öğrenme ile cümle

öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen Tom'un durumu hakkında bir şey öğrenir öğrenmez beni ara.Please call me as soon as you know anything about Tom's condition.
Tom çocuklarının Fransızca öğrenmesini istiyordu.Tom wanted his children to learn French.
Okulda hiçbir şey öğrenmedik.We learnt nothing at school.
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.I will have to learn how to make beef fried rice.
Dil öğrenmeye devam ediyorum.I keep studying languages.
Ben Hawaiice öğrenmek istiyorum.I want to learn Hawaiian.
İnterlingua dilini öğrenmek kolaydır.Interlingua is easy to learn.
Daha fazla öğrenmek zorundasın.You have to learn more.
Ne yapmak istediğinizi öğrenmek istiyorum.I want to learn what you want to do.
Adli tabip onu neyin öldürdüğünü öğrenmek için Tom üzerinde bir otopsi gerçekleştiriyor.The coroner is performing an autopsy on Tom to find out what killed him.
Fransızca öğrenmek istemediğimi sana söylemeyi sürdürüyorum.I keep telling you I don't want to study French.
Ne olduğunu öğrenmek istiyorum.I want to find out what happened.
Tom yeni bilgisayar programının tüm ayrıntılarını öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn the ins and outs of the new computer program.
Ne olacağını öğrenmeliyim.I have to find out what's going to happen.
Sorular sormak öğrenmek için iyi bir yoldur.Asking questions is a good way to learn.
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım etmek zorundasın.You've got to help me learn to drive.
Belki bilmem gerekeni öğrenmeme yardım edebilirsin.Maybe you can help me find out what I need to know.
Tom'un nerede olduğunu öğrenmeye gideceğim.I'll go find out where Tom is.
Tom Fransızca öğrenmeye başlama kararı verdi.Tom has decided to start studying French.
Tom oğlunu Fransızca öğrenmesi için yüreklendirdi.Tom encouraged his son to study French.
Tom'un Japonca öğrenmesi gerek, çünkü önümüzdeki yıl Japonya'ya gidecek.Tom needs to learn Japanese, since he's going to Japan next year.
Bu öğrenmek için tek yol.It's the only way to find out.
Fransızca telaffuzu öğrenmek istiyorum.I want to master French pronunciation.
Dinlerken dilleri öğrenmeyi severim.I love learning languages by listening to them.
Tom'a yüzmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledim.I told Tom he should learn how to swim.
Onu kendi başına öğrenmeden önce bizden biri Tom'a söylemek zorunda.One of us has to tell Tom before he finds out on his own.
Banjo çalmayı öğrenmek istediğini bana hiç söylemedin.You never told me that you wanted to learn how to play the banjo.
Bir dil öğrenmek 70 yaşın üzerinde olduğunuzda zordur.Learning a language when you are over 70 years of age is difficult.
Ben beş yıldır İngilizce öğrenmekteyim.I have been learning English for five years.
Tom kendini nasıl savunacağını öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to defend himself.
Yabancı dil öğrenmek yararlıdır.It's useful to study foreign languages.
Yolcular gecikmenin nedenini öğrenmeyi bekliyor.The travelers are waiting to know the cause of the delay.
Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.If I were reborn, I would want to learn the violin.
Öğrenmek için her türlü şey vardır.There are all sorts of things to learn.
O bir ay içinde İspanyolca öğrenmeye çalışıyor.He's trying to learn Spanish in a month.
Tom Fransızca öğrenmek istediğini söyledi.Tom said that he wanted to learn French.
Romence öğrenmek istiyorum.I want to learn Romanian.
O Esperanto öğrenmeye başladı.He has started to learn Esperanto.
Gelecek yıl Fransızca öğrenmek istiyorum.Next year I want to learn French.
Vietnamca öğrenmek için zor bir dil değildir.Vietnamese is not a hard language to learn.
Ben Tigrinya öğrenmek istiyorum.I want to learn Tigrinya.
Onun ne olduğunu öğrenmek zorundayız.We've got to find out what it is.
Hâlâ Tom'un nerede yaşadığını öğrenmeye çalışıyoruz.We're still trying to find out where Tom lives.
Tom'un onu neden yaptığını öğrenmeye çalışacağız.We'll try to find out why Tom did that.
Öğrenir öğrenmez biz size ulaşacağız.We'll contact you as soon as we know.
Sen bunu öğrenmeden önce biz geri döneceğiz.We'll be back before you know it.
Öğrenmek zorundayız.We have to find out.
Ne yapılması gerektiğini öğrenmek zorundayız.We have to find out what needs to be done.
Bizimle birlikte kaç kişinin gitmeyi planladığını öğrenmemiz gerekiyor.We need to find out how many people are planning to go with us.
Öğrenmeme yardım edebilir misin?Can you help me find out?
Dil öğrenmek ilginçtir.Learning languages is interesting.
Tom'un nerede çalıştığını öğrenmem gerekiyor.I need to find out where Tom works.
Bunun iç yüzünü öğrenmeliyim.I need to get to the bottom of this.
Tom'un neden burada olmadığını öğrenmem gerekiyor.I need to find out why Tom isn't here.
Öğrenmemi istiyor musun?Do you want to find out?
Vietnamca dili, öğrenmek için gerçekten zordur.Vietnamese language is really hard to learn.
Bazı insanlar Fransızca öğrenmenin gerçekten zor olduğunu düşünüyor.Some people think French is really hard to learn.
Doktor bana sadece acıyla yaşamayı öğrenmek zorunda olduğumu söyledi.The doctor told me I just had to learn to live with the pain.
Dinlemeyi öğrenmelisin.You need to learn to listen.
Bir şey öğrenmedin.You haven't learned a thing.

İlgili Sayfalar