öğrenciyi ile cümle
öğrenciyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neden erkek bir profesör, bir kız öğrenciyi evine bırakıyor...لماذا استاذ رجل يقل طالبة انتى الى منزلها؟
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Em pânico, a Estelle, do SANCCOB, chamou o estudante e disse-lhe: " Por favor, tens que fazer mais."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Estelle a SANCCOB-ból teljes pánikban hívta a diákot, és azt mondta: "Kérlek, muszáj többet csinálnod."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.In paniek belde Estelle uit SANCCOB de student op en zei: "Alsjeblieft, je moet er bijmaken."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.In preda al panico, Estelle del SANCCOB chiamò quello studente dicendo: "Per favore, fanne ancora."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Panisch rief Estelle von SANCCOB den Studenten an und sagte: "Bitte, du musst mehr herstellen."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.다 떨어져서 SANCCOB에서 일하는 에스텔이 그 학생을 긴급하게 불러서 빨리 그 제거제를
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Şi, în panică, Estelle de la SANCCOB l-a sunat pe student şi i-a spus, "Te rog, trebuie să produci mai mult."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.V panike zavolala Estelle zo stanice SANCCOB tomuto študentovi a povedala mu: "Prosím, musíš vyrobiť viac."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Zděšená Estelle ze SANCCOBu zavolala onomu studentovi a prosila ho, aby ho vyrobil více.
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.В панике, Эстелла из ЮАФСПП позвонила студенту и сказала: "Пожалуйста, сделайте ещё!"
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Естель з SANCCOB у паніці зателефонувала студенту і попросила, "Будь ласка, зроби ще, ти мусиш".
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.Така че, паникьосана, Естел от SANCCOB се обади на студента и го помоли: "Моля те, трябва да направиш още."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.אז בפאניקה, אסטל מ SANCCOB התקשרה לסטודנט ואמרה, "בבקשה, אתה חייב לייצר עוד."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.ففزع الفريق واتصل "استيل" من "سانكوب" بالطالب قائلًا "فلتصنع المزيد من فضلك."
SANCCOB'dan Estelle panik içerisinde öğrenciyi aradı ve "Lütfen, bundan biraz daha fazla hazırlamalısın" dedi.「急いで 大量に作ってちょうだい」 彼はラボに走り
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Ali poznaš to dekle? [voditelj]
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Apakah kamu tahu murid itu?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Cậu có biết cô học sinh đó không? (Người đấu giá)
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Connaissez-vous cette étudiante ?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Conosci quella studentessa?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Ismered azt a diákot?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Känner du den där eleven?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Kennen Sie diese Schülerin? (Auktionator)
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Poznáte tú študentku?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Tiedätkö tuon oppilaan?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Znáte tu studentku? <i>
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Ξέρεις αυτήν την μαθήτρια? <i>
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>Что вам известно об этой студентке?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>אתה מכיר אותה?
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>هل تعرف تلك التلميذه؟
Şu öğrenciyi tanıyor musun? <i>とうとうワンダーガールに会えました はじめまして
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.해마다 여름이면 재능있는 전 세계 100여명의 학생과 함께 모여서
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Elke zomer brengen we ongeveer 100 zeer getalenteerde studenten uit de hele wereld bij elkaar.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.És minden nyáron összehozunk körülbelül 100 nagyon tehetséges diákot a világ minden részéről.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Et nous réunissons chaque été une centaine d'étudiants très brillants, venus du monde entier.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.E todos os Verões reunimos cerca de 100 estudantes muito talentosos de todo o mundo
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.I gromadzimy każdego lata około 100 bardzo utalentowanych studentów z całego świata.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.In tukaj vsako poletje združimo približno 100 zelo nadarjenih študentov z vsega sveta.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Ogni estate mettiamo insieme un centinaio di studenti di talento provenienti da ogni parte del mondo.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Reunimos allí a unos 100 estudiantes muy talentosos de todo el mundo.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Și adunăm în fiecare vară aproximativ 100 de studenți foarte talentați din jurul lumii.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Wir bringen jeden Sommer 100 sehr begabte Studenten aus der ganze Welt zusammen.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Κάθε καλοκαίρι συγκεντρώνουμε περίπου 100 πολύ ταλαντούχους φοιτητές από όλο τον κόσμο.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.И всяко лято събираме около 100 много талантливи студенти от целият свят.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Каждое лето мы собираем около сотни талантливых студентов со всего мира.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.ואנחנו מביאים יחדיו בכל קיץ קבוצה מוכשרת של כ- 100 סטודנטים מכל רחבי העולם.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.فننظم كل صيف لقاءا يجمع حوالي 100 من الطلبة الموهوبين حول العالم.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.百名ほどの有能な生徒を集めて 薬学 バイオテクノロジー 人工知能
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Esto es lo que hicieron: tomaron a un grupo de estudiantes, y les dieron una serie de desafíos.
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Sie haben einer Gruppe von Studenten verschiedene Herausforderungen gegeben, so Sachen wie:
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.מה שעשו: לקחו קבוצת תלמידים, ובבחנו אותם באתגרים שונים.
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.並んだ数字の記憶、言葉のパズル、その他の特殊なパズル、
Yazılım mühendisliği okuyan bir öğrenciyimJe suis étudiant en informatique
Yazılım mühendisliği okuyan bir öğrenciyimSono uno studente di sviluppo software
Yazılım mühendisliği okuyan bir öğrenciyimTôi đi học sự phát triển phần mềm
Yazılım mühendisliği okuyan bir öğrenciyimΕίμαι φοιτητής/ τρια που σπουδάζει ανάπτυξη λογισμικού
Yazılım mühendisliği okuyan bir öğrenciyimأن تلميذ أدرس تطوير البرمجيات
Yeni, ben yeni mezun öğrenciyim.Ik ben een nieuwe afgestudeerde student.
Yeni, ben yeni mezun öğrenciyim.Mới, tôi là một sinh viên tốt nghiệp mới.