öğrenin ile cümle
öğrenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.men da brødrene fikk det å vite, førte de ham ned til Cesarea, og sendte ham derfra til Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.När bröderna förnummo detta, förde de honom ned till Cesarea och sände honom därifrån vidare till Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.O czem dowiedziawszy się bracia, odprowadzili go do Cezaryi i odesłali go do Tarsu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Os irmãos, porém, quando o souberam, acompanharam-no até Cesaréia e o enviaram a Tarso.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Toen zijn vrienden dat hoorden, brachten zij Saulus naar Caesarea en stuurden hem vandaar naar Tarsus.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.To zvěděvše bratří, dovedli ho do Cesaree, a poslali jej do Tarsu.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Venutolo però a sapere i fratelli, lo condussero a Cesarèa e lo fecero partire per Tarso
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Μαθοντες δε οι αδελφοι, κατεβιβασαν αυτον εις Καισαρειαν και εξαπεστειλαν αυτον εις Ταρσον.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Братия, узнав о сем , отправили его в Кесарию ипрепроводили в Тарс.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.Довідавшись же брати, привели його в Кесарию, та й вислали його в Тарс.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.И Петър, като обикаляше всичките вярващи, слезе и светиите, които живееха в Лида.
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.וישמעו האחים ויורידו אתו לקסרין וישלחהו אל טרסוס׃
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.فلما علم الاخوة احدروه الى قيصرية وارسلوه الى طرسوس
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.弟 兄 們 知 道 了 就 送 他 下 該 撒 利 亞 、 打 發 他 往 大 數 去
Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariyeye götürüp oradan Tarsusa yolladılar.弟兄 們 知道 了 就 送 他 下 該撒利亞 、 打發 他 往 大數去
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.Conviene que compruebe cuál es el idioma más frecuentemente hablado en su lugar de residencia.
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.Informez-vous sur la langue la plus utilisée dans votre commune.
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.Kontrollera vilket som är det vanligaste språket på din ort.
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.Tarkista, mikä on oman paikkakuntasi yleisin kieli.
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.Узнайте, какой язык более распространён в вашем регионе.
Kendi ikamet ettiğiniz yerin en fazla konuşulan dilinin hangisi olduğunu öğreniniz.تحقق من اللغة المتحدثة بصفة أكثر شيوعاً في بلدية سكنك.
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz! İzleyin ve öğrenin!"「さて、技術的にあなたのデバイスはオンになってるわ。分かるでしょ?」
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Breng je je tijd door met je buurman, als je weet dat hij er is geweest?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?"¿Cuando te das cuenta que tu vecino ha estado allí, te quedas a charlar con él?"
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Czy -- gdyby dowiedziałbyś się, że twój sąsiad tam był, zainteresowałbyś się bardziej?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Daca afli ca vecinul tau a fost acolo petreci niste timp cu el?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Est ce que -- si vous découvrez que votre voisin y a été est ce que vous allez le voir?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?당신의 이웃이 어떻게 지내는지 살펴 보고 그들과 시간을 보내시나요?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Verbringen Sie Zeit mit ihrem Nachbarn, wenn Sie merken, dass er gedient hat?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Если бы вы узнали, что ваш сосед был там, уделили бы вы ему больше внимания?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Или... ако откриете, че е бил съседът ви, прекарвате ли известно време там?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?"אם גילית ששכנך היה שם, אתה מבלה איתו מעט?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?هل أنتم -- إذا وجدتم جيرانكم ذهبوا وعادوا هل تقضوا بعض الوقت معهم ؟
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?質問はしなくても 話し相手になってあげられるでしょう?
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Jag visste att om du fick veta att jag levde- -så skulle du komma själv.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Jeg vidste, at når du hørte, at jeg var i live, - - så ville du selv komme.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Sabía que si descubrías que estaba vivo, vendrías a buscarme tú solo.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Sapevo che se avessi scoperto che ero ancora vivo, saresti venuto a cercarmi.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Sendo tu tão maldoso, vi logo que, se soubesses que eu estava vivo, virias atrás de mim sozinho.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Tiesin, että jos saisit tietää minun olevan elossa- -tulisit yksin perääni.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Wiedziałem, że jak tylko się dowiesz, że żyję, sam tu po mnie przyjdziesz.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Ήξερα ότι αν μάθαινες ότι ζω ακόμη, θα με κυνηγούσες μόνος σου.
Kötü olduğun için, hala hayatta olduğumu öğrenince peşime düşeceğini biliyordum.Ты так гадок, что я знал: если ты выяснишь, что я ещё жив, ты сам придёшь за мной.
Küçük çocuklar için tasarlanmış bir ortamda BASIC öğreninלימוד BASIC בסביבה המתוכננת לילדים צעירים
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...Bởi vì bạn biết đấy, là một đứa trẻ bạn thấy xấu hổ và nhạy cảm, mọi người biết bạn không có tiền.
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...어린 마음에 창피하기도 했고 예민한데다
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...Parce que bon quand on est gamin, on a honte et on est sensible, et tout le monde sait qu'on est pauvre...
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...Pentru că ştiţi, ca şi copil, eşti stânjenit şi eşti sensibil şi toată lumea ştia că noi nu avem bani.
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...Perché sapete, da bambino sei imbarazzato e sensibile, e tutti vengono a sapere che non hai una lira.
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...Защото знаете, като дете как сте притеснителни и чуствителни и всеки знае, че нямате пари.
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...בגלל שאתם יודעים, כילדה את מתביישת ואת רגישה, וכולם יודעים
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...وكان ذلك ، كما تعرفون ، بالنسبة لطفل مدعاة للحرج ، حيث تكون حساساً ، ولأن الكل يعرف
Malum, bir çocuk olarak bu durumdan utanır ve üzülürsünüz, herkes ailenizin beş parasız olduğunu öğrenince...恥ずかしかったのです 幼い頃は 周りを気にしますから
Negatif bir sayının karekökünü alabilir miyiz? Sanal ve karmaşık sayıları öğreninceye kadar yapamayız.Peut-on avoir la racine carrés d'un nombre négatif? sans les nombres complexes, que nous utiliserons pas, non.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.Averigüe a tiempo cuándo puede presentar su solicitud.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.Ota ajoissa selvää, milloin voit hakea.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.Renseignez-vous suffisamment à temps pour savoir les périodes de dépôt de candidature.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.Utred i tid när du kan söka.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.Постарайтесь заранее выяснить, когда организуется набор учащихся.
Ne zaman başvuruda bulunabileceğinizi zamanında öğrenin.استفسر مسبقاً عن الوقت الذي يحق لك فيه ترك طلب الانتساب.