öğren ile cümle

öğren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom okyanusa yakın büyümesine rağmen nasıl yüzeceğini öğrenmedi.Even though Tom grew up near the ocean, he never learned how to swim.
Burada ne yaptıklarını öğren?Find out what they're doing here.
Tom'un burada ne yaptığını öğren.Find out what Tom is doing here.
Tom'un Boston'da ne yaptığını öğren.Find out what Tom is doing in Boston.
Tom'un araba sürmeyi öğrendiğini duydum.I heard that Tom is learning how to drive.
Tom'un Fransızca öğrenmek istediğini duydum.I heard that Tom wanted to learn French.
Umarım mizahımı takdir etmeyi öğreneceksin.I hope you'll learn to appreciate my humor.
Bu gece değerli bir ders öğrendim.I learned a valuable lesson tonight.
Çocukken yüzmeyi öğrendim.I learned how to swim when I was a kid.
Bunu tıp okulunun ilk yılında öğrendim.I learned that in the first year of medical school.
Bunu lisedeyken öğrendim.I learned that when I was in high school.
Bunu anaokulundayken öğrendim.I learned that when I was in kindergarten.
İstediğim kadar iyi Fransızca konuşmayı öğrenmedim.I never learned how to speak French as well as I wanted.
Tom bana yardım etmeye başlayıncaya kadar çok iyi Fransızca konuşmayı öğrenmedim.I never learned to speak French very well until Tom started to help me.
Keşke bir çocukken Fransızca öğrenseydim.I wish I had learned French when I was a kid.
Yüzmeyi bilmiyorsan öğrenmelisin.If you don't know how to swim, you should learn.
Tom Fransızca öğreniyor mu?Is Tom learning French?
Birçok ebeveynler çocuklarının yüzmeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünürler.Many parents think it's important for their children to learn how to swim.
İnsanlara güvenmeyi öğrenmelisin.You need to learn to trust people.
Asla öğrenmezsin, değil mi?You never learn, do you?
Tom ve ben sadece öğrenciyiz.Tom and I are just students.
Tom ve ben öğrenciyiz.Tom and I are students.
Tom ve Mary birbirleriyle daha iyi haberleşmeyi öğrenmeliler.Tom and Mary need to learn to communicate with each other better.
Tom bana neden yüzmeyi öğrenmediğimi sordu.Tom asked me why I never learned how to swim.
Tom sınıfındaki herhangi bir öğrenciden daha iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French better than any other student in his class.
Tom öğrencilerinden kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know how many of his students needed help.
Tom'un Fransızca öğrenme arzusu yoktu.Tom had no desire to learn French.
Tom bir diş öğrencisi.Tom is a dental student.
Tom çok özel bir öğrenci.Tom is a very dedicated student.
Tom artık bir öğrenci değil.Tom is no longer a student.
Tom bugün okulda bir şey öğrenmediğini söyledi.Tom said he didn't learn anything at school today.
Tom öğrencilerinden hediyeler kabul etmemeliydi.Tom shouldn't have accepted gifts from his students.
Tom trompet çalmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn how to play the trumpet.
Tom öğrencilere oda kiralar.Tom rents rooms to students.
Bütün paramı yatırdım ve daha sonra onların işinin bir raket olduğunu öğrendim.I invested all my money and then found out their business was a racket.
Öğrenciler uygunsuz bir şekilde davrandı.The students acted in an inappropriate manner.
Bugün okulda ne öğrendin?What did you learn at school today?
Tom nasıl uçacağını öğreniyor.Tom is learning how to fly.
Uçmayı öğrenmek ne kadar zordur?How hard is learning to fly?
Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.Learning to drive requires a lot of practice.
İkinci bir dil öğrenmek birçok alıştırma gerektirir.Learning a second language requires a lot of practice.
Çoğu öğrenci İngilizce konuşabilir.Most students can speak English.
Tatoeba'yı kullanarak dil öğrenebilirsiniz.Using Tatoeba you can learn languages.
Senden öğreneceğim çok şey var.I have a lot to learn from you.
Okulda kaç tane öğrenci var?How many students are there in the school?
Okulda kaç öğrenci var?How many students are in the school?
Ondan birkaç şey öğrenebilirsin.You could learn a few things from her.
Tom'dan birkaç şey öğrenebilirsin.You could learn a few things from Tom.
Senin dilini öğrenmek isterim.I would like to learn your language.
Bunu yapmayı nerede öğrendin?Where did you learn to do this?
Anka'yla Bükreş'te tanıştığımda o öğrenim görüyordu.When I met Anka in Bucharest she was studying.
İşte yeni şeyler öğreniyor musun?Are you learning new things at work?
Kampüsteki öğrenci derneklerinin üyeleri öğrenciler tarafından seçilirler.The members of the student associations on campus are elected by the students.
Birlikte çalışmayı öğrenmeliyiz.We must learn to work together.
Okul öğrencilerin dolaplarını aradı.The school searched the students' lockers.
Sınıfta çalmaya başladıktan sonra Öğrenci cep telefonuna el koydurdu.The student had his cellphone confiscated after it began to ring in class.
Ben beş yaşındayken kendi kendime ayakkabı bağlarımı bağlamayı öğrendim.I learned to tie my shoelaces by myself at the age of five.
Öğrenciye üç günlük bir uzaklaştırma verildi.The student was given a three day suspension.
Tom'un bize yardım etmeyi planlayıp planlamadığını öğrenmeliyiz.We need to find out if Tom is planning on helping us.
Tom'un Fransızca konuşabilip konuşamadığını öğrenmeliyiz.We need to find out if Tom can speak French.

İlgili Sayfalar