Siz sefiller, Alan halklarını ve Onogurlar'ın (Otuz Ogur) kavimlerini aldattınız.Blant de delene som har gått tapt er antatt å være skapelsen av menneskene og byggingen av en båt (en ]).
Erkan Oğur'un 17. albümüdür.Ini adalah edisi ke-17 turnamen putra.
Erkan Oğur'un 22. albümüdür.Tetapi dia sebenarnya pewaris generasi ke-22 dari para Kekkaishi.
Oğur: Saat.Hương: Nguyên Đông.
Oğurdak: Saniye.Tằng tôn: Chắt Huyền tôn: Chút.
Oğur: Saat.Clock - 時計。
Siz sefiller, Alan halklarını ve Onogurlar'ın (Otuz Ogur) kavimlerini aldattınız.臣下たちも民衆たちも遥かにあなたを仰ぎ見て、遠い者も近い者も皆あなたに心を寄せた。
Oğurdak: Saniye.南:皛然。
Oğurdak: Saniye.장면: 도입부.
Oğur: Saat.전주: 한겨레.
Oğur: Saat.קידושין עה.
Onun adı Tomoyuki Ogura.Zove se Tomojuki Ogura.
Oğur: Saat.Ljubljana, ur.
Erkan Oğur'un 5. albümüdür.Tai 5-oji raidė gvaranių abėcėlėje.
Erkan Oğur'un 7. albümüdür.Tai 7-oji raidė gvaranių abėcėlėje.
Oğurdak: Saniye.Centras – Dobžinevo Duže.
Film müzikleri. ^ ""Bəyin oğurlanması"nda aktyorlar dalaşıb"."Muusikali "Nii on meil moes!" magnetiks on laulvad näitlejad".
[adam öksürür, öğürür][férfi köhög, krákog]
[adam öksürür, öğürür][남자 기침하고 캑캑거림]
[adam öksürür, öğürür][mand hoster, harker]
[adam öksürür, öğürür][man hoest, rochelt]
[adam öksürür, öğürür][man ho, gags] [triumphant Tổ khúc giao hưởng finale]
[adam öksürür, öğürür][muž kašle, kucká]
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][man som hostar och får kväljningar] [en orkesters triumferande slutfinal] [båt som tutar]
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][mies yskii ja kakoo kurkkuaan] [mahtipontinen orkesterifinaali] [veneen torvi soi]
[adam öksürür, öğürür][мужчина кашляет]
[adam öksürür, öğürür][رجل يسعل، ويتهوّع]
[adam öksürür, öğürür][オーケストラの 盛大なフィナーレ]
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Ale měl jsem tam i jídla, z kterých jsem se málem udávil.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Am avut și mese care m-au făcut s-o iau la vale.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.A volte ho mangiato delle cose che mi hanno dato nausea.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.És ettem olyat is, ami után legszívesebben kihánytam volna az egészet.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Il y a aussi certains repas qui m'ont tués.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Imel sem pa tudi obroke po katerih se mi je hrana dvigala.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Jag har också ätit måltider, som fått mig att må illa.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.또 헛구역질 나올 정도로 형편없는 식사를 해본 적도 있죠.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Lecz jadłem również posiłki, które przyprawiały mnie o mdłości.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Maar ik heb ook maaltijden gehad waar ik van over mijn nek ging.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Olen myös syönyt aterioita, jotka ovat saaneet minut kakomaan.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Saya juga pernah makan makanan yang membuat saya mual.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Também tive refeições que me deram náuseas.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Tôi cũng đã ăn những bữa khiến tôi muốn nôn ọe.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Und ich bekam schon Essen vorgesetzt, das zum Würgen war.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Έχω φάει και γεύματα που μου προκαλούν εμετό.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.А случались, что их еда не задерживалась долго в желудке.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Ял съм и ястия, от които ми се е повдигало.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.היו גם כאלה שרציתי להקיא מהן.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.كما اني تناولت بعض الوجبات التي جعلتني ارغب في التقيؤ.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.亦曾遇到一些難吃得令人噴飯的
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.聖書にある、思いやりや
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Ak človek, hlavne dieťa, nemá rád nejaké jedlo, zvracia.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Als je een bepaald voedsel niet lust, zal je kokhalzen, vooral als je een kind bent.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Dacă nu-ţi place o mâncare, mai ales dacă eşti copil, te îneci.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Ha nem kedvelünk valamilyen ételt, főleg gyerekként, öklendezünk.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Jeśli nie lubisz jedzenia, szczególnie jak jesteś dzieckiem, krztusisz się.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Jika Anda tidak menyukai makanan itu, terutama anak-anak, Anda memuntahkannya.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.어렸을 때, 먄악 여러분께서 음식이 싫으면
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Nếu bạn không thích một đồ ăn, đặc biệt khi bạn là trẻ nhỏ, bạn bịt miệng.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Se não gostamos de uma comida, especialmente se formos uma criança, tentamos vomitar.
Bu nedenle, özellikle de çocuksanız ve sevmediğiniz besinle karşılaşırsanız öğürürsünüz.Se un alimento non piace, specialmente a un bambino, si vomita.