öğrendik ile cümle
öğrendik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Nein, wir haben etwas anderes daraus gelernt.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Nem is, mert ebből mi is valami másra jöttünk rá.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.No, aprendimos algo más.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.No, noi imparammo qualcos'altro.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Non, on a appris autre chose.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Nu, noi am învăţat altceva.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.O nie, nauczyliśmy się czegoś innego.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.We leerden iets anders.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Не, научихме нещо друго.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.Тогда мы поняли кое-что ещё.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.לא, אנחנו למדנו משהו אחר.
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.فقد تعلمنا شيئاً آخر
Hayır, biz başka bir şey öğrendik o gün.あの日 僕が強く感じたのは
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendik지난 6월 우리는 개인정보의 유출로 사생활이 침해 당하고 있다는 사실을 알게 되었습니다
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikAfgelopen juni leerden we dat onze privélevens niet langer privé zijn
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikBulan Juni ini kami menyadari bahwa kehidupan pribadi kita tidak lagi pribadi
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikDiesen Juni haben wir gelernt, dass unser Privatleben nicht mehr länger privat sind.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikEn juin nous avons appris que nos vies privées ne sont plus privées.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikEste Junio nos enteramos de que nuestras vidas privadas no son mas privadas.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikIdén júniusban megtudtuk, hogy magánéletünk többé nem is annyira magán.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikI juni fick vi veta att våra privata liv är inte längre privat
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikÎn iunie am aflat ca viețile noastre private nu mai sunt private
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikLo scorso Giugno abbiamo imparato che la nostra vita non è più una cosa privata
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikTháng sáu này chúng tôi đã học được rằng trong cuộc sống riêng không còn cá nhân.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikV červnu jsme se dozvěděli, že naše životy už nejsou soukromé.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikW czerwcu dowiedzielismy sie, ze nasze prywatne zycie nie jest juz prywatne
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikΤον Ιούνιο μάθαμε πως οι ιδιωτικές μας ζωές δεν είναι πλέον ιδιωτικές
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikВ этом июне мы узнали, что наша частная жизнь больше не может называться частной.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendikЦього червня ми зрозуміли, що наше особисте життя вже не є особистим.
Haziranda özel hayatlarımızın artık özel olmadığını öğrendik今年六月我们得知私人电话不在是隐私
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Hän kutoi viikoittain lukemansa asiat ikivanhojen ja humanististen ajatusten kudonnaiseksi, ja ihmiset tulivat
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.매주 독서시간에 과일을 가져오셔서 고대 인문주의자들의 생각의 천을 짜 맞추셨습니다.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Met de vruchten van een week van lezen weefde hij ingewikkelde tapijten uit oud en humanistisch gedachtengoed.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Obişnuia să ia fructele unei săpămâni de lectură şi ţesea tapiserii complicate de gândire antică şi umanistă.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Prínosmi svojich prednášok splietal gobelín zo starovekých a humanistických myšlienok.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Sadove vsakotedenskega branja je stkal skupaj, sestavil je zapletene tapiserije antične in humanistične misli.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Zbierał owoce cotygodniowych lektur z nitek wielowiekowej, humanistycznej myśli tkał arrasy.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Він вбирав корисне з кожного дня читання та переплітав у заплутані гобелени стародавні та гуманістичні думки.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.Събираше плодовете от четенето си всяка седмица и тъчеше тези сложни гоблени от древна и хуманистична мисъл.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.הוא היה נוטל את התמצית מכל פרשת השבוע ואורג מרבדים סבוכים של חכמה הומניסטית עתיקה.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.وكان يأخذ ثمار قراءاته الأسبوعية وكان يجمع عصارات الفكر والادب و الافكار الانسانية وينسجها.
Her hafta okuduğu kitaplardan öğrendiklerini eski insancıl hikayelerle birlikte bir halı gibi örerdi.古風で人間的な思想の繊細な織物を織り出していました そしてたくさんの人が
Her iki spor dalını temel bilgileri öğrendikten sonra kendi başınıza yapabilirsiniz.Du kan idka båda grenarna på egen hand när du väl lärt dig grunderna.
Her iki spor dalını temel bilgileri öğrendikten sonra kendi başınıza yapabilirsiniz.Molempia lajeja voit perustaidot opittuasi harrastaa itsenäisesti ja edullisesti tai jopa ilmaiseksi.
Her iki spor dalını temel bilgileri öğrendikten sonra kendi başınıza yapabilirsiniz.Этими видами спорта можно заниматься и самостоятельно, если вы уже овладели базовыми знаниями.
Her iki spor dalını temel bilgileri öğrendikten sonra kendi başınıza yapabilirsiniz.游泳和滑雪是芬兰最普及的两项体育运动,您可参加这些项目的入门班。在掌握基本体育技能之后,您便可独立甚至免费游泳或滑雪。
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Aj náš projekt začal od piky, učili sme sa, nič nesľubujeme, nepodávame správy.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Am ersten Tag jedes Projektes beginnen wir - wir machen keine Versprechungen, keine Berichte.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Comenzamos el día uno de cada proyecto, hemos aprendido, no hacemos promesas, no hacemos informes.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Dag één van ieder project -- we hebben geleerd geen beloftes te maken en niet te rapporteren.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Dag ett på varje projekt börjar vi med att berätta att vi inte ger några löften, vi gör inte några rapporter.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Mỗi ngày chúng tôi làm 1 dự án - theo kinh nghiệm, chúng tôi không hứa, không báo cáo.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Na początku każdego projektu -- jak szybko się nauczyliśmy -- nie składamy obietnic i nie spisujemy raportów.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Partiamo dall'inizio in ogni progetto -- abbiamo imparato, non facciamo promesse, non facciamo statistiche.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Започваме през първия ден от всеки проект - ние сме научили, ние не правим обещания, не правим справки.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Ми приступаємо до праці в перший день кожного проекту, ми не даємо обіцянок і не звітуємо.
Hiç sanmıyorum. Daha da kötüsü, öğrendiklerinin pratik anlamda bir yararı bile yok.Nu cred. și ce-i mai rău, ce învață ei nici măcar nu mai e necesar.
Hiç sanmıyorum. Daha da kötüsü, öğrendiklerinin pratik anlamda bir yararı bile yok.И което е по-лошо, нещата, които учат, вече дори не са полезни.
Hidrojen bağını öğrendik.Chci, abyste viděli, že tohle jsou ty samé definice, které jste se naučili v chemii.
Hidrojen bağını öğrendik.Исках да видите, че дефинициите са същите като тези, научени в час по химия.