öğrendik ile cümle
öğrendik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Dan mereka berkata, " Kami mempelajarinya dari CD"
Ve CD'lerden öğrendik dediler.E eles disseram:
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Et ils ont dit, eh bien, nous avons trouvé ça dans les CD.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Odpowiedzieli:"Podłapaliśmy to z płyt".
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Risposero che l'avevano imparato dai CD.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Şi au spus, păi, am învăţat de pe CD-uri.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Und sie sagten, dass sie das von den CDs haben.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Y dijeron, bueno, lo aprendimos de los CDs.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Ze zeiden: "we hebben dit opgepikt van de CD's."
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Μου είπαν: Τα μάθαμε από τα CD.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.А те казаха: ами, научихме го от CD-тата.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.Они сказали: "Ну... мы узнали это по дискам"
Ve CD'lerden öğrendik dediler.והם אמרו שהבינו את זה מהתקליטורים.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.ثم قالوا، حسناً، لقد عرفناه من الأقراص المدمجة.
Ve CD'lerden öğrendik dediler.どうやって理解したのかを問いました
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.Aprendemos então a acumular enormes quantidades de informação, fora dos nossos corpos.
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.Cosė imparammo a riporre enormi quantitā di informazioni... ...fuori dai nostri corpi.
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.Jadi kita belajar untuk stockpile besar jumlah informasi... ... Di luar tubuh kita.
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.그래서 우리는 우리 몸밖의 막대한 양의 정보를 비축하기 위해 배웁니다.
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.Nous avons donc appris à accumuler l'information... à l'extérieur de notre corps.
Ve çok büyük miktarlarda bilgiyi... ...vücutlarımızın dışında depolamayı öğrendik.Така сме се научили да трупаме огромни количества информация извън телата си.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.E na sexta-feira, fazem uma apresentação para partilhar o que aprenderam.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Puedo tocar con otras personas tambien. Ahora estoy en una banda musical. Puedo mantener el ritmo.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Και την Παρασκευή κάνουν μια επίσημη παρουσίαση για να μοιραστούν όσα έμαθαν.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Беше жив процес, с много импровизации. Без сценарий. Измислях го в движение.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.ביום שישי הם מציגים ומשתפים את האחרים במה בלמדו
Ve eğer doğru yere bakarsanız virüsün insanlara geçişini gözlemleyebileceğimizi öğrendik.적절한 장소를 잘 조사한다면 이 바이러스이 인간으로 침투하는 과정을 추적할 수도 있다는 것을 알았습니다.
Ve eğer doğru yere bakarsanız virüsün insanlara geçişini gözlemleyebileceğimizi öğrendik.ומה שמצאנו זה שאם תחפשו במקומות הנכונים, תוכלו לנטר את זרם הוירוסים האלה לתוך אוכלוסיות אנושיות.
Ve eğer doğru yere bakarsanız virüsün insanlara geçişini gözlemleyebileceğimizi öğrendik.وما اكتشفناه هو انه اذا نظرتم في المكان المناسب، يمكنكم مراقبة تدفق هذه الفيروسات إلى البشر.
Ve eğer doğru yere bakarsanız virüsün insanlara geçişini gözlemleyebileceğimizi öğrendik.ウイルスが侵入する様子を 捉えることができるのです 非常に大きな希望の光です
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.현재까지 우리가 알아낸 사실은 박테리아가 다국어를 구사한다는 것입니다.
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.Wir fanden heraus, dass Bakterien tatsächlich mehrsprachig sind.
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.І ми виявили, що, фактично, бактерії є поліглотами.
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.וגילינו, שלמעשה החיידקים הם רב-לשוניים.
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.وتوصلنا الى انه في الحقيقه، البكتيريا متعددة اللغات
Ve öğrendik ki aslında, bakteriler birden fazla dil konuşabiliyor.細菌は多言語を話すということです 細菌はそれぞれ種独自のシステムを持っていて
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Chúng tôi cũng biết rằng phần lớn các lớp học giải phẫu không có phòng thí nghiệm mổ tử thi.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Deci am văzut că majoritatea orelor de anatomie predate nu au un laborator pentru disecţii.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.De meerderheid van de anatomieklassen beschikt niet over een lab voor lijkendissectie.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Descobrimos que a maior parte das aulas de anatomia não tem acesso a laboratórios de dissecação.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.E sappiamo che la maggior parte delle lezioni di anatomia non hanno laboratori per la dissezione di cadaveri.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Et nous savons que la plupart des cours d'anatomie, n'ont pas de laboratoire de dissection de cadavres.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Jadi kami menemukan bahwa pada kebanyakan kelas anatomi, mereka tidak memiliki lab pembedahan jenazah.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.그래서 우리는 대부분의 해부학 교실들에서는 시체 해부 연구실을 가지고 있지 않다는 것을 알게 되었습니다.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Prišli sme na to, že na väčšine anatomických predmetov nemajú laboratórium pre pitvu.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.So erfuhren wir, dass die meisten Anatomieklassen ohne Obduktionslabor gelehrt werden.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.W większości szkół uczących anatomii nie ma prosektorium.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Zjistili jsme, že většina vyučovaných kurzů anatomie nedisponuje pitevnou.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Мы узнали, что большинство анатомических классов не оснащены лабораторией для вскрытия.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.Научихме, че повечето от класовете за обучение по анатомия нямат лаборатория за дисекция на трупове.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.נוכחנו לדעת שרוב שיעורי האנטומיה מועברים, בלי מעבדה לביתור גופות.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.علمنا ان غالبية الصفوف التشريحية، لم يكن لديهم مختبر لتشريح جثة.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.解剖のためのラボを持っていません こうした理由のために もしくは国によっては
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Am aflat în vremea asta şi că puteai mânca o stridie de mărimea unei farfurii chiar în Canalul Gowanus.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Azt is megtudtuk, hogy régen, tányérméretű osztrigákat lehetett enni itt a Gowanus-csatornában.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Chúng tôi cũng nhận ra rằng, vào thời điểm đó bạn có thể ăn 1 con hàu lớn bằng cả cái đĩa ở kênh Gowanus.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Kali ini kita juga belajar bahwa Anda dapat makan tiram seukuran piring makan di kanal Gowanus itu sendiri.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.우리는 또한 이 때에, 가워너스 운하에서 엄청나게 큰 굴을 먹을 수 있다는 것을 알았습니다.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.Tiež sme zistili, že v tom čase ste mohli jesť ustrice veľké ako tanier, a to v samotnom Gowanus Canal.
Ve ozamanlar Gowanus kanalında yemek tabağı büyüklüğünde istiridyeler bulunduğunuda öğrendik.We hebben toen ook geleerd dat je een oester zo groot als een dinerbord kon eten uit het Gowanus Canal zelf.