öğrencilerin ile cümle
öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Exactamente lo que los estudiantes dijeron que era su concepto sobre el mundo.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Exact cum și-au exprimat studenții concepția lor despre lume.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Exactement ce qui selon les étudiants était leur conception du monde.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Exakt som studenterna beskrev sin uppfattning om världen.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Exatamente aquilo que os estudantes disseram ser a sua visão do mundo.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.학생들이 말한 세계의 정의 그대로입니다.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Precies wat de studenten zeiden dat hun opvatting over de wereld was.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Presne to, o čom študenti povedali, že je konceptom sveta.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Tepat seperti apa yang murid-murid katakan tentang konsep mereka tentang dunia.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.To, co powiedzieli studenci, wyrażało ich koncepcję świata.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.To, co studenti řekli, přesně vystihovalo jejich pojetí světa.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı. Ve bu gerçekten yatak odası hakkında.A hallgatók elképzelése szerint.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Ακριβώς η αντίληψη που έχουν οι φοιτητές για τον κόσμο.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Саме те, що сказали студенти, і було їхнім уявленням про світ.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.Точно това, което студентите ми казаха за тяхната концепция за света.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.То, что сказали студенты, было в точности их видением мира.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.בדיוק מה שהסטודנטים אמרו לגבי התפיסה שלהם של העולם.
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.ما يعبر تماما عن رؤية الطلاب للعالم
Öğrencilerin tam olarak dediği şey onların dünyayı kavramalarıydı.そしてこれは実際のところベッドルームの問題です
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.A tanulók sem ülnek nagyon sokáig az iskolában.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.De schooldagen zijn kort.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Die Schüler müssen nicht stundenlang lernen.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Elevii nu stau multe ore la școală.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Gli studenti non hanno molte ore di scuola.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.학생들도 장시간의 수업을 받지 못하죠.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Les élèves ne passent pas beaucoup d'heures à l'école.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Los estudiantes no tienen largas horas de estudio.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Os estudantes não têm longas horas de ensino.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Sinh viên không có nhiều giờ học.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Studenterna får inte så många timmars undervisning.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Uczniowie nie mają długich dni lekcyjnych.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Žáci netráví ve škole tolik času.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Οι μαθητές δεν έχουν δυνατότητα ολοήμερου σχολείου.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.И учебные дни не такие длинные.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Учні витрачають на навчання менше часу.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.אין לתלמידים הרבה שעות לימוד.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.لا يقضي الطلاب ساعات طويلة بالدراسة.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.また教師は基本的に授業しかしません
Öğrencilerin yarısına konu olarakA la mitad de esos alumnos se les dio como tema,
Öğrencilerin yarısına konu olarak학생들 중 절반에게는
Öğrencilerin yarısına konu olarakLa moitié des étudiants a eu comme sujet
Öğrencilerin yarısına konu olarakMetà degli studenti ebbero, come tema, la parabola del Buon Samaritano:
Öğrencilerin yarısına konu olarak Şefkatli İnsanın kıssası verildi.Die Hälfte der Studenten erhielt als Thema die Parabel des barmherzigen Samariters:
Öğrencilerin yarısına konu olarakולכל אחד הוקצה נושא לדרשה.
Öğrencilerin yarısına konu olarakتم إعطاء نصف الطلاب ، موضوع ،
Öğrencilerin yarısına konu olarak「善きサマリア人」の寓話を与えられました
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.66% chọn khoá học để rồi họ cuối cùng sẽ rất không thoả mãn với bức ảnh.
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.66%나 되는 학생들이 결국은 본인의 사진을 싫어하는 길을 택했다니까요.
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.66 % študentov si vyberie kurz, v ktorom budú nakoniec hlboko sklamaní z vybratej fotky.
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.66% студентов сами выбрали вариант, согласно которому в конце концов они возненавидят результат труда своего.
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.66% מהסטודנטים מעדיפים להיות בקורס בו הם יהיו בסופו של דבר לא מרוצים באופן עמוק מהתמונה שלהם.
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.الذي سيكونون عدم راضين تماما باختيارهم للصورة
Öğrencilerin yüzde 66'sı, sonunda fotoğrafları ile kesinlikle tatmin olmayacakları dersi seçiyorlar.彼らは人工的幸福が生まれる環境を知らないからです
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66%의 학생이 전자를 택했습니다. 마음을 바꿀 기회를 원했다는 거죠.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66 prosenttia, kaksi kolmasosaa, on mieluummin kurssilla, jolla he voivat muuttaa mieltänsä.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66% от студентите, това са 2/3, предпочитат да бъдат в курса, където ще имат възможност да си сменят мнението.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.A hallgatók 66 százaléka, kétharmada választaná azt a kurzust, ahol lehetősége van a változtatásra.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.Duh! 66% các sinh viên, hai phần ba, muốn khoá học mà họ có thể thay đổi quyết định.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar."Duh! 66 persen mahasiswa, dua-per-tiga, memilih ada di kursus yang mereka dapat menukar foto mereka.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.Évidemment, 66% des étudiants, les deux tiers, choisissent le cours où ils pourront changer d'idée.