öğrendik ile cümle

öğrendik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.De kanske märker att skolan står i kontrast till det liv de lever utanför skolan.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.De synes måske det er på kant med det liv de lever uden for skolen.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Het gaat misschien niet samen met hun leven buiten school.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Ils peuvent la trouver en décalage avec la vie qu'ils mènent à l'extérieur de l'école.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.또는 학교와 갈등을 일으킬 수도 있구요. 학교 밖에서 그들이 살고 있는 삶과 관련해서 갈등이 발생하겠죠.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Może im przeszkadzać w życiu pozaszkolnym.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Mungkin menurut mereka sekolah bertentangan dengan kehidupan yang mereka jalani di luar sekolah.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Může jim připadat, že je v rozporu se životem, který žijí mimo školu.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Poate i se pare că intră în conflict cu viața lui din afara școlii.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Podem achar que está desenquadrada da vida que vivem fora da escola.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Possono trovarla incompatibile con la vita che conducono al di fuori della scuola.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Puede que les resulte incompatible con la vida que llevan fuera de la escuela.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Sie sind vielleicht der Meinung, dass es nicht zu ihrem Leben außerhalb der Schule passt.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Úgy találják, hogy nem illik össze azzal az élettel, amit az iskolán kívül élnek.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Ίσως βρίσκει πως έρχεται σε αντίθεση με τη ζωή που βιώνει έξω απ' το σχολείο.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Возможно, они считают, что это несовместимо с той жизнью, которую они ведут за стенами школы.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Може би са установили, че то е несъвместимо с живота им извън училище.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.Хтось думає, що це відрізняється від життя за межами школи.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.אולי הוא מוצא שזה מתנגש עם חייו מחוץ לבית הספר.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.قد يجدونها على خلاف مع الحياة التي يعيشونها خارج المدرسة.
Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler.見込みがあると思ったのか その時々での傾向はありますが 事情はいつでも固有のものです
Önceki birkaç videoda, kosinüs, sinüs, ve tanjantın tanımlarını öğrendik. . .Bienvenidos a la siguiente presentación en los módulos de trigonometría.
Öncekilerden pek çok şey öğrendiniz ,şimdi de öğrendiklerinize eklemeler yaparak devam edeceğiz.이해했다면 더 잘 알 수 있게 되기를 바랍니다.
Öncekilerden pek çok şey öğrendiniz ,şimdi de öğrendiklerinize eklemeler yaparak devam edeceğiz.אז נוסיף ללימוד שלכם.
Öncekilerden pek çok şey öğrendiniz ,şimdi de öğrendiklerinize eklemeler yaparak devam edeceğiz.باضافة المزيد للتعلم
Öncelikle bunu görselleyelim, sonra da bir önceki videoda öğrendiklerimizi uygularız. -Voyons si nous pouvons d'abord visualiser, et ensuite nous utiliserons les outils du dernier vidéo.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Co istotne, wiemy, że każda bakteria ma dokładnie ten sam enzym i wytwarza dokładnie tą samą cząsteczkę.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Descoperirea importantă este că fiecare bacterie are exact aceași enzimă și produce exact aceeași moleculă.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Det viktiga vi lärt oss är att alla bakterier har exakt samma enzym och producerar exakt samma molekyl.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Điều quan trọng mà chúng tôi nhận ra là tất cả các vi khuẩn có cùng một enzim và tạo ra cùng một phân tử.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Důležité je, že jsme zjistili, že každá bakterie má přesně ten samý enzym a tvoří přesně tu samou molekulu.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.중요한 것은 우리가 모든 박테리아들이 동일할 효소를 가지고 있고 아주 똑같은 분자를 만든다는 사실을 배운 데 있습니다.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.Pomembno je, da ima vsaka bakterija točno enak encim in ustvari točno enako molekulo.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.למדנו דבר חשוב - אותו אנזים קיים בכל החיידקים והוא יוצר בדיוק את אותה המולקולה.
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.و الشيء المهم الذي ادركناه هو ان كل بكتيريا لديها نفس الانزيم بالضبط و تقوم بعمل نفس الجزيء بالضبط
Önemli bir şey öğrendik ki, her bakteride tıpatıp aynı molekülü yapan tıpatıp aynı enzim var.全ての細菌がまったく同じ酵素を持っていて 全く同じ分子を作ることでした つまりこれらの細菌は皆、種族間の
Onlar da sana, kanıtları olmadığını, bunun okulda öğrendikleri birşey olduğunu söyleyeceklerdir.El sistema monetario incluye a la religión en el sistema de pago.
Onlar da sana, kanıtları olmadığını, bunun okulda öğrendikleri birşey olduğunu söyleyeceklerdir.Но всъщност непаричната икономика ще става все по-голяма и по-голяма.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Chúng tôi có thể học từ những gì họ đã học được.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.우리는 그들이 배운 것으로 부터 배울 수가 있습니다.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Możemy uczyć się na tym, czego oni się nauczyli.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Nous pouvons apprendre de ce qu'ils sont appris.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Podemos aprender de lo que han aprendido.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Possiamo imparare da ciò che hanno imparato.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Putem învăţa din ce-au învăţat ei.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.We kunnen leren van wat ze geleerd hebben.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Wir können davon lernen was sie gelernt haben.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Можем да се поучим от това, което те са научили.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.Мы можем учиться на их опыте.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.אנו יכולים ללמוד ממה שהם למדו.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.يمكننا التعلم من حيث تعلموا هم.
Onların öğrendiklerinden bizler de öğrenebiliriz.世界の中の 自分の在り方について 見方を変えられるのです
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.A když jsme tam byli, dozvěděli jsme se o závažnosti nedostatku vody v Severní Africe.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.Dan saat kami berada di sana kami belajar tentang betapa seriusnya krisis air di Afrika Utara.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.Enquanto lá estivemos, conhecemos a gravidade da crise da água no Norte de África.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.En toen we daar waren hebben we geleerd hoe serieus de water crisis is in Noord Afrika.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.És eközben többet tudtunk meg a észak-afrikai ivóvíz krízisről.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.I gdy tam byliśmy, poznaliśmy powagę problemu braku wody w północnej Afryce.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.우리는 사하라 사막에 있는 동안 북아프리카의 심각한 물 부족 위기에 대해 알게 되었습니다.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.Là-bas nous avons appris la gravité du problème de l'eau en Afrique du Nord.

İlgili Sayfalar