öğrendik ile cümle
öğrendik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yol boyunca biz gerçekten birşey öğrendik.Auf dem Weg dahin haben wir etwas wirklich interessantes erfahren.
Bu yol boyunca biz gerçekten birşey öğrendik.Lungo il percorso abbiamo imparato qualcosa veramente interessante.
Bu yol boyunca biz gerçekten birşey öğrendik.Ondertussen hebben we ook een hoop interessants geleerd.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --우리는 뇌에게 이야기하는 것을 배워왔습니다.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Abbiamo imparato a parlare al cervello superiore - gusto e ricompensa, come sapete.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Am aflat cum să vorbim cu creierul mare -- gust şi răsplată, după cum ştiţi.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Hemos aprendido a hablarle al gran cerebro... el sabor y la recompensa, como ya saben.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Kita telah belajar berbicara dengan otak besar -- rasa dan kepuasan, seperti yang Anda tahu.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Megtanultunk a nagy aggyal beszélni -- íz és jutalom, amint tudjuk.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Naučili sme sa komunikovať s veľkým mozgom - chuť a odmena, pamätáte.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Nós aprendemos a falar com o grande cérebro -- sabor e recompensa, como sabem.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Ta đã biết sơ về cách giao tiếp với bộ não to -- mùi vị và giải thưởng, như bạn biết đấy.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Vi har lärt oss att tala med den stora hjärnan -- smak och belöning, som ni vet.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.We hebben geleerd om te praten met de grote hersenen - smaak en beloning, zoals je weet.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Έχουμε μάθει να επικοινωνούμε με τον άνω εγκέφαλο -- γεύση και επιβράβευση, όπως έχουμε ήδη πει.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Ми навчилися говорити з головним мозком -- смак і винагорода, це ви вже знаєте.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Мы научились говорить с большим мозгом -- вкус и поощрение, как вы уже знаете.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik -- lezzet ve ödüller yardımı ile, biliyorsunuz.Научили сме се да говорим с големия мозък - вкус и награда, както знаете.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --Nauczyliśmy się rozmawiać z dużym mózgiem.
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --Nous avons appris à parler au gros cerveau --
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --Wir haben gelernt mit dem großen Gehirn zu reden,
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --נחזור כעת לשאלת הבישול
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --لقد تعلمنا كيف يتم التواصل مع الدماغ الرئيسي
Büyük beyinle nasıl konuşacağımızı öğrendik --ご存じの通り 味と報酬です
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.Et donc si on veut traduire pour le public
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.무슨 말이냐하면, 학자들이 물리에 대해 발견한 정보를 대중들에게 전달하려면, 그 정보의 근원(언어)을 더 깊이 알아서
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.Por ende, si queremos traducir para el público
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.Quindi, se si desidera tradurre per il pubblico
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.כך שאם רוצים לתרגם עבור הקהל הרחב את הידע שהשגנו הודות לפיסיקה, עלינו לחפור ולהעמיק לתוך השפה
Bu yüzden fizikten öğrendiklerimizi halka anlatabilmek için yeni bir dil oluşturmamız gerekiyor.إذن، إن أردنا أن نترجم للعامة المعارف التي حصلنا عليها بفضل الفيزياء، يجب الغوص في طيّات اللغة
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.1960년대는 아주 많은 것을 가르쳐준 시간이었죠.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Anda tahu, kita benar-benar mempelajari semuanya di tahun 60-an
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Aprendemos tudo nos anos 60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Bạn biết đấy, chúng tôi thực sự đã học được tất cả vào những năm 60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Naozaj sme sa všetko podstatné naučili v 60-tych rokoch.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Ni vet, vi lärde oss verkligen allt på 60-talet.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Saben, realmente aprendimos todo en los años 60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Sapete, abbiamo davvero imparato tutto negli anni '60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Ştiţi, chiar am aflat totul din anii '60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Tego wszystkiego nauczyliśmy się już w latach 60-tych.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Tudják, tényleg megtanultunk mindent a 60-as években.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Víte, opravdu jsme se všechno naučili v 60. letech.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Vous savez, nous avons tout appris dans les années 60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Wissen Sie, eigentlich haben wir alles schon in den 60ern gelernt.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Ξέρετε, στα αλήθεια μάθαμε τα πάντα τη δεκαετία του '60.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Ви знаєте, ми дійсно вивчали все в 60-их.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Всъщност, знаете ли - научихме всичко през 60-те.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.Знаете, мы научились всему в 60ые.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.אתם יודעים, באמת למדנו הכל בשנות השישים.
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.تعرفون, لقد تعلمنا شيئا حقا في الستينيات
Cidden, ne öğrendiysek hep 60'larda öğrendik.残念なことに誰もそのことに気付かず、
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Aku menyadari bahwa anak-anak akan belajar untuk melakukan apa yang ingin mereka pelajari dan lakukan.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Am observat ca copiii vor invata sa faca ceea ce vor sa invete sa faca.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Dabei habe ich bemerkt das Kinder das lernen was sie lernen möchten.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Et j'ai remarqué que les enfants apprendront à faire ce qu'ils veulent apprendre à faire.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Notai che i ragazzi imparavano a fare quello che volevano imparare a fare
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Reparei que as crianças aprendem o que elas querem aprender.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Y me di cuenta que los niños aprenden a hacer, lo que quieren aprender a hacer.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Zauważyłem, że dzieci uczyły się tego czego chciały się uczyć.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.Забелязах, че децата ще се научат да правят това, което искат да научат да правят.