öğrencilerin ile cümle
öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bu iyi derslere öğrencilerin de ulaşmasını sağlayabilirsiniz.كذلك يمكن أخذ هذه الدورات الرائعة وتوفيرها
Bu iyi derslere öğrencilerin de ulaşmasını sağlayabilirsiniz.物理の授業など、生徒が自由に見て学ぶことが出来ます。
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Darnach, da zwei aus ihnen wandelten, offenbarte er sich unter einer anderen Gestalt, da sie aufs Feld gingen.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Depois disso manifestou-se sob outra forma a dois deles que iam de caminho para o campo,
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Derefter åpenbarte han sig i en annen skikkelse for to av dem, mens de gikk ut på landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Después apareció en otra forma a dos de ellos que iban caminando hacia el campo
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Dopo ciò, apparve a due di loro sotto altro aspetto, mentre erano in cammino verso la campagna
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.După aceea, S'a arătat, într'alt chip, la doi dintre ei, pe drum, cînd se duceau la ţară.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ezután pedig közülök kettõnek jelenék meg más alakban, útközben, mikor a mezõre mennek vala.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ja sen jälkeen hän toisenmuotoisena ilmestyi kahdelle heistä, heidän kävellessään, matkalla maakylään.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó , Ðức_Chúa_Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn_đồ đang đi đường về nhà_quê .
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó, Ðức Chúa Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn đồ đang đi đường về nhà quê.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.그 후에 저희 중 두 사람이 걸어서 시골로 갈 때에 예수께서 다른 모양으로 저희에게 나타나시니
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Men derefter åbenbaredes han for to af dem på Vejen i en anden Skikkelse, medens de gik ud på Landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potem se razodene v drugi podobi dvema izmed njih na poti, ko sta šla na deželo.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potem się też dwom z nich idącym ukazał w innym kształcie, gdy szli przez pole.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potom pak dvěma z nich jdoucím ukázal se v jiné způsobě, když šli přes pole.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potom z nich dvom, kráčajúcim cestou, zjavil sa v inej podobe, idúcim na vidiek.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Μετα δε ταυτα εφανερωθη εν αλλη μορφη εις δυο εξ αυτων, ενω περιεπατουν και επορευοντο εις τον αγρον.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Після ж того двоїм із них в дорозї явив ся в иншому видї, як ійшли на село.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Подир това се яви в друг образ на двама от тях, когато вървяха, отивайки в село.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.После сего явился в ином образе двум из них на дороге, когда они шли в селение.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.ואחרי כן נראה בדמות אחרת לשנים מהם בהיתם מתהלכים בצאתם השדה׃
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.وبعد ذلك ظهر بهيئة اخرى لاثنين منهم وهما يمشيان منطلقين الى البرية.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.這 事 以 後 、 門 徒 中 間 有 兩 個 人 、 往 鄉 下 去 . 走 路 的 時 候 、 耶 穌 變 了 形 像 向 他 們 顯 現
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.這事 以 後 、 門徒 中 間有兩個 人 、 往鄉 下去 . 走路 的 時候 、 耶穌變 了 形像 向 他 們顯現
Bunlar, eski yıllardaki öğrencilerin yazdıkları arasından favorilerim.이 이야기들은 지난 몇 년 간 제가 좋아했던 것들 중 일부입니다
Bunlar, gerçek eski öğrencilerin yazdıkları gerçek değerlendirmelerden alıntılar.실제 학생들의 이야기입니다
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.A keď to videli farizeovia, povedali mu: Hľa, tvoji učeníci robia to, čo sa nepatrí robiť v sobotu.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.A ujrzawszy to Faryzeuszowie, rzekli mu: Oto uczniowie twoi czynią, czego się nie godzi czynić w sabat.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Farizeové pak vidouce to, řekli jemu: Hle, učedlníci tvoji činí to, čehož nesluší činiti v den sváteční.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.바리새인들이 보고 예수께 고하되 보시오 당신의 제자들이 안식일에 하지 못할 일을 하나이다
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Ko pa farizeji to vidijo, mu reko: Glej, učenci tvoji delajo, kar se v soboto ne sme delati.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Người Pha-ri-si thấy vậy, bèn nói cùng Ngài rằng: Kìa môn đồ thầy làm điều không nên làm trong ngày Sa-bát.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Y al verlo los fariseos, le dijeron: --Mira, tus discípulos hacen lo que no es lícito hacer en el sábado
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Побачивши се Фарисеї, казали до Него: Ось Твої ученики роблять, чого не годить ся робити в суботу.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Фарисеи, увидев это, сказали Ему: вот, ученики Твои делают, чего не должно делать в субботу.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.ויראו הפרושים ויאמרו לו הנה תלמידיך עשים את אשר אסור לעשות בשבת׃
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.فالفريسيون لما نظروا قالوا له هوذا تلاميذك يفعلون ما لا يحل فعله في السبت.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.法 利 賽 人 看 見 、 就 對 耶 穌 說 、 看 哪 、 你 的 門 徒 作 安 息 日 不 可 作 的 事 了
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.法 利賽人 看見 、 就 對耶穌說 、 看 哪 、 你 的 門徒 作 安息日 不 可作 的 事 了
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.A z toho mnozí z učedlníků jeho odešli zpět, a nechodili s ním více.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Da allora molti dei suoi discepoli si tirarono indietro e non andavano più con lui
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Derfor drog mange av hans disipler sig tilbake og gikk ikke lenger omkring med ham.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Dès ce moment, plusieurs de ses disciples se retirèrent, et ils n`allaient plus avec lui.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Desde entonces, muchos de sus discípulos volvieron atrás, y ya no andaban con él
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Din clipa aceea, mulţi din ucenicii Lui s'au întors înapoi, şi nu mai umblau cu El.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Ettõl fogva sokan visszavonulának az õ tanítványai közül és nem járnak vala többé õ vele.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.För detta tals skull drogo sig många av hans lärjungar tillbaka, så att de icke längre vandrade med honom.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Fra den Tid trådte mange af hans Disciple tilbage og vandrede ikke mere med ham.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.이러므로 제자 중에 많이 물러가고 다시 그와 함께 다니지 아니하더라
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Mulai saat itu banyak pengikut-Nya meninggalkan Dia, dan tidak mau mengikuti-Nya lagi
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Od tego czasu wiele uczniów jego odeszło nazad, a więcej z nim nie chodzili.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Od tej chvíle odišli mnohí z jeho učeníkov nazad a nechodili viacej s ním.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Por causa disso muitos dos seus discípulos voltaram para trás e não andaram mais com ele.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Tämän tähden monet hänen opetuslapsistaan vetäytyivät pois eivätkä enää vaeltaneet hänen kanssansa.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Từ lúc ấy , có nhiều môn_đồ Ngài trở lui , không đi với Ngài nữa .
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Từ lúc ấy, có nhiều môn đồ Ngài trở lui, không đi với Ngài nữa.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Von dem an gingen seiner Jünger viele hinter sich und wandelten hinfort nicht mehr mit ihm.
Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık Onunla dolaşmaz oldular.Vsled tega je mnogo učencev njegovih odstopilo in nič več niso hodili ž njim.