öğrenme ile cümle
öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom okulda hiçbir şey öğrenmedi.Tom didn't learn anything in school.
Bir şey öğrenir öğrenmez seni arayacağım.I'll call you as soon as I know anything.
O öğrenmekle ilgilendiği için Tom'la zaman geçirdim.I spend time with Tom because he's interested in learning.
Tom, Fransızca öğrenmeye niyetli görünüyor.Tom seems intent on mastering French.
Çok öğrenmedim.I didn't learn very much.
Sadece Tom'u kimin götürdüğünü öğrenmek için buradayım.I'm just here to find out who took Tom.
O müziğin ne olduğunu öğrenmek zorundayım.I have to find out what that music is.
Tom'un cenazesinin ne zaman olduğunu öğrenmemiz gerekir.We should find out when Tom's funeral is.
Seçeneklerini sınırlamamayı öğrenmen gerekir.You should learn not to limit your options.
Onunla yaşamayı öğrenmek zorundasın.You have to live with it.
Öğrenmek üzeresin sanırım.I guess you're about to find out.
Biz ne olduğunu ya da neden olduğunu hiç öğrenmedik.We never learned what happened or why.
Bir şeyler öğrenmek istemiyor musunuz?Don't you want to learn things?
Kar kayağı yapmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn how to snowboard.
Tom kendi adını nasıl yazacağını henüz öğrenmedi.Tom hasn't yet learned how to write his own name.
Tom obuayı nasıl çalacağını öğrenmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to learn how to play the oboe.
Sanırım araba sürmeyi öğrenmen gerekebilir.I think you might need to learn how to drive.
Gerçekten nasıl araba süreceğimi öğrenmek istiyorum.I really want to learn how to drive.
Tom Mary'nin araba sürmeyi öğrenmesini istiyor.Tom wanted Mary to learn how to drive.
Kar kayağını öğrenmek istiyorum.I want to learn snowboarding.
Nasıl Fransızca konuşacağımı gerçekten öğrenmek istiyorum.I really want to learn how to speak French.
Tom Fransızca öğrenmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to learn French.
Nasıl yüzeceğini öğrenmediğini bilmiyordum.I didn't know you never learned how to swim.
Nasıl yüzeceğini öğrenmek istediğini bilmiyordum.I didn't know you wanted to learn how to swim.
Tom nasıl yüzeceğini öğrenmeyi gerçekten istemedi.Tom never really wanted to learn how to swim.
Tom Mary'nin nasıl trompet çalacağını öğrenmesini istiyor.Tom wants Mary to learn how to play the trumpet.
Tom'un öğrenme güçlüğü var mı?Does Tom have a learning disability?
O Esperanto öğrenmeli.He should learn Esperanto.
Esperanto öğrenmelisin.You should learn Esperanto.
İngilizce öğrenmek istemiyorum.I don't want to learn English.
Farsça öğrenmek istiyorum.I want to learn Persian.
Farsça öğrenmek istiyor musunuz?Do you want to learn Persian?
Bunu yapmayı öğrenmek üç yılımı aldı.It took me three years to learn how to do this.
Tom bazı töreleri öğrenmek istiyor.Tom needs to learn some manners.
Öğrenmeyi asla bırakma.You never stop learning.
Öğrenmek için buradayım.I'm here to learn.
Tom gerçekten onu öğrenmek istiyorsa her gün Fransızca çalışması gerektiğini biliyordu.Tom knew that he should study French every day if he really wanted to learn it.
Sanırım Fransızca öğrenmek zorunda kalacağım.I guess I'm going to have to learn French.
Az önce Fransızca öğrenmeye başladım.I've just started learning French.
Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışmalısın.You should try to learn something new every day.
Onlar hiçbir şey öğrenmedi.They haven't learned anything.
O ona şaka yollu sordu: "Henüz nasıl araba süreceğini öğrenmedin mi?"He jokingly asked her: "Haven't you learnt how to drive yet?"
Tom Mary'nin gerçeği öğrenmeyeceğini umuyor.Tom hopes that Mary won't find out the truth.
Tom'un öldürüldüğünü öğrenmek bizi şok etti.We were shocked to learn that Tom was killed.
Piyano, gitar ve flüt çalmayı öğrenmek istiyorum.I would like to learn to play the piano, guitar and flute.
Onun hakkında daha fazla öğrenmem gerekir.I need to know more about him.
Onunla ilgili daha fazla öğrenmem gerekir.I need to know more about her.
Tom Mary'nin sırrının ne olduğunu öğrenmeyi merak ediyordu.Tom was curious to know what Mary's secret was.
Kendinizi bir Oset olarak düşünürseniz, ana dilinizi öğrenmelisiniz.If you consider yourself an Ossetian, you must learn your mother language.
Dan Lind'nın önceki gece nerede olduğunu öğrenmek istiyordu.Dan wanted to find out where Linda had been the previous night.
Rusça öğrenmek zordur.Russian is hard to learn.
Rusça öğrenmesi zor, kaybetmesi kolay ve unutması imkansız.Russian is hard to learn, easy to lose, and impossible to forget.
Bir şey öğrenmedik.We didn't learn a thing.
Zamanın bolsa, dil öğrenmek için para harcamana gerek yok.If you have a lot of time, you don't have to spend money to learn a language.
Daha sonra ne olacağını öğrenmek istiyorum.I want to find out what happens next!
Öğrenme zorlanılmamalı fakat teşvik edilmeli.Learning should not be forced, but rather encouraged.
Ben dil öğrenmekte zorluk yaşıyorum.I have difficulty learning languages.
Onun karısı asla öğrenmedi.His wife never found out.
Onun kocası asla öğrenmedi.Her husband never found out.
Tom bilgisayar programlamayı öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to program computers.