öğren ile cümle
öğren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Latince okuyabilen çok öğrenci yok.There aren't many students who can read Latin.
Sadece birkaç öğrenci Latince okuyabiliyor.Only a few students can read Latin.
Herhangi bir yabancı dil öğreniyor musun?Do you study any foreign language?
Dursun'dan Güzelnur'a kadar hepiniz iyi öğrencilersiniz.From Tursun to Guzelnur, you are all good students.
İnsanlara ne öğrenmeye isteksiz olduklarını öğretmek zordur.It's difficult to teach people what they're unwilling to learn.
O bir stajyer öğrenci.She's a trainee.
Evin küçük yılanlarla istila edilmiş olduğunu öğrendim. Onlar her yerde.We found out that the house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Marie saf bir öğrenci.Marie is a naive student.
Birçok öğrenci spor sever.Many students like sports.
Fransızcayı nerede öğrendin?Where did you learn French?
Tom'un sarhoş araba sürmekten üç celbi olduğunu öğrendim.I found out that Tom now has three citations for drunken driving.
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?Can we really learn to speak a foreign language like a native?
İngilizcede öğrendiğin ilk kelimeyi hatırlayabiliyor musun?Can you remember the first word you learned in English?
Sanırım obua çalmayı öğrenmem imkansızdır.I guess it's impossible for me to learn how to play the oboe.
Ben kendim gitar çalmayı öğrenmeye çalıştım.I tried to teach myself how to play the guitar.
Yerli bir konuşmacı gibi konuşmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn to sound more like a native speaker.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Korkarım acıyla yaşamayı öğrenmen gerekecek.I'm afraid you'll have to learn to live with the pain.
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Nasıl yüzüleceğini her zaman öğrenmek istedim.I've always wanted to learn how to swim.
Her zaman obua çalmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to play the oboe.
Her zaman Fransızca öğrenmeyi denemek istedim.I've always wanted to try to learn French.
Arp çalmayı öğrenmeye karar verdim.I've made up my mind to learn how to play the harp.
Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.If you want to master a language, you need to learn to think in that language.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Lack of sleep can have an enormous negative impact on a student's grades.
Yabancı bir dil öğrenen birçok kişi bir yerli gibi asla konuşanaz.Most people studying a foreign language will never be able to speak like a native speaker.
Her zaman yapmayı istediğim bir şey senin gibi yemek yapmasını öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn how to cook like you.
Her zaman yapmak istediğim bir şey, bir uçağı uçurmayı öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn to fly an airplane.
20 öğrenciyle başladık. Şimdi 200'den fazla var.We started with 20 students. Now we have more than 200.
Japon öğrencileri genellikle öğle yemeği için ne yer?What do Japanese students usually eat for lunch?
Ne zaman araba sürmeyi öğrendin?When did you learn to drive?
Kimse yeni şeyler öğrenmek için çok yaşlı değildir.Nobody is too old to learn new things.
Öğrenmek istiyorum.I want to know.
Senin görüşünü öğrenmek istiyorum.I want to know your opinion.
Fransızca ve web tasarımı öğrenimi görüyor.She's studying French and web design.
Korece öğrenmek istiyorum.I want to learn Korean.
Kendi hatalarından öğrenmelisin.You must learn from your own mistakes.
Üniversitenizde kaç tane öğrenci var?How many students are there in your university?
Sınıfımdaki öğrencilerin en büyüğüyüm.I'm the oldest of the students in my class.
Sınıfımdaki öğrencilerin en yaşlısıyım.I'm the oldest of the students in my class.
Ben Japonca öğreniyorum.I am learning Japanese.
Ben Bask lisanı öğreniyorum.I'm learning Basque.
Fransızca fazla zor, onu öğrenmek istemiyorum.French is too hard, I don't want to learn it.
Fransızca çok zor, bu yüzden öğrenmek istediğimi sanmıyorum.French is too hard, so I don't think I want to learn it.
Tarihten öğrenebileceğin tek şey tarihten bir şey öğrenemiyeceğindir.The only thing you can learn from history is that you can't learn anything from history.
Korece öğrenme zordur.Learning Korean is difficult.
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.I learned how to drive when I was fifteen years old.
Bazı öğrenciler ev ödevlerini yapmayı unutmuş gibi görünüyor.Some students seem to have forgotten to do their homework.
Ne kadar yaşlanırsan yaşlan, hâlâ öğrenebilirsin.No matter how old you get, you can still learn.
Kaç yaşında olursan ol öğrenebilirsin.It doesn't matter how old you get, you can learn.
Bir insan Tatoeba'yı kullanarak dil öğrenir.By using Tatoeba one learns languages.
Bugün derste bulunmayan birçok öğrenci vardı.There was a lot of students absent from class today.
Gelmeyen tek öğrenci yoktu.There wasn't one student who was absent.
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
Niçin Tom'un bizimle gitmek isteyip istemediğini öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to go with us?
Tom bu yıl bir üniversite öğrencisi olacak.Tom will be a university student this year.
Tom piyanoları akort etmeyi öğrenmek için okula gitti.Tom went to school to learn how to tune pianos.
Tom müzik öğrenimi için Boston'a gitti.Tom went to Boston to study music.
Tom kötü bir öğrenci idi.Tom was a bad student.