öğrenme ile cümle
öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kızının düğünü hakkında öğrenmedin mi?Didn't you find out about your daughter's wedding?
Benim hobim dilleri öğrenmektir.My hobby is learning languages.
Hangisi öğrenmek için daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
Hangisini öğrenmek daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
Duyguların hakkında konuşmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to talk about your feelings.
Tom hatalarından öğrenmedi.Tom didn't learn from his mistakes.
Hatalarından hiçbir şey öğrenmedin mi?Have you learned nothing from your mistakes?
Bunu yapmayı öğrenmem uzun sürdü.It took me a long time to learn how to do this.
Tom'a ne olduğunu muhtemelen hiç öğrenmeyeceğiz.We'll probably never know what happened to Tom.
Tom'un ne zaman varacağını öğrenmemiz lazım.We need to find out what time Tom will be arriving.
Tom Almancayı akıcı konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent German.
Tom akıcı Fransızca konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent French.
Tom ne olduğu hakkında asla öğrenmeyecek.Tom will never find out about what happened.
Tom'un öğrenmeyeceğini umuyorum.I hope Tom never finds out.
Ben her zaman Fransızca öğrenmek istedim.I've always wanted to learn French.
Ben hep Toki Pona öğrenmek istedim.I always wanted to learn toki pona.
Tom'un bugün burada ne olduğunu asla öğrenmeyeceğini umuyorum.I hope Tom never finds out what happened here today.
Tom bunun hakkında asla öğrenmeyecek.Tom will never find out about this.
Letonya dilini öğrenmek istiyorum.I would like to learn Latvian.
Bir yabancı dili iyice öğrenmek kolay değildir.Mastering a foreign language isn't easy.
Esperanto öğrenmesi ve ezberlemesi kolay esnek ve pratik bir dildir.Esperanto is a flexible and practical language, easy to learn and memorize.
Tom çocuklarının Fransızca öğrenmesini istiyor.Tom wants his children to learn French.
Tom'un nerede yaşadığını öğrenmek zorundayız.We have to find out where Tom lives.
Tom benim Fransızca öğrenmemi istedi.Tom wanted me to learn French.
Onu nasıl yapacağımızı öğrenmek zorundayız.We have to learn how to do that.
Biz bunu öğrenmeden önce meteliksiz olacağız.We'll be broke before we know it.
Tom Fransızca öğrenmeli.Tom should learn French.
Tom'un Fransızca öğrenmesi gerekiyor.Tom should learn French.
Ben öğrenmekten hoşlanırım.I like learning.
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Birbirimize güvenmeyi öğrenmek zorundayız.We have to learn to trust each other.
Öğrenmek istediğim birçok şey var.There are a lot of things I want to learn.
Yabancı bir dili öğrenmek zor.Learning a foreign language is hard.
Yabancı dilleri öğrenmek zordur.Learning foreign languages is hard.
Ne yapmamız gerektiğini öğrenmek zorundayız.We have to find out what we're supposed to do.
Çok şey öğrenmeyi umuyordum.I was hoping to learn a lot.
Esperanto öğrenmeme yardımcı olur musun?Can you help me learn Esperanto?
Önce temel öğeleri öğrenmelisin.You have to learn the basics first.
Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.Repetition plays a very important role in language learning.
Yavaşlamayı öğrenmek zorundayım.I've got to learn to slow down.
Çocuklarımızın Noel'in gerçek anlamını öğrenmeleri için zamanı geldi.It's about time for our children to learn the real meaning of Christmas.
Tom on üç yaşına kadar nasıl gitar çalınacağını öğrenmedi.Tom didn't learn how to play the guitar until he was thirteen.
Onlara öğrenme şansı verelim.Let's give them the chance to find out.
Kaya tırmanışını öğrenmek ister misiniz?Do you want to learn rock climbing?
Dersini öğrenmen gerekirdi.You should've learned your lesson.
Deneyimden öğrenmeliyiz.We must learn from the experience.
Hiç kimse Fransızca öğrenmek için çok yaşlı değildir.No one is too old to learn French.
Bir öğrenme deneyimi oldu.It's been a learning experience.
Bu bir öğrenme fırsatı.This is a learning opportunity.
Yazım hatası denetlemeyi öğrenmen gerekir.You should learn to proofread.
Bu yıl öğrenmeyeceğiz.We won't find out this year.
Geçmişimizden öğrenmeliyiz.We must learn from our past.
Öğrenmek Tom'un işiydi.It was Tom's job to find out.
Tom, Fransızca öğrenmeye çalıştı.Tom tried to learn French.
Öğrenmeye istekli misin?Are you willing to learn?
Çok öğrenmedin.You didn't learn much.
Hiçbir zaman öğrenmeyebiliriz.We may never find out.
Çok şey öğrenmedim.I didn't learn much.
Öğrenmeyi bırakma.Don't stop learning.
Öğrenmeyi kesme.Don't stop learning.