to know why Mary was not happy.
Tom hâlâ oyunun kurallarını tamamen öğrenmemişti.Tom still hasn't quite learned the rules of the game.
Tom bir uçağı uçurmayı öğrenmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to learn how to fly an airplane.

İlgili Sayfalar